1. Ceza Dairesi 2024/2858 E. , 2025/3693 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3769 E., 2024/90 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir o
**1. Ceza Dairesi 2024/2858 E. , 2025/3693 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3769 E., 2024/90 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstinaf bozması üzerine verilen Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2023/5 Esas, 2023/417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak sanık hakkında kurulan ilk hükme karşı aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.01.2024 tarihli ve 2023/3769 Esas, 2024/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suça karıştığına ya da yardımda bulunduğuna dair delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan aletin nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri ve yaralanmanın boyutu nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu ceza 3 yıl 9 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle, infazın belirlenen süre üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle sanığın 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.01.2024 tarihli ve 2023/3769 Esas, 2024/90 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının kazanılmış hakka ilişkin kısmı çıkartılarak yerine "5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanık hakkında hükmolunan 10 yıl hapis cezasının 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, Üye ... ve ...'ın suç vasfının hatalı belirlendiği şeklinde karşı oyuyla ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ...'nin olay yerine diğer sanık ...'in kullandığı motosikletle her iki sanıkta tüfek olduğu halde geldikleri sanık ... ateş edip katılan ...'ın ayağından vurduğu ikinci atışı yapmak isterken tanık ... tarafından engellendiği sanık ...'nin de katılan ...'a ateş etmeye çalıştığı ancak onunda engellendiği ve ateş edemediği şeklinde gerçekleşen olayda sanık ...'nin asli fail ... ile birlikte sorumlu olası gerektiği, sanık ...'in ilk atışını yaklaşık 5-6 metreden katılan ...'ın ayağına doğru yaptığı, sanık ... ile katılan arasındaki mesafe dikkate alındığında ...'in ilk atışı yaralama kastı ile hareket ettiğini gösterdiği her ne kadar ...'in eylemine devam etmesi engellenmiş ise de ilk eylemi nazara alındığında öldürme amacıyla hareket ettiğine dair delil olmadığı bu şekilde sanık ...'in eyleminin kasten yaralama olduğu kabul edilmekle bu suça iştirak eden sanık ...'nin de kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği kanaati ile Dairemiz çoğunluğunun eylemi öldürmeye teşebbüs olarak kabul eden görüşüne katılmıyorum. KARŞI OY İnceleme konusu yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu yapılan husus sanık ...'nin suçunun hangi vasfı kazanacağı yolundadır. İncelenen dosyaya göre suç tarihinde sanık ... ve inceleme dışı sanık ...'in av tüfeği ile mağdurun oturduğu kahvehaneye doğru ateş etmek üzere geldikleri ...'in katılana doğru bir kez ayak bölgesinden ateş ettiği ve katılanın bacak altı bölümlerinde kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı ayrıca hayati tehlikesinin olduğu görülmektedir. Bu birinci atıştan sonra katılanın yanında bulunan ... ...'in tüfeğini tutmuş ve yeniden ateş etmesine engellemiştir. Bu sırada davamız sanığı... kendi tüfeği ile mağdura ateş etmeye çalışmış...'yi de tanık ... engellemiştir. Bunun üzerine her iki sanık yine motosiklete binip kaçmışlardır. Daire çoğunluğu sonuç olarak verilen adam öldürmeye teşebbüs suç vasfına dayalı cezanın vasıf olarak doğru olduğundan bahisle kararın onanması yolunda görüş açıklamıştır. Öncelikle inceleme dışı olan sanık ... ilk atışı yakın mesafeden katılana doğru yapan kişidir. Av tüfeği ile yapılan bu atış katılanın diz altı bölgesine isabet etmiştir. Sanık ... karşısında engel yokken ilk atışını katılanın diz üstü bölgesine ve bedenine yapmamıştır. Tanık ... tarafından tüfeği tutulduktan sonra diğer atışa engel olunması ve fakat yapılamayan atışların mağdurun diz üstü bölgesine yapılacağı yolundaki kabul tamamen varsayıma dayalı bir kabul olacaktır. Varsayımsal olarak sanık aleyhine sonuç doğuran bir kabul ceza yargılamasının maddi delil ile irtibatlı olma gerçekliğine uymayacaktır. Kaldı ki bu davada yargılanan ve ... ile birlikte olay yerine gelen ... hiç ateş etmemişken sadece tüfeğinin tanık ... tarafından engellenmesi ile ortaya çıkan olayda sanık ...'nin adam öldürmeye teşebbüs suçunu işleyeceğini ve ilk atışı yapan ...'in aksine katılanın diz üstü bölgesine bir veya birden fazla av tüfeği ile atış yapacağını kabul etmek zaten başlı başına bir teoriden ibarettir. Bu durumda da aleyhe bir delil değerlendirmesi doğru olmayacaktır. Tüm bu gerekçelerle eldeki maddi deliller dava dışı ...'in ilk ateş ettiği katılanın vücut bölgesi inceleme konusu sanık ...'nin hiç ateş etmeden tanık ... tarafından engellenmesi somut bilgileri çerçevesinde eylemin silahla yaralama olarak vasıflandırılması gerekir iken adam öldürmeye teşebbüs suçundan verilen kararın onanması yolunda görüş açıklayan sayın çoğunluğa iştirak etmiyorum.