Başvuru, ByLock isimli program verilerinin hukuka aykırı şekilde elde edilmesi ve mahkûmiyet kararında tek veya belirleyici delil olarak bu verilere dayanılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ByLock isimli program verilerinin hukuka aykırı şekilde elde edilmesi ve mahkûmiyet kararında tek veya belirleyici delil olarak bu verilere dayanılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/4/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkı dışındaki iddialar yönünden kabul edilemezlik kararı verilmiş, başvurunun adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkına ilişkin kısmının kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına ve başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Türkiye'de Fetullah Gülen tarafından kurulan, 1960'lı yıllardan itibaren faaliyette bulunan ve uzun yıllar boyunca dinî bir grup olarak nitelendirilen bir yapılanma mevcuttur. Bu yapılanma süreç içinde "Cemaat", "Gülen Cemaati", "Fetullah Gülen Cemaati", "Hizmet Hareketi", "Gönüllüler Hareketi" ve "Camia" gibi isimlerle anılmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, § 22). Anılan yapılanma süreç içinde özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında örgütlenmiş, bunun yanı sıra başta eğitim ve din olmak üzere farklı sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda yasal faaliyetlerde bulunmuş; bu faaliyetler dolayısıyla sahip olduğu dershaneler, okullar, üniversiteler, dernekler, vakıflar, sendikalar, meslek odaları, iktisadi kuruluşlar, finans kuruluşları, gazeteler, dergiler, televizyon ve radyo kanalları, internet siteleri, hastaneler aracılığıyla sivil alanda önemli bir etkinliğe ulaşmıştır. Bu faaliyetlerin yanında bazen bu yasal kuruluşların içinde gizlenmiş olan, bazen de yasal yapıdan tamamen farklı şekilde konumlanan ve hareket eden, özellikle de kamusal alana yönelik faaliyetlerde bulunan illegal bir yapılanma söz konusudur (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 26; Mustafa Baldır, B. No: 2016/29354, 4/4/2018, § 75). Buna karşılık hareket tarzı ve icraatları öteden beri toplumda tartışma konusu olan bu yapılanmanın örgütlenmesi ve faaliyetlerine ilişkin olarak özellikle 2013 yılı sonrasında pek çok soruşturma ve kovuşturma yürütülmüştür. Bu kapsamda bu yapılanmaya mensup kişilerin -yapılanmanın amaçları doğrultusunda- suç delillerini yok etme, devlet kurumlarının ve üst düzey devlet görevlilerinin telefonlarını dinleme, devletin istihbarat faaliyetlerini deşifre etme, kamu görevine giriş veya görevde yükselme sınavlarına ilişkin soruları önceden elde edip mensuplarına verme gibi eylemlerde bulundukları belirlenmiştir. Soruşturma ve kovuşturma belgelerinde, yapılanma Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 22, 27). Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde -yeniden uzatılmayarak- son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında FETÖ/PDY'nin olduğunu değerlendirmiştir (darbe teşebbüsü ve arkasındaki yapılanmaya ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından başvurucunun da aralarında olduğu bir kısım şüpheli hakkında FETÖ/PDY üyesi olduğu şüphesiyle soruşturma başlatılmıştır. Öte yandan polis memuru olarak görev yapan başvurucu, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe teşebbüsü sonrasında kamu görevinden çıkarılmıştır. Soruşturma sonucunda Başsavcılığın 6/4/2017 tarihli iddianamesiyle başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. İddianamede başvurucunun FETÖ/PDY tarafından kullanılan, örgüt üyelerinin aralarındaki haberleşmeyi sağlayan ve örgüt üyeleri haricindeki insanların temin edip kullanma imkânının olmadığı ByLock isimli programı kullanmak ve örgüte ait bankada hesap sahibi olmak suretiyle terör örgütüne üye olduğu iddiasına yer verilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca (EGM-KOM) başvurucu hakkında düzenlenip dosyaya sunulan 12/7/2017 tarihli ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'na göre başvurucu adına kayıtlı ve başvurucunun kullanımında olan söz konusu GSM hattı kullanılarak ByLock sunucusuna yapılan bağlantı sonucunda oluşturulduğu belirtilen veriler aşağıdaki şekildedir:i. user-ID numarası "150936", kullanıcı adı "alemdar63", şifre "St.6321", son online tarihi "2015, saat: 17".ii. "150936 ID'ye Bağlı İstatistik" başlığı altında "veri" ve "log" olarak kategorize edilen tespitlere göre yazışma durumunun aktif ve e-posta durumunun pasif olduğu, giriş sayısı 17 log, alınan e-posta sayısı 113 log, eklediği arkadaş sayısı 1 log, alınan mesaj sayısı 19 log, okunan e-posta sayısı 65 log, gönderilen mesaj sayısı 23 log ile silinen e-posta sayısının da 19 log olduğu görülmektedir. iii. "150936 ID'yi Ekleyenlerin Verdikleri İsimler (Roster)" başlığı altında beş veri bulunduğu, gerçek kullanıcıları tespit edilen ve bu ID'yi listesine ekleyenlerden bir kısmının da başvurucu gibi polis memuru olduğunun belirtildiği, söz konusu user-ID'ye bir kısım kullanıcı tarafından "Slymn" şeklinde isim verildiği gözlemlenmiştir. iv. "150936 ID'nin Eklediklerine Verdiği İsimler (Roster)" başlığı altında dört veri bulunduğu, bu bölümde de user-ID numarası kendileriyle eşleştirilen kişilere ait user-ID, ad-soyadı, T. kimlik numarası ve meslek bilgileri ile henüz kime ait olduğu belirlenemeyen user-ID numaralarına yer verildiği, bu kişilerin bir kısmına başvurucu tarafından isimler verilerek kişi listesine eklendiğinin belirtildiği görülmüştür. v. "150936 ID'nin Katıldığı Gruplar ve Grupların Kişi Listesi" başlığı altında bir grup bulunduğu, bu grupta da gruba dâhil olan user-ID numaralarına ve bu numaraların tespit edilebilen kullanıcılarına ait kimlik bilgilerine, "150936 ID'ye Bağlı Kişi Listesi" başlığı altında üç user-ID numarasına ve bu numaraların tespit edilebilen kullanıcılarına ait kimlik bilgilerine yer verildiği anlaşılmaktadır. vi. "150936 ID'ye Bağlı IP Log Tablosu" başlığı altında Android işletim sistemli cihaz kullanılarak 12/11/2014 ile 17/5/2015 tarihleri arasında ByLock iletişim sistemine yapılan on yedi login işlemine; "150936 ID'ye Bağlı Tüm Log Tablosu" başlığı altında da 12/11/2014 ile 4/6/2015 tarihleri arasında ByLock iletişim sistemine yapılan toplam 156 login işlemine yer verildiği anlaşılmaktadır. Başvurucunun kullanımındaki GSM hattının ByLock sunucusuna ait hedef IP numaralarına bağlanıp bağlanmadığına, bağlanmışsa bu süre içindeki baz istasyonu bilgilerinin neler olduğuna (CGNAT kayıtları) yönelik araştırma yapılmıştır. UYAP ortamına kaydedildiği şekliyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından tespiti yapılan veriler şöyledir:i. ByLock programına ait IP adresleri, başvurucu adına kayıtlı ve kendisinin kullandığını kabul ettiği hatta ilgili GSM operatörü tarafından tanımlanan her bir IP numarası tarafından yapılan bağlantı bilgileri (her bir bağlantı için ayrı ayrı olmak üzere genel IP, özel IP, hedef port, bağlantı yapılan cihazın IMEI numarası, tarih, saat ve baz istasyonu bilgilerini de içerecek şekilde)ii. Başvurucuya ait GSM hattına bağlı internet aracılığıyla 22/8/2014 tarihi ve 40 saati ile 18/12/2014 tarihi ve 17 saati arasında ByLock sunucusuna ait IP adreslerine toplam 917 bağlantı yapıldığı, söz konusu tarihler arasında hattın Özal Mah. ... Şanlıurfa, Abdioğlu Mah. ... Viranşehir/Şanlıurfa ve Kışla Mah. ... Şanlıurfa adreslerindeki baz istasyonları ile Şanlıurfa il merkezi ile Viranşehir başta olmak üzere bağlı ilçelerdeki baz istasyonlarının kapsama alanında kaldığı bilgileri (Başvurucu, Mahkemeye en son Viranşehir ilçesinde görev yaptığını ve Kışla Mah. ... Viranşehir/Şanlıurfa adresinde ikamet ettiğini beyan etmiştir.) Başvurucu hakkında Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) yürütülen duruşma devresi beş celsede tamamlanmıştır. Başvurucu ilk celsede yaptığı savunmada suçlamayı kabul etmediğini, ByLock programını kullanmadığını ve salt Viranşehir KOM Grup Amirliğinde çalıştığı için yargılandığını ifade etmiştir. Başvurucu ayrıca ByLock kaydı bulunan GSM hattını kendisinin kullandığını, ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'nda kendisini ekleyen isimlerden bazılarını bildiğini, bu belgeyi hazırlayan görevlilerinin sicil ve imzalarının belgede mevcut olmadığını, aleyhe delilleri kabul etmediğini, kullandığı telefonun ByLock kullanmaya imkân veren özellikleri olmadığını, ByLock'a ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması talebinin gerekçesiz olarak reddedildiğini beyan etmiştir. Başvurucu müdafii ise ByLock'a ilişkin verilerde ekleme ve çıkarma yapılmasının mümkün olması nedeni ile bu verilerin güvenilir olmadığını, IP çakışmasından kaynaklanan hatalar olabileceğini, MİT'in ByLock'a ilişkin teknik raporunun dosyaya getirilmediğini ve ByLock verileri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu, Mahkemenin 16/1/2018 tarihli kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Mahkûmiyet kararında başlangıçta terör kavramının hukukumuzdaki yeri açıklanmış; sonrasında hem FETÖ/PDY'nin kuruluşu, amaçları ve yapılanmasıyla ilgili olarak hem de ByLock iletişim programının örgütün kullanımına sunulmuş, örgütsel amaçlarla kullanılan bir program olduğuna dair açıklamalara yer verilmiştir. Mahkeme, başvurucunun ByLock isimli haberleşme programını kendisinin kullandığı telefon hattının takılı olduğu telefonuna yükleyerek 12/11/2014 tarihinden itibaren kullanarak silahlı terör örgütüyle organik bağ kurup örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığı gerekçesi ile mahkûmiyet kararı vermiştir. Anılan hükme yönelik istinaf başvurusu Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince 23/3/2018 tarihinde esastan reddedilmiştir. Başvurucu, istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay Ceza Dairesi 15/1/2019 tarihinde temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar vermiştir. Başvurucu 18/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.