başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu yılından beri ikrazatçılık faaliyetiyle uğraşmaktadır başvuru numarası karar tarihi tarihli ve sayılı finansal kiralama faktoring ve finansman şirketleri kanunu tarihli ve sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir bu kanunun geçici maddesinde daha önce ikrazatçılık faaliyetinde bulunanların kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde bankacılık düzenleme ve denetleme kurumuna başvurud
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu yılından beri ikrazatçılık faaliyetiyle uğraşmaktadır başvuru numarası karar tarihi tarihli ve sayılı finansal kiralama faktoring ve finansman şirketleri kanunu tarihli ve sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir bu kanunun geçici maddesinde daha önce ikrazatçılık faaliyetinde bulunanların kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde bankacılık düzenleme ve denetleme kurumuna başvuruda bulunabilecekleri düzenlenmiştir aynı maddeye göre kuruma başvuruda bulunmayan veya başvurduğu halde kuruldan gerekli izinleri alamayanların ikrazatçılık faaliyet izinleri başka bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer ayrıca bu maddede belirtilen süre içinde mevcut sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarının tahsiline yönelik işlemler dışında yeni bir ikrazatçılık faaliyetinde bulunulamayacağı belirtilmiştir hazine müsteşarlığı tarihinde başvurucunun anılan kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde mevcut sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarının tahsiline yönelik işlemler dışında yeni bir ikrazatçılık faaliyetinde bulunmaması gerektiğine karar vermiştir başvurucu bu işleme karşı tarihinde ankara mahkemesinde iptal davası açmıştır mahkeme tarihinde davanın reddine karar vermiştir kararın gerekçesinde sayılı kanunda ikrazatçılık faaliyetine yer verilmediğine işaret edilmiştir mahkeme bu bağlamda anılan kanun gereği tarihli ve sayılı mülga ödünç para verme hakkında kanun hükmünde kararname khk hükümlerine göre faaliyet gösteren ikrazatçılara ise faaliyetlerine faktoring finansal kiralama ve finansman şirketi olarak devam etmeleri için altı aylık bir süre tanındığına dikkati çekmiştir ayrıca yine bu kanun uyarınca belirtilen süre içinde mevcut sözleşmelerden kaynaklanan alacakların tahsiline yönelik işlemler dışında yeni bir ikrazatçılık faaliyetinde bulunulamayacağı belirtilerek dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır temyiz edilen hüküm danıştay dairesince tarihinde onanmıştır başvurucunun karar düzeltme istemi ise danıştay dairesinin tarihli kararıyla reddedilmiştir nihai karar başvurucu vekiline tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk sayılı mülga khknın maddesinin birinci fıkrası şöyledir finansman şirketleri ve şirketleri bu kanun hükmünde kararname hükümlerine tabidir sayılı mülga khknın maddesinin ilgili kısmı şöyledir bu kanun hükmünde geçen a devamlı ve mutad meslek halinde faiz veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı veya ipotek almak suretiyle ödünç para verme işleriyle başvuru numarası karar tarihi uğraşan veya ödünç para verme işlerine aracılık eden ve kendilerine faaliyet izni verilen gerçek kişileri eder sayılı mülga khknın maddesi şöyledir atçılıkla uğraşacak gerçek kişiler bir beyanname ile müsteşarlıktan faaliyet izni almak zorundadırlar faaliyet izin belgesi ile verdikleri beyannamenin tasdikli bir örneğini alan ikrazatçılar izin tarihini takiben gün içinde ticaret siciline başvurarak bu izni tescil ilan ettirirler sayılı kanunun maddesi şöyledir bu kanunun amacı finansal kuruluş olarak faaliyet gösteren finansal kiralama faktoring ve finansman şirketlerinin kuruluş ve çalışma esasları ile finansal kiralama faktoring ve finansman sözleşmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir sayılı kanunun maddesinin numaralı fıkrası şöyledir türkiye de kurulu finansal kiralama faktoring ve finansman şirketleri bu kanun hükümlerine tabidir sayılı kanunun maddesi şöyledir finansal kiralama sözleşmesi kiralayanın kiracının talebi ve seçimi üzerine bir kişiden veya bizzat kiracıdan satın aldığı veya başka suretle temin ettiği veya daha mülkiyetine geçirmiş bulunduğu bir malın zilyetliğini her türlü faydayı sağlamak üzere kira bedeli karşılığında kiracıya bırakmasını öngören sözleşmedir sayılı kanunun maddesinin numaralı fıkrası şöyledir faktoring sözleşmesi mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilebilen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir almak suretiyle faktoring şirketinin müşterisine sağladığı tahsilat borçlu ve müşteri hesaplarının tutulmasının yanı sıra finansman veya faktoring garantisi fonksiyonlarından herhangi birini ya da tümünü içeren sözleşmedir sayılı kanunun maddesinin numaralı fıkrası şöyledir finansman sözleşmesi her türlü mal veya hizmet alımının malı veya hizmeti satın alan gerçek veya tüzel kişinin nam ve hesabına mal veya hizmetin teslim veya temini ile birlikte doğrudan satıcıya ödeme yapılması suretiyle kredilendirilmesini öngören sözleşmedir kredi geri ödemeleri adına kredi açılanlar tarafından finansman şirketlerine yapılır sayılı kanunun maddesinin numaralı fıkrası şöyledir başvuru numarası karar tarihi tarihli ve sayılı finansal kiralama kanunu ile tarihli ve sayılı ödünç para verme hakkında kanun hükmünde kararname ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır sayılı kanunun geçici maddesi şöyledir sayılı kanun hükmünde kararnameden aldıkları yetkiye istinaden ikrazatçılık faaliyetinde bulunanlar bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde bu kanunda sayılı faaliyetlerden birini yürütmek amacıyla kuruma başvuruda bulunabilirler bu süre içinde mevcut sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarının tahsiline yönelik işlemler dışında yeni bir bulunamazlar kuruma başvuruda bulunan ikrazatçılar kuruldan gerekli izinleri almak suretiyle faaliyetlerine faktoring finansal kiralama veya finansman şirketi olarak devam edebilirler kurulacak bu şirketler bu kanunun inci maddesinin birinci fıkrasının e bendinde yer alan sermaye yükümlülüğünü üç yıl içinde yerine getirmek zorundadır kuruma başvuruda bulunmayan veya başvurduğu halde kuruldan gerekli izinleri alamayanların ikrazatçılık faaliyet izinleri başka bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer sayılı kanunun genel gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir finansal kiralama şirketlerinin kuruluş ve faaliyetleri tarihli ve sayılı finansal kiralama kanunu ile faktoring ve finansman şirketlerinin kuruluş ve faaliyetleri ise tarihli ve sayılı ödünç para verme hakkında kanun hükmünde kararname ile düzenlenmiştir ancak finansal sektörde görülen değişiklikler ve uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçlar neticesinde bu düzenlemelerin söz konusu şirketlerin güvenilir ve etkin bir şekilde faaliyetlerini yerine getirebilmeleri yönünden yeterli olmadığı görülmektedir bahse konu şirketlerin günümüz ihtiyaçlarına cevap verebilen yasal düzenlemeler çerçevesinde faaliyet göstermelerini ve kuruluş ve faaliyetlerinin tek bir kanun çatısı altında düzenlenmesini teminen bu tasarı hazırlanmıştır bu çerçevede finansal kiralama şirketlerinin sahip olmaları gereken asgari ödenmiş sermaye tutarları günün şartlarına uygun hale getirilmektedir şirketlerin etkin gözetim ve denetimleri için gerekli yasal alt yapı tesis edilmektedir şirketlerin işlemlerinden kaynaklanan alacaklarından doğmuş veya doğması beklenen zararlarını karşılamak amacıyla şirketlere karşılık ayırmak zorunluluğu getirilmekte bu karşılıkların tamamının ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edileceği hükme bağlanmaktadır şirketlerin faaliyet izni alabilmeleri için kanunda öngörülen asgari yüzde beşi tutarında sisteme giriş payı ödemeleri hükme bağlanmaktadır faktoring işlemlerine konu olan alacakların gerçekleşmiş bir ticari faaliyetten doğmuş olmasını ve aynı faturaya dayalı alacakların birden fazla faktoring işlemine konu edilememesini teminen faktoring şirketleri birliği nezdinde fatura merkezi kayıt sistemi kurulması öngörülmektedir başvuru numarası karar tarihi mevzuata aykırı işlem ve uygulamaların engellenmesini teminen idari ve adli cezalar getirilmektedir b uluslararası hukuk avrupa haklan mahkemesi içtihatlarında mülkiyet hakkının kapsamı konusunda mevzuat hükümlerinden ve derece mahkemelerinin bunlara ilişkin yorumundan bağımsız olarak özerk bir yorum esas alınmaktadır b no b no b no b no van ve kararından b no başlayarak çok sayıda kararında meslek unvanını oluşturduğu mesleki itibarı ve müşteri çevresi nedeniyle birçok açıdan şahsi bir hak niteliği taşıdığı ve ekonomik bir mal varlığı değeri oluşturduğu gerekçesiyle avrupa haklan sözleşmesine sözleşme ek nolu protokolün maddesi anlamında mülk olarak kabul etmektedir van ve ve kk b no kk b no van ve kararında yapılan bir kanun değişikliğiyle muhasebeci olarak çalışan başvurucuların sertifika almaları zorunlu kılınmıştır başvurucuların sertifikalı muhasebeci olabilmek için yaptıkları başvurular ise kamusal makamlarca reddedilmiştir mülkün varlığının ve başvurucuların sertifikalı muhasebeci olarak tescil edilmemelerinin bu kişilerin mesleki faaliyetlerini ciddi şekilde etkilediğini ve azalttığını kabul etmiştir mahkeme başvuruyu mülkiyetin kamu yararına kullanımının kontrolüne ilişkin üçüncü kural çerçevesinde incelemiştir ilk olarak kanun değişikliğinin amacının ekonomik sistemin yapısı bakımından önemli olan bir mesleğin yapılandırılması kapsamında bu mesleği yürütenlerin yetkin olmalarını güvence altına almak olduğunu belirtmiştir mahkeme ayrıca yeterliliği bulunmayan önceki muhasebecilerin kanunda öngörülen koşullar dahilinde yeni bir mesleğe girme hakkının mevcut olduğuna dikkati çekerek somut başvuruda adil dengenin sağlandığı sonucuna varmıştır van ve muhasebeci olan başvurucunun vergi danışmanlığı icra etme kaldırılmasına ilişkin kararında başvuru yine mülkiyetin kamu yararına kullanımının kontrolüne ilişkin üçüncü kural çerçevesinde incelenmiştir almanyanın birleşme sürecinde yeni bir ekonomik düzen oluşturulduğuna ve vergi danışmanlarının da bu bağlamda yeterli bilgi uygulama ve donanıma sahip olmalarının öngörüldüğüne dikkat çekmiştir mahkeme başvurucuya yüklenen külfetin ağır olduğunu kabul etmekle birlikte kamunun yaran ile karşılaştırıldığında ve devletlerin bu konudaki geniş takdir yetkileri dikkate alındığında mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olduğuna karar vermiştir v