Başvuru, hidroelektrik santrali HES) projesiyle ilgili idarece verilen Çevresel Etki Değerlendirilmesi ÇED) gerekli değildir kararının iptali istemiyle açılan davanın süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; projenin, yörede ikamet edenlerin yaşamlarında meydana getireceği olumsuz etki nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, hidroelektrik santrali (HES) projesiyle ilgili idarece verilen "Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) gerekli değildir" kararının iptali istemiyle açılan davanın süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; projenin, yörede ikametedenlerin yaşamlarında meydana getireceği olumsuz etki nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkınınihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/8/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 12/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 6/1/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 9/3/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 18/3/2015 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Amasya ili Taşova ilçesi sınırları içerisinde Yeşilırmak Nehri üzerine kurulması planlanan Umutlu Hidroelektrik Santrali Projesi hakkında Çevre ve Orman Bakanlığı ÇED ve Planlama Müdürlüğünce 31/5/2007 tarihinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi gerekli değildir” kararı verilmiştir. Kararın, projenin uygulandığı bölgede ilan edilmesi ile ilgili emir, Amasya Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğünce 12/6/2007 tarihli yazı ile Taşova Kaymakamlığına bildirilmiştir. Karar, Taşova Belediye Başkanlığı tarafından 23/6/2007 ile 2/7/2007 tarihleri arasında Belediye ilan panosuna asılmak suretiyle ve Umutlu Köyü Muhtarlığınca 26/6/2007 tarihinde köy hoparlöründen yayımlanarak ilan edilmiştir. O dönemde Umutlu köyü muhtarı olan başvurucu İlhan Özsoy, bilgi edinme hakkı kapsamında 5/11/2008 tarihli dilekçe ile Amasya Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğünden proje ile ilgili "ÇED gereklidir veya gerekli değildir"kararı verilip verilmediği hususunun tespiti ile proje tanıtım dosyasının bir suretinin verilmesini talep etmiştir. Amasya Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün 5/1/2009 tarihli cevap yazısında proje ile ilgiliÇevre ve Orman Bakanlığınca "ÇED gerekli değildir" kararı verildiğibelirtilmiştir. Başvurucular 14/5/2009 tarihli dilekçe ile kararın geri alınması yönünde Çevre ve Orman Bakanlığına başvurmuş, Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğünün 16/6/2009 tarihli yazısı ile talep reddedilmiştir. İdarenin ret kararı üzerine başvurucular, kurulması düşünülen tesisin insan ve çevre sağlığı açısından risk oluşturacağını, tarım alanlarına zarar vereceğini belirterek 16/6/2009 tarihli işlemin iptali talebiyle Samsun İdare Mahkemesinin E.2009/1007 sayılı dosyasında dava açmışlardır. Mahkeme, 28/12/2009 tarihli ve E.2009/1007, K.2009/1372 sayılı kararı ile davayı süre yönünden reddetmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"... Dosyanın incelenmesinden, Amasya ili Taşova İlçesi sınırları içerisinde, Yeşilırmak Nehri üzerinde kurulması planlanan Umutlu Hidroelektrik Santrali Projesi hakkında 31/5/2007 tarihinde "ÇED Gerekli Değildir" kararı verildiği, davacılar tarafından 14/5/2009 günlü dilekçe ile "ÇED Gerekli Değildir" kararının geri alınması yönünde yapılan başvurunun 16/6/2009 günlü ve 35385 sayılı işlem ile reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık konusu olayda, yukarıda alıntısına yer verilen Yönetmeliğin maddesi ile, Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararlarının Valiliğe ve proje sahibine bildirileceği, Valiliğin bu kararı taşra teşkilatlarına ve halka duyuracağı hükme bağlanmakla, kurulması düşünülen tesisin bulunduğu yörede yaşayan ve dolayısıyla menfaatleri etkilenecek olan kişi ve kurumlara "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı duyurularak söz konusu kişi ve kurumların bilgilendirilmesinin amaçlandığı, yine anılan yönetmelik incelendiğinde, dava konusu işlemin, tüm ilgililere ayrı ayrı bildirimini zorunlu kılan birhükmün de bulunmadığı gibi, bu hususun olanaklı da olmadığı, duyuru yapılmak suretiyle yörede yaşayan kişilerin dava konusu işlemden haberdar olduklarının kabulü gerektiği, aksi halde, işlemin herhangi bir tarihte öğrenildiğinden bahisle ilanihaye dava edilebilir olmasının idari istikrar ve kamu düzenine uygun olmayacağı açıktır.Bu durumdan, "ÇED Gerekli Değildir" kararının halka duyurulması için Taşova Belediye Başkanlığına gönderildiği ve anılan Belediyece 23/6/2007 ile 2/7/2007 tarihleri arasında ilan edildiği yine, dava konusu işlemin Umutlu Köyü Muhtarlığı tarafından 26/6/2007 tarihinde ilan ediliği anlaşıldığından, ilan tarihinin sona erdiği tarihte kurulması düşünülen tesisin bulunduğu bölgede yaşayan kişi ve kurumların dava konusu işlemden haberdar olduklarının kabulü zorunlu olduğunda, bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde iş bu davanın açılması veya aynı süre içerisinde İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddeleri kapsamında idareye başvurularak, işlemin geri alınması, kaldırılması veya değiştirilmesini istemeleri idarenin tutumuna göre başvuruya kadar geçen sürede hesaba katılarak kalan dava açma süresi içerisinde bakılmakta olan davanın açılması gerekirken bu süreler geçirilmek suretiyle 14/5/2009 günlü başvuruya verilen cevap üzerine açılan davanın süresinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır...." Temyiz üzerine Danışay Altıncı Dairesinin 14/7/2010 tarihli ve E.2010/3561, K.2010/7719 sayılı ilamı ile hüküm bozulmuştur. Bozma gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"...Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu, Umutlu HES projesi hakkında, davalı İdarece verilen "ÇED gerekli değildir" kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca davacılara tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacılar tarafından söz konusu işlemden haberdar olunması üzerine işlemin geri alınması istemiyle 14/5/2009 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu, başvurunun reddine ilişkin 16/6/2009 günlü işlemin 20/6/2009 gününde tebliği üzerine 11/9/2009 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda idare mahkemesince yasal süre içerisinde açılan davanın esası incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle Samsun İdare Mahkemesinin 28/12/2009 günlü, E.2009/1007, K.2009/1372 sayılı kararının bozulmasına, ..." İdarece yapılan karar düzeltme talebi, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 16/4/2013 tarihli ve E.2011/12838, K.2013/2792 sayılı ilamı ile kabul edilerek bozma kararı kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesinin kararı onanmıştır. Onama ilamının ilgili kısımları şöyledir: "...Karar veren Danıştay Ondördüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesinin fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden, Danıştay Altıncı Dairesinin 14/07/2010 günlü, E:2010/3561, K:2010/7719 sayılı kararı kaldırılarak, 644 ve 648 sayılı Kanunu Hükmünde Kararnameler uyarınca husumet Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na yöneltilerek işin esası yeniden incelendi.Dava; Amasya İli, Taşova İlçesi sınırları içerisinde Yeşilırmak Nehri üzerinde kurulması planlanan "Umutlu HES Projesi" hakkında davalı idare tarafından verilen "ÇED gerekli değildir" kararının geri alınması yönünde yapılan başvurunun reddine ilişkin 16/06/2009 günlü 4359 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; "ÇED Gerekli Değildir" kararının halka duyurulması için Taşova Belediye Başkanlığına gönderildiği ve anılan Belediyece 23/06/2007 - 02/07/2007 tarihleri arasında ilan edildiği, yine, dava konusu işlemin Umutlu Köyü Muhtarlığı tarafından 26/06/2007 tarihinde ilan edildiği, ilan tarihinin sona erdiği tarihte kurulması düşünülen tesisin bulunduğu bölgede yaşayan kişi ve kurumların dava konusu işlemden haberdar olduklarının kabulü gerektiği, bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde davanın açılması veya aynı süre içerisinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesi kapsamında idareye başvurularak, işlemin geri alınması, kaldırılması veya değiştirilmesinin istenilmesi, idarenin tutumuna göre başvuruya kadar geçen sürede hesaba katılarak kalan dava açma süresi içerisinde bakılmakta olan davanın açılması gerekirken, bu süreler geçirilmek suretiyle 14/05/2009 günlü başvuruya verilen cevap üzerine açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Samsun İdare Mahkemesinin 28/12/2009 günlü, E:2009/1007, K:2009/1372 sayılı kararı ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,..." Karar, 11/7/2013 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiş; 5/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) bilişim sistemi ile yapılan mernis sorgulamasına göre başvuruculardan İzzet Taş 14/7/2015, Mustafa Koç 28/3/2014, Veis Özdemir ise 24/4/2015 tarihinde vefat etmiştir. B. İlgili Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinin ilgili kısımları şöyledir:" Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.... İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." 2577 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:" Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır." 2577 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:" İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." Olay tarihinde yürürlükte olan 16/12/2003 tarihli ve 25318 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin maddesi şöyledir:"Bakanlık 15 inci maddenin (a), (b), (c) bendinde yer alan projeleri, EK-IV’deki kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde proje sahibinden projesi ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir.Bakanlık on beş işgünü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlayarak proje hakkında “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir” veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararını beş işgünü içinde verir, kararı Valiliğe ve proje sahibine bildirir. Valilik bu kararı taşra teşkilatlarına ve halka duyurur.Çevresel Etki Değerlendirmesi gerekli değildir kararı verilen proje için 5 yıl içinde yatırıma başlanmaması durumunda Çevresel Etki Değerlendirmesi gerekli değildir kararı geçersiz sayılır.“Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir”kararı alınan projeler 7 nci madde uyarınca Çevresel Etki Değerlendirmesine tabidir. Bir yıl içinde 8 inci maddeye göre Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecininbaşlatılmaması durumunda başvuru geçersiz sayılır."