8. Hukuk Dairesi 2011/2201 E. , 2011/2922 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile ... ve Odunpazarı Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.05.2010 gün ve 3/259 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, miras yolu ile intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetlik…
**8. Hukuk Dairesi 2011/2201 E. , 2011/2922 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile ... ve Odunpazarı Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.05.2010 gün ve 3/259 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, miras yolu ile intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, niza konusu taşınmaz bölümünün Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, dava konusu taşınmazın dere yatağı vasfı ile tespit dışı bırakıldığını ve iktisap koşullarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 31.8.2009 tarihli rapor ve krokisinde A ve A1 harfleriyle gösterilen toplam 738,05 m2 taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu taşınmazın kayınpederi ...’dan intikalen yakın miras bırakanı-kocası ... ve kardeşi Veis’e kaldığını, kocasının ölümüyle de taksimen kendisine bırakıldığını ileri sürmüştür. Mahallinde dinlenen tanıklar nizalı taşınmazın davacının kayınpederi olan Ali’nin ölümüyle taksimen davacının kocası ...’e bırakıldığını, onun da ölümü üzerine davacı eş tarafından tasarruf edildiğini bildirmiş, ... mirasçıları bakımından taksim edildiğine ilişkin açıklamada bulunmamıştır. Davacının yakın miras bırakanı-kocası...1990 yılında ölmüştür. Miras bırakanın ölüm tarihine göre TMK.nun 701.maddesi gereğince tereke elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Davalı taşınmazın miras yoluyla intikal ettiği, taksim hakkında açıklama yapılmadığı ve başka mirasçılar bulunduğu saptanmıştır. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygın bulunmaktadır. TMK.nun 640 ve 702.maddeleri hükümlerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde oybirliği arandığına, yani tüm mirasçıların katılımıyla tasarrufi işlemler yapılacağına, kural olarak davada tasarrufi bir işlem olduğuna, mirasçılardan biri veya bir kısmı tek başına adına tescil isteyemeyeceğine ve tüm mirasçılar adına tescil istenilmediği için, dışarıda kalan mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması veya miras ortaklığına temsilci tayini yoluyla da davanın yürütülmesi mümkün olmadığına göre davanın reddi gerekir.