1. Hukuk Dairesi 2014/2013 E. , 2015/288 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2013 NUMARASI : 2013/90-2013/555 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayal…
**1. Hukuk Dairesi 2014/2013 E. , 2015/288 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2013 NUMARASI : 2013/90-2013/555 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, maliki olduğu 4 nolu bağımsız bölümü önce S..M..'e satış suretiyle temlik ettiğini, gerçekte taşınmazın kendisine ait olduğunu, ilerleyen aşamalarda ekonomik sorunlar nedeniyle bankadan kredi çekebilmek için dava dışı A..T..'e tapuda devir yapıldığını, karşılığında alınan kredi taksitlerinin kendisi tarafından ödendiğini, taksit ödemesinin bitmeden yine aynı amaçla taşınmazı bu kez torunu G..Ç..e tapuda devrettiğini, karşılığında bankadan kredi alındığını, bu kredininde ödenmesinde güçlük çekince taşınmazı A..T..in eşi davalıya tapuda devrettiğini ve bankadan kredi alındığını, bu kredinin taksitlerinin kendisi tarafından ödenmeye devam edildiğini, yapılan temliklerin gerçek satış olmayıp kredi borcunun bitmesinden sora taşınmazın iadesinin kararlaştırıldığını ancak davalının tahliye için ihtarname gönderdiğini ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, iddiaların yerinde olmadığını belirtip husumet ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının 17 parsel sayılı taşınmazdaki maliki olduğu 4 nolu bağımsız bölümü 26.1.1999 tarihli akitle dava dışı S..M..e satış suretiyle temlik ettiği, sonrasında sırası ile 26.2.2007 tarihinde davalının eşi olan dava dışı Ahmet Mert'e, 8.7.2010 tarihinde dava dışı Gülru Çelik'e, 27.6.2011 tarihinde ise davalıya satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder. Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek ve iade edilmek üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar. Diğer bir anlatımla, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü, daha ileri giden bir hak tanır.