Ceza Genel Kurulu 2012/11-1086 E. , 2013/40 K. * BEDELSİZ SENEDİ KULLANMA SUÇU * SENEDİN BEDELSİZ OLDUĞUNUN TANIK BEYANI İLE İSPATLANMASI * TANIKLA İSPAT KONUSUNDA CEZA MAHKEMESİNİN, HUKUK MAHKEMESİNİN BAĞLI OLDUĞU USUL KURALLARINI UYGULAMASI * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 218 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 201 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 200 * HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 290 * HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KA…
**Ceza Genel Kurulu 2012/11-1086 E. , 2013/40 K.** * BEDELSİZ SENEDİ KULLANMA SUÇU * SENEDİN BEDELSİZ OLDUĞUNUN TANIK BEYANI İLE İSPATLANMASI * TANIKLA İSPAT KONUSUNDA CEZA MAHKEMESİNİN, HUKUK MAHKEMESİNİN BAĞLI OLDUĞU USUL KURALLARINI UYGULAMASI * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 218 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 201 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 200 * HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 290 * HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 288 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 156 * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 217 **"İçtihat Metni"** Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanık Bahri’nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 156/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 4500 Lira hapisten çevrilen ve 1500 Lira doğrudan hükmolunan adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Turhal Sulh Ceza Mahkemesince verilen 11.02.2010 gün ve 406-14 sayılı hükmün, sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcıları ve üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 06.04.2011 gün ve 16960-1881 sayı ile; “Ayrıntıları Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 24.03.1989 gün ve 1/2 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığa yüklenen eylemin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun cevaz verdiği ayrık durumlar dışında tanıkla ispat olunamayacağı ve elde edilen delillerin sanığın hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 20.09.2011 gün ve 342-634 sayı ile; “...Mahkememizce daha önce verilen kararda da vurgulandığı üzere söz konusu Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararının bağlayıcı mahiyette olduğu bilinmesine rağmen söz konusu karar ile yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 217. maddesindeki düzenleme arasında çatışma bulunduğu dolayısı ile Ceza Muhakemesi Kanununun 217. maddesindeki düzenlemeye göre değerlendirme yapılması gerektiği kanaatini taşımaktayız. Çünkü Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile kanun aksine işlem yapılması mümkün değildir. Aksine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları bağlayıcılıklarını kanundan almaktadırlar. Aynı bağlayıcılıkta olduklarını düşünsek dahi önceki norm, sonraki norm değerlendirmesi yaptığımızda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunundaki düzenleme sonraki tarihli olduğundan yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 217. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğunu düşünmekteyiz.