(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/2160 E. , 2011/1921 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı i
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/2160 E. , 2011/1921 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı apartman yöneticisi tarafından temyiz edilmiştir. Davalı, Apartman Yönetimi adına Yönetici İcra Müdürlüğü'ne verdiği itiraz dilekçesinde borcu ve akdî ilişkiyi inkâr etmiş, muhatabın ... olduğunu ileri sürmüştür. Takibin dayanağı olan fatura 6.195,00 TL olup, icra takibinde bu miktar asıl alacakla birlikte 135,00 TL işlemiş faiz talep edilmiştir. Davalı akdî ilişkiyi inkâr ettiği ve alacak miktarı tanıkla ispâtı mümkün olan 2006 yılına göre 430,00 TL'den fazla olduğundan HUMK'nın 288. maddesi hükmünce varlığının yazılı delille kanıtlanması zorunludur. Aynı Yasa'nın 293. maddesindeki koşullar bulunmadığı ve 292. maddede belirtilen yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge ibraz edilmediği gibi davalının açık muvafakatı da olmadığından tanık dinlenmesi mümkün değildir. Dinlenmiş olsa dahi tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerekir. Eldeki davada, davacı yanca inkâr edilen akdî ilişkinin varlığını kanıtlayan yasal delil ibraz edilmediğinden akdî ilişki ispatlanamamıştır. Davacı vekili dava dilekçesinin deliller kısmında ilgili deliller ve 06.02.2007 tarihli delil listesinde yemin demek suretiyle açıkça yemin deliline de dayanmıştır. Bu durumda mahkemece, akdî ilişkinin ispâtı ile ilgili davacının davalıya yemin yöneltme hakkının bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.