2. Hukuk Dairesi 2024/10298 E. , 2025/1774 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1528 E., 2024/1494 K. DAVA TÜRÜ : Kişisel İlişkinin Kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/835 E., 2024/423 K. Taraflar arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilme…
**2. Hukuk Dairesi 2024/10298 E. , 2025/1774 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1528 E., 2024/1494 K. DAVA TÜRÜ : Kişisel İlişkinin Kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/835 E., 2024/423 K. Taraflar arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 4721 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse kişisel ilişkinin kaldırılmasına karar verilebilir. Kişisel ilişkinin kaldırılması davası görülürken mahkemece öncelikli olarak gözetilmesi gereken husus çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme kişisel ilişkinin sebep olduğu tehlikenin ağırlığı ile velayet hakkı kendisinde olmayan ebeveynini görememesinin sebep olacağı eksiklik arasında bir değerlendirme yaparak karar verilmesi gerekir. Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecekti ise, çocuk için karar veren makamındaki kişinin de aynı yönde karar vermesi gerekir karar; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınmalıdır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 3 ve 6. maddeleri, iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Velayet ve kişisel ilişki hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir. Ceza yargılamasında verilen takipsizlik veya beraat kararı hakimi bağlamaz. Ayrıca doktrinde pedofilinin klinik bulgusu bulunmadığı da ifade edilmektedir(ERDOĞAN, Ayten: Pedofili, Klinik Özellikleri, Nedenleri ve Tedavisi, Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 2010/2, s.140, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/115146, erişim tarihi : 28.05.2025). Bu konuda benzer görüş de şu şekildedir " pedofilik bireylerin kişilik özelliklerini belirlemek birçok alt grup olduğu için zordur. Bu bireylerin çoğunun kişilik patolojilerine sahip olmalarına karşın kısa süreli karşılaşmalarda ve muayenede kendilerini normal olarak gösterebilmektedirler" .... "Cinsel istismar adli bir kavram iken pedofili klinik bir tanıdır ve cinsel istismarda bulunan her bireyin pedofili olmadığı bilinmektedir".(CEZAYİRLİ, Esma: Cinsel Suç İşlemiş Kişilerde Comt (Val158met) ve Bdnf (Val66met) Genlerinin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi. İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü, İstanbul 2017(yayınlanmamış). VURAL, Gökhan: Çocuk İstimarcılarının Kişilik Profilleri, Ankara 2021,s.49.) Bu nedenle hakim alınan rapor/raporlarla bağlı kalmaksızın, yalnızca çocuğun üstün yararı gereğince karar vermelidir. Somut olayda; davalı baba hakkında cinsel istismarda bulunduğu iddia edildiğine göre yukarıda yapılan açıklamalar ışığında iddianın incelenmesi gerekmektedir. O halde mahkemece; cinsel istismar iddiasının incelenmesi, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşturulacak heyete yeniden inceleme yaptırılması ve idrak çağında olan çocuğun beyanları da alınmak sureti ile toplanılan tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.