8. Ceza Dairesi 2024/13522 E. , 2024/4778 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/775 E., 2016/622 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gere…
**8. Ceza Dairesi 2024/13522 E. , 2024/4778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/775 E., 2016/622 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında 26.06.2015 tarihli eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde 12.07.2015, 07.09.2015, 23.07.2015 tarihlerinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2015 tarihli iddianamesi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Sanık hakkında 28.10.2015 tarihli eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2015 tarihli iddianamesi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 3. Sanık hakkında açılan her iki dava birleştirilerek İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2015/775 Esas, 2016/622 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kararın hukuka ve kanunlara aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, 26.06.2015 tarihinde kolluk görevlilerinin şüphe üzerine sanığı durdurduklarında sanığın kendiliğinden üzerindeki uyuşturucu maddeleri kolluk görevlilerine teslim ettiği, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçu nedeniyle soruşturma başlatılıp kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, denetim süresi içerisinde sanığın 12.07.2015, 23.07.205, 07.09.2015 tarihlerinde uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, ayrıca sanık hakkında anılan eylemleri nedeniyle iddianame düzenlendikten sonra 28.10.2015 tarihinde de uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Temyize konu dava dosyası bakımından sanığın inceleme konusu eylemlerinin 26.06.2015, 12.07.2015, 23.07.205, 07.09.2015 ve 28.10.2015 tarihlerinde gerçekleştirdiği kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçuna ilişkin eylemleri olduğu, sanığın 12.07.2015 tarihli eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11.08.2015 tarihinde, 26.06.2015 tarihli eylemi nedeniyle 13.08.2015 tarihinde ve 23.07.2015 tarihli eylemi nedeniyle 17.08.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları verildiği anlaşılmıştır. 1) 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.08.2014 ve 17.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlarda itiraz kanun yolu ve süresinin gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığından kararların kesinleşmediği, ayrıca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının doğrudan sanığın MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi nedeniyle, tebligatın usulsüz olduğu, 11.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının da kesinleşmediği, görülmekle, Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü kapsamında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği şeklindeki amir hükme aykırı olarak verilen, aynı suç nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise de, 11.08.2015, 13.08.2015 ve 17.08.2015 tarihli her üç kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının da usulüne uygun olarak kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanık lehine olması ve itiraz merci ve süresini içermesi nedeniyle ilk verilen 11.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı esas alınarak, sanığın bu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarını içeren tebligat eksikliğinin tamamlattırılması için kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasında sanığın, 26.06.2015, 23.07.205, 07.09.2015 ve 28.10.2015 tarihli eylemlerini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, 2) Kabul ve uygulamaya göre de, sanık hakkında 26.06.2015, 12.07.2015, 23.07.205, 07.09.2015 tarihli eylemleri nedeniyle 22.10.2015 tarihinde iddianame düzenlendikten sonra 28.10.2015 tarihinde kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçunu işlediği kabul edilmesine karşın, sanık hakkında söz konusu eylemi nedeniyle ayrıca mahkumiyet kararı verilmesi yerine, suçun iddianame kabul tarihinde önce işlendiği gerekçesiyle zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/775 Esas, 2016/622 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.