8. Ceza Dairesi 2020/531 E. , 2022/12930 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun kaçırılması veya alıkonulması HÜKÜM : Beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: Nüfus kaydına göre, suç tarihinde onbeş yaşından küçük olan mağdurenin herhangi bir cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın aralarında gönül ilişkisinin mevcut olduğu anlaşılan sanığın çalıştığı işyerine bir çok kez gittiğini, orada kaldığı, bir keresinde sanıkla beraber Menekşe köyüne giderek 1-2 saat kaldıkla…
**8. Ceza Dairesi 2020/531 E. , 2022/12930 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun kaçırılması veya alıkonulması HÜKÜM : Beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: Nüfus kaydına göre, suç tarihinde onbeş yaşından küçük olan mağdurenin herhangi bir cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın aralarında gönül ilişkisinin mevcut olduğu anlaşılan sanığın çalıştığı işyerine bir çok kez gittiğini, orada kaldığı, bir keresinde sanıkla beraber Menekşe köyüne giderek 1-2 saat kaldıkları tüm dosya kapsamından anlaşıldığı; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas, 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 sayılı Kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak sanık tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemeyecek olup, bu haliyle sanığın üzerine atılı eylemin TCK.nın 109/1, 109/3-f, 43. maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2022 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (K.D) KARŞI DÜŞÜNCE Sayın çoğunluğun TCK.nın 109/1. maddesindeki hürriyeti tahdit suçunun oluştuğuna dair görüşünü dayandırdığı gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.12.2015 tarih ve 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, ile 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas ve 2015/8 Karar sayılı kararlarında belirtilen 15 yaşını bitirmemiş küçüklerin alıkoyma suçuna rızalarının hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemeyeceğine dair kararlarıdır. Ceza Genel Kurulu Kararı ve bu karara dayanan Yüksek Daire gerekçesine karşı görüşümüzün daha iyi anlaşılabilmesi bakımından Anayasa, Türk Ceza Kanunu ve Medeni Kanunun ilgili hükümlerinin TCK.nın 109. ve 234. maddeleri ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Anayasada kişi hürriyeti ve güvenliği en temel insan haklarından biri olarak düzenlenmiştir. Nitekim, Anayasa’nın 12. maddesinde "herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir." Yine, 19. maddesinde, "Herkes kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir" şeklinde düzenlemeler yapılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 1. maddesinde de "Kanunun amacı kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzenini, güvenliğini, hukuk devletini, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemek" olarak ifade edilmiştir.