(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/238 E. , 2008/3739 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.11.2005 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin meni ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.08.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gere
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/238 E. , 2008/3739 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.11.2005 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin meni ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.08.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, meraya elatmanın önlenmesi ve kal istemleri ile açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Dava 01.11.2005 tarihinde açılmıştır. Keşif sonucu teknik bilirkişinin düzenlediği 31.07.2006 tarihli rapordan; davacı köy çalışma alanında kadastro işlemlerine 10.05.2005 tarihinde başlandığı, tüm taşınmazların geometrik ve hukuki durumlarının saptandığı, askı ilanına çıkartıldığı, çalışmaların 02.06.2006 tarihinde kesinleştiği, dava konusu yerin de bu çalışmalar sırasında 110 ada 2 parsel sayısını alarak davacı köy adına tescil edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, davanın açıldığı tarihten sonra kadastro çalışmalarına başlanmış, bu çalışmalar hükümden evvel sonuçlandırılmıştır. Mahalli mahkemelerde görülmekte olan davaların devri ve eksik idari işler hakkında yapılacak işlemleri gösteren 3402 sayılı Kadastro Kanununun 27.maddesine göre mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz malın kadastro tutanağının düzenlendiği tarihte mahalli mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyaların re’sen kadastro mahkemesine devri gerekir. Bu hüküm, zaman bakımından kadastro mahkemelerinin görev ve yetkisini düzenleyen 26.maddesinin C bendinde de tekrar edilmiştir. Mahalli mahkemede derdest olan davaya rağmen kadastro tutanağının kesinleştirilmiş olması bu saptama sonucunu değiştirmez. Mahkemece yapılması gereken iş, 31.07.2006 tarihli bilirkişi raporunda değinilen hususlarda inceleme ve araştırma yapmak, davanın görüldüğü sırada taşınmazın tutanağı düzenlenmişse dava dosyasını elatmanın önlenmesi (mülkiyet davası) yönünden kadastro mahkemesine göndermek, “kal” istemi yönünden ise dosyayı tefrik ederek kadastro mahkemesi sonucunda verilecek hükmü beklemek olmalıdır. Kamu düzeninden olan ve re’sen gözetilmesi gereken görev konusu bir yana bırakılarak çekişmenin esasının incelenmesi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarını incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.