Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5509 E. , 2024/1071 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5509 Karar No : 2024/1071 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Petrol Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilm…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5509 E. , 2024/1071 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5509 Karar No : 2024/1071 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Petrol Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2013 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca re'sen tarh edilen 2013 yılına ait kurumlar vergisi ile 2013/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bu vergiler üzerinden bir kat kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılata ilişkin tespitlerin yer aldığı ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu ve akaryakıt istasyonu ve market olarak şube faaliyetinde bulunan davacı şirketin 2008 yılından bu yana müdürü ve aynı zamanda tasfiye memuru olan ... hakkında düzenlenen 2013 yılı banka hesap hareketleri konulu ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunun incelenmesi sonucu, kayıt dışı hasılatın davacı şirketin kanuni temsilcisi/tasfiye memuru ...'ın banka hesaplarına gelen 29.710.222,00-TL'lik kısım yönünden; davacı şirketin kanuni temsilcisi hesabına gelen paraların şirket adına kayıt dışı olarak yapılan satışların tahsilinden kaynaklandığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu tarhiyatın bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, kayıt dışı hasılatın ... tarafından davacı şirkete gönderilen 183.000,00-TL 'lik kısmı yönünden; davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda ...'ın temsilcisi olduğu ... Ltd. Şti.'nden katma değer vergisi dahil 5.913.827,24-TL mal alımı yapıldığı, karşılığında 4.283.239,79-TL ödendiği, kalan borcun 1.630.587,45-TL olması gerekirken defter kayıtlarında 2.511.931,00-TL borç kaldığının belirtildiği, fark 881.343,55-TL borcun neden kaynaklandığının araştırılmadığı, ...'ın kuruma yaptığı ödemelerin anılan şirketçe kuruma verilen borç olup olmadığının açıklığa kavuşturulmadığı, bu nedenle vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu kuralı gereği, ...'ın davacı şirketin ticari ilişki içinde olduğu firmanın yetkilisi olduğu ve hesaba gelen paraların şirket adına olan kayıt dışı yapılan satışların tahsilinden kaynaklandığı hususunun somut tespitlere dayalı olarak açık bir şekilde ortaya konulamadığından, dava konusu tarhiyatın belirtilen kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda mükellef kurumun ilgili yılda %3,35 karla çalıştığının mükellefin beyanlarından tespit edildiği, ilgili dönemdeki karlılık oranının normal olduğu sonucuna varıldığı belirtilmiş olmasına karşın 29.893.222,00-TL kayıt ve beyan dışı hasılatın 28.924.259,31-TL'nin maliyet olarak kabul edildiği, karlılık oranının %3,241412685 (=968.962,69-TL matrah farkı /29.893.222,00-TL hasılat farkı) alınarak beyanlarının yeniden düzenlendiği, dolayısıyla mükellef lehine karlılık oranının düşük alındığı görüldüğünden, Mahkemelerince belirlenen 29.710.222,00-TL kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılata %3,241412685 karlılık oranı uygulanması gerektiği, bu durumda, söz konusu karlılık oranı uygulanmak suretiyle davacının beyanı düzeltilerek hesaplanan 963.030,90-TL kurumlar vergisi matrah farkı üzerinden belirlenen 192.606,18-TL kurumlar vergisi ve 166.247,98-TL geçici vergi tarhiyatında hukuka aykırılık görülmediği, geçici vergi aslı yönünden; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici 120. maddesinde mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve cezanın tahsil edileceği hükme bağlandığından geçici verginin terkini gerektiği, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısımlarının incelenmesinden ise; tekerrüre esas alınan cezanın 2003/Ocak dönemine ait olduğu ve 12/03/2013 tarihinde tebliğ edilerek aynı yılda kesinleştiğinden, dava konusu vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, bir kat vergi ziyaı cezalı 192.606,18-TL kurumlar vergisi tarhiyatı ile geçici vergi üzerinden kesilen 166.247,98-TL vergi ziyaı cezası tutarını aşan kısımların ve geçici vergi aslının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Geçici vergi aslının gecikme faizi hesaplanması için zorunlu olduğu bu nedenle geçici vergi aslının kaldırılmasının hukuka uygun olmadığı, tekerrüre esas alınan ceza 12/04/2013 tarihinde kesinleştiğinden , bu tarihten itibaren tekrar ceza kesilmesi durumunda tekerrür hükümlerinin uygulanabileceği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın temyize konu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.