9. Ceza Dairesi 2013/1860 E. , 2013/6610 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, patlayıcı madde bulundurma, 2911 sayılı Kanuna aykırılık, silah sağlama Hüküm : 1- Sanık ... hakkında; a- TCK’nın 314/3, 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2, 62, 53/1-2-3, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet b- TCK’nın 174/1, 62, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet c-
**9. Ceza Dairesi 2013/1860 E. , 2013/6610 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, patlayıcı madde bulundurma, 2911 sayılı Kanuna aykırılık, silah sağlama Hüküm : 1- Sanık ... hakkında; a- TCK’nın 314/3, 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2, 62, 53/1-2-3, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet b- TCK’nın 174/1, 62, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet c- 2911 sayılı Kanunun 32/1, TCK’nın 62, 50/1-a maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- Sanık ... hakkında; TCK’nın 315, 62, 53/1-2-3, 58/9, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet Temyiz edenler : Sanıklar müdafileri Sanık ... yönünden duruşmalı, diğer sanık yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü: 1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; a) Silahlı terör örgütüne silah sağlama suçundan mahkumiyeti onanarak kesinleşen sanık ...’la iştirak halinde, yakıcı nitelikte bomba sayılan 114 şişe molotof kokteylini ve hazırlama amacına göre silahtan sayılan 15 kutu havai fişeği örgütün eylemlerinde kullanılmak üzere bulundurduğu, havai fişeklerin içinde bulunduğu poşetten elde edilen parmak izi ve tüm dosya kapsamına göre anlaşılan sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK’nın 315. maddesinde tanımlanan terör örgütüne silah sağlama suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek patlayıcı madde bulundurma ve örgüt adına suç işleme suçlarından hüküm kurulması, b) 2911 sayılı Kanuna aykırılık suçuna ilişkin olarak; Kanun koyucunun "sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri" ifadesiyle 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin uygulanma kapsamı bakımından; düşünce ve kanaatin içeriğinden çok açıklama yöntemini dikkate aldığı, cezanın tür ve miktarı itibariyle bir sınırlama yanında suçların tek tek sayılması yerine, düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri bağlamında işlenebilecek suçların işlenme biçimleri itibariyle bir düzenleme yapmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Kanun koyucunun yukarıdaki amacı gerçekleştirmeye çalışırken daha genel ve imkanlara işaret eden ifade biçimleri yerine "yöntem" ifadesini tercih etmesi üzerinde durulmalıdır. Bir amaca ulaşmak için izlenen yol, usul ve metot gibi anlamlara gelen "yöntem" ifadesi, Kanunun geçici 1. maddesi çerçevesinde ele alındığında, korunmak istenenin; her türlü düşünce ve kanaat açıklama biçimi olmadığı, aksine; bir eylemin bu kapsamda kalabilmesi için meşru olan ve düşünce ve kanaat açıklaması bağlamında mutad olan bir yöntemle işlenmiş olması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Buradan hareketle, eylemin işleniş yönteminin bizzat ayrı bir suç oluşturduğu veya düşünce ve kanaati açıklamak bakımından mutad kabul edilemeyecek olması halinde geçici 1. madde hükmü uygulanamayacaktır. 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde ifadesini bulan ve başkaca yazım biçimleri arasında tercih edilen "düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri" ibaresi bu ilkeler ve Kanunun genel gerekçesi çerçevesinde değerlendirilmiş, örgütlenme özgürlüğü bağlamında ele alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma özgürlüğünün kollektif niteliği, ifade özgürlüğü ile yakın ilişkisi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince değerlendirilmiş biçimi (29.06.2006 tarihli Öllinger-Avusturya, 26.07.2007 tarihli Barankevich-Rusya kararları gibi) nazara alınmıştır. Buna göre, Sanığın 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesi kapsamında kalan eyleminin mutad ve meşru bir "düşünce ve kanaat açıklama yöntemi" olduğu kabul edildiğinden, sanığa yüklenen suçun tarihi ve işlenme yöntemi ile temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre, hükümden önce 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemiyle işlendiği ve bu nedenle kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ile duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, silahlı terör örgütüne üye olma ve patlayıcı madde bulundurma suçlarından hükmedilen ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. TEFHİM ŞERHİ: 02.05.2013 tarihinde verilen iş bu karar, Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...'nun huzurunda, duruşmada sanık ...'in savunmasını yapmış bulunan Av. ...'ın yokluğunda, 22.05.2013 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.