4. Hukuk Dairesi 2022/2887 E. , 2024/2043 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2795 E., 2021/1868 K. DAVA TARİHİ : 24.02.2016 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne/Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/251 E., 2019/1157 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul…
**4. Hukuk Dairesi 2022/2887 E. , 2024/2043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2795 E., 2021/1868 K. DAVA TARİHİ : 24.02.2016 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne/Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/251 E., 2019/1157 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.08.2015 tarihinde davacıya annesinin yanında plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir motosikletin çarptığını, davacının yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaldı ile trafik kazası sonucu davacının bedensel zarara uğraması nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 127.170,86 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce davalıya yapılan müracaatın davacıdan kaynaklı sebeplerle sonuçlandırılamadığını ve buna göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesindeki dava şartının yerine getirilmediğini, kaza ile zarar arasındaki illiyetin ve zararın teminat kapsamında kaldığının ispatı gerektiğini ve ayrıca davalının sorumluluğunun kazaya sebep olduğu ileri sürülen kişinin kusuru ve teminat limitleri ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, "...Davaya konu kazanın, münhasıran plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün kusuru ile gerçekleştiği sabit ise de, motosiklete ulaşılamadığından motor hacmi tespit edilememiştir. Ancak, bu durum, davacının aleyhine değerlendirilememiş, motor hacminin 50 cc'nin üzerinde olduğu ve zorunlu trafik sigortasının bulunması gerektiği, bu sebeple davalıya husumet tevcih edilebileceği kabulü ile sonuca gidilmiştir. Dosya kapsamındaki, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 22.05.2017 tarihli maluliyet raporu ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 29.01.2018 tarihli maluliyet raporu arasındaki çelişkiyi gideren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 31.08.2018 tarihli ATK raporuna göre, davacının, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %10 olduğu ve kaza ile davacının maluliyeti arasında illiyet bulunduğu, davacının sürekli iş göremezlik zararının TRH 2010 Yaşam Tablosundaki esaslara göre düzenlenen 10.06.2019 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre 94.329,96 TL olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle, davacının 94.329,96 TL sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalının müracaat tarihinden 8 iş günü sonrasına tekabül eden 28.01.2016 tarihinde temerrüde düştüğü kabulü ile anılan tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiştir..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 94.329,96 TL tazminatının 28.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre belirlenen maluliyet oranının esas alınması gerektiğini, hesaplamanın PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde 24.08.2015 tarihinde sürücüsü ve plakası belli olmayan bir aracın davacı küçük Seme’ye çarpması sonucu yaralandığı iddiasıyla sürekli iş göremezlik zararının tazmini talebinde bulunulduğunu, vekil edene dava öncesi yapılan başvurunun noksan olduğunu, usule uygun başvurudan söz edilmeyeceğini, tazminata konu olayın gerçek bir trafik kazası sonucu meydana geldiğini, kazaya karıştığı tespit edilen motorlu araç var ise ilgili aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi yaptırması gerekli araçlardan olduğunun somut deliller ile tespit edilemediğini, kusur raporunun tek bir kişi tarafından tanzim edildiğini, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacı için küçük yaştan itibaren hesaplama yapıldığını, hükmedilen tazminat yönünden faizin başlangıcının hatalı olduğunu, Yargıtay kararlarında gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç başvurulmamış ise temerrütten söz edilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, aşamalarda ileri sürülen iddia ve cevapların denetimi sağlayacak biçimde eksiksiz sergilenip, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle, davacının sigorta şirketine tazminat ödemesi için kazadan sonra başvurusunun bulunmasına, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanıp usule uygun olmasına, 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporunun mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, temerrüt tarihinin usul ve yasaya uygun olması..." gerekçeleri ile tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tazminata konu olayın gerçek bir trafik kazası sonucu meydana geldiği, aracın ZMSS poliçesi yaptırması gerekli araçlardan olduğunun somut deliller ile ispat edilemediğini, kazaya karışan aracın motosiklet olduğu söylenmesine rağmen motor hacminin belirlenemediğini, kusur raporunun tek bir bilirkişiden alındığını, alınan maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, ATK raporundaki maluliyet oranının epifiz hatlarının kapanması durumunda yeniden değerlendirilebileceğine ilişkin belirlemenin dikkate alınmadığını, dokuz yaşındaki davacının olay tarihinde kazanç kaybı olmamasına rağmen davacı gelir elde ediyormuş gibi hesap yapıldığını, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, eksik evrak ile başvuru yapıldığından faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı yayaya çarpan aracın plakası ve sürücüsü belirlenemediğinden davalı Kurumdan davacıda kaza nedeniyle oluşan maluliyet nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 85 ve 114, 334 ve 335 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanunu'nun (MÖHUK) 48 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir. MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır. Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozmanın kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.