5. Hukuk Dairesi 2025/14946 E. , 2026/5157 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/514 Esas, 2024/1118 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/379 Esas, 2022/513 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne k…
5. Hukuk Dairesi 2025/14946 E. , 2026/5157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/514 Esas, 2024/1118 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/379 Esas, 2022/513 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Antalya ili, ..., ... Mahallesi 269 37... parsel sayılı taşınmazda kendi adına hissesi bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazının imar planında Okul Alanı olarak planlandığını, söz konusu taşınmaz için geçerli bir kamulaştırma uygulaması yapılmaksızın ve kamulaştırma bedeli ödenmeksizin davalı ... tarafından fiilen el atıldığını, dava konusu taşınmazın bir kısmının şu an yol ve park olarak kullanılmakta olduğunu ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılan davanın yasal süresi içinde açılmadığını, davacı tarafça uzlaşma başvurusu yapılmadığını, uygulama imar planlarında dava konusu parselin meslek okulu alanı olarak ayrıldığını, dava konusu parselin kamulaştırma yetki ve sorumluğunun Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğunu, dava konusu parsele ... tarafından herhangi bir fiili el atmanın söz konusu olmadığını, hukuki el atmalarda davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davacının ... Belediye Başkanlığından herhangi bir kamulaştırmasız el atma tazminatı alacağının olmadığını, alacağı varsayılsa bile davacı tarafça istenilen miktarın da çok fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili kurum adına bina bulunmadığını, dava konusu parsele fiili el atma söz konusu olmadığından öncelikle görevli yargı yerinin idari yargı olması nedeniyle davanın görevsiz yargı yerinde açıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir fiili el atma bulunmadığını, tam tersine hukuki el atma durumunun bulunduğunu, hukuki el atmada idari yargının görevli olduğunu, bu nedenle yargı yolu itirazında bulunduklarını, davanın Antalya İdare Mahkemesinde açılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın ... alan olarak fiilen el atılan kısım için husumetin davalı ... Başkanlığına, imar planında ilkokul olarak gösterilen kalan kısım için husumetin davalı ... Bakanlığına yöneltilmesinin doğru olduğu anlaşıldığından arsa vasfındaki taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilerek taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelereden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı kurum tarafından fiili el atmanın bulunmadığını, imar planını yapan ilgili Belediyeye husumetin yöneltilmesi gerektiğini, imar planı yapılması sırasında görüşlerinin alınmadığını, hükmedilen bedelin fahiş belirlendiğini, taşınmazın dava tarihindeki değil el atma tarihindeki özelliklerine göre değer tespitinin gerektiğini, hükmedilen bedelin tümüne dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, başvurma ve karar harcı, nispi vekâlet ücreti ve keşif harçlarından sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bir kısmına ... alan yapılmak suretiyle davalı ... tarafından fiilen el atıldığı, fiilen el atılan kısım için sorumluluğun davalı ... Başkanlığına ait olduğu, fiilen el atılan kısım dışındaki yer için ... tarafından taşınmazın imar planında ayrılış amacına uygun olarak makul sure içerisinde kamulaştırma yapılmadığı, bu nedenle bu kısım için de davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığının kabulünün gerektiği, bu kısım için sorumluluğun Milli Eğitim Bakanlığına ait olduğu, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, ancak; kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığı, fiili el atma nedeniyle davalı ... Belediyesi yönünden harcın nispi alınması gerekirken maktu alınmasının hatalı olduğu, ancak davalı ... Belediyesi yönünden verilen hüküm İlk Derece Mahkemesi kesinlik sınır içerisinde kaldığından bu hususun dairemizce dikkate alınmadığı, davacının taşınmazdaki hisse oranına göre tazminat hesabının yapıldığı, davacının dava konusu taşınmazdaki hissesinin fen bilirkişi raporuna göre ... alanda ve okul alanında kalan kısımlarının tapusunun iptaline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratılacak şekilde metrekare belirtilmek suretiyle tapu iptali kararı verilmesinin hatalı olduğu, davalı ... yönünden hukuki el atmanın söz konusu olduğunu, hukuki el atmalarda davalı ... aleyhine maktu vekâlet ücreti takdiri gerekirken nispi vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak belirtilen yönler düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelin davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereğince davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğrudur. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 5. Kamu düzenine ilişkin hususların tetkikinde; taşınmazın el atılan bölümlerinin koordinatlı bilgillerini içerir ölçekli krokinin hükme esas alınmaması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzenine ilişkin hususlaruın resen tetkiki sonucu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan "17.10.2022" tarihinin hükümden çıkartılması, yerine "25.10.2025" tarihinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.