T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 19/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVA ve BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVA ve BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN/ B…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 19/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVA ve BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVA ve BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN/ BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 20/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı 27.03.2022 tarihinde ... ... ...Okulu arka kısmında, kurallara uygun bir şekilde yaya olarak seyir halindeyken, maliki ve sürücüsü ...olan ... Plakalı araç davacıya çarparak yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet vermiş olduğunu, kaza neticesinde davacı ... basit tıbbı müdahele ile giderilemeyecek şekilde yaralanmış ve yaralı halde ... Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındığını, vücudunda kırıklar meydana geldiğini, uzunca bir süre tedavi görmüş ve halen görmeye devam etmekte olduğunu, davacı kaza sebebiyle sonrasında ... ... Hastanesi'nde tedavisine devam etmiş ve burada ameliyat olmuş olduğunu, mahkemece hastaneden tedavi evraklarının celbi gerektiğini, başlatılan soruşturma kapsamında davacının ifadesinin alındığını, öte yandan kaza ile ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma sonucu kusurun karşı tarafta olduğunu, karşı yanın maliki olduğu araç davalı sigorta şirketi tarafından ... no'lu poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, davalı ... Sigorta A.ş.'ye 16.05.2022 tarihinde geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderleri için başvuruda bulunulduğunu, ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, davadan önce yasa gereği taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını beyanla, şimdilik 50 TL geçici, 50 TL kalıcı iş göremezlik talimatı ve 10 TL tedavi giderinin davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazaya karışan ... plakalı araç şirket tarafından, 09/01/2022-09/01/2023 tarihleri arasında ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, dava dilekçesine göre işbu uyuşmazlık konusu özetle; 27.03.2022 tarihinde dava dışı ...sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile davacı ...'nin yaralanması neticesinde yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, her ne kadar 16.05.2022 tarihinde şirkete başvuru yapıldığı ifade edilse de şirkete yapılan herhangi bir başvuru bulunmadığını, davacı tarafından ZMMS Genel Şartlarında belirtilen evraklarla sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, bu sebeple ilgili talepleri de şirket tarafından değerlendirilememiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek ile birlikte sigorta şirketinin sadece poliçe limiti dahilinde sorumlu tutulabileceğini, bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Bu dosya ile birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Maliki ve sürücüsü ...olan... 27.03.2022 tarihinde ... ......Okulu arka kısmında geriye doğru çıkış yaparken müvekkiline çarptığını ve yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve yaralı halde ... Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındığını, işbu kaza sebebiyle müvekkilinin basit tıbbı müdahele ile giderilemeyecek şekilde ağır yaralandığnı, vücudunda kırıklar meydana geldiğini, uzunca bir süre tedavi gördüğünü, müvekkilinin kaza sebebiyle sonrasında ... ... Hastanesi'nde tedavisine devam ettiğini ve burada ameliyat olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilinin yaralanmasından kaynaklı meydana gelen şimdilik 50 TL bakıcı giderinin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, ayrıca davadan önce arabuluculuk sürecinde müvekkil kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretlerinin de karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, tedavi evrakları, ATK raporu, bilirkişi raporları ve ek rapor birlikte değerlendirilmek suretiyle; "1-A-Asıl dava açısından davanın KABULÜ ile, 583.427,79 TL kalıcı iş göremezlik, 15.364,51 TL geçici iş göremezlik ve 6.750,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 605.542,30 TL’nin 27/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B-Birleşen ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...esas sayılı dosyasında davanın KABULÜ ile 11.260,13 TL bakıcı giderinin 27/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin karar gerekçelerinin yetersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yerel mahkemece sigortalı aracın %75 kusurlu olduğunun ve davacının maluliyetinin tespit edildiğini, ancak poliçe yönünden mevzuata ve müvekkil şirketin itirazlarına dikkat edilmediğini, Türk Sigorta Hukukuna ve poliçe limitlerine dikkat edilmeden hatalı hüküm kurulduğunu, poliçede yer alan teminatlar doğru hesaplanmamış ve poliçe teminat limitleri dikkate alınmamış olduğunu, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, şigorta şirketinin sorumluluğunun ZMSS trafik poliçesi özel ve genel şartları ile belirlendiğini, poliçede bedensel zararlar için ölüm/sakatlanma ve sağlık gideri olmak üzere iki teminat türü bulunduğunu, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve sürekli bakıcı tazminatlarının sakatlanma teminatı içinde olduğunu, davada teminat limitlerine dikkat edilmeden karar verilmesinin limit aşımına neden olduğunu, davacının maluliyet oranının açıkça ispatlanması gerektiğini, Erişkinler İçin Engellilik Yönetmeliği'ne uygun rapor alınması gerektiğini, davacıya verilen maluliyet oranının fazla olduğunu, dava konusu olay tarihindeki maluliyet yönetmeliğine göre rapor alınmadığını, alınan maluliyet raporunun usul ve esaslara aykırı olduğunu, İstanbul ATK İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, kararda hükmedilen faiz başlangıç tarihi ve yargılama giderlerinin de hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının denetime elverişsiz ve makul gerekçelerden uzak olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kusur durumunun açıkça ortaya çıkarılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru ile kazaya sebep olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmesine, davanın reddine, istinaf hususunda ... İcra Müd. ... S. icra dosyasına derkenar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı olarak açılan sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talebine; birleşen dava ise bakıcı giderine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, 27.03.2022 günü saat 12:26 sıralarında dava dışı sürücü ...sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile ... Caddesi üzerindeki ... Belediyesi...Okulu arka kapısı önünde duraklaması sonrasında geri manevraya geçtiği sırada idaresindeki aracın sağ yan arka kısımları ile, sağ gerisinden karşıya doğru yürümekte olan davacı yaya ...'ye çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, kazaya sebebiyet veren...plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 09/01/2022-09/01/2023 tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sağlık gideri kişi başına 500.00,00 TL; ölüm ve sakatlanma kişi başına 500.000,00 TL teminat limiti ile sigortalı olduğu; davacı tarafça davalı sigorta şirketine asıl davadaki taleplere ilişkin 16/05/2022 tarihinde; birleşen davadaki talebe ilişkin ise 03/02/2025 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen davalı sigorta şirketince davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın 22/07/2022 tarihinde, birleşen davanın ise 03/03/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. 1- Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Davacı da zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayanarak davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmektedir. Bu durumda dava, TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava olup ihtilafın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27/03/2017 gün ve 2014/19001E.- 2017/3223K. sayılı, 30/03/2017 gün ve 2015/5763E. - 2017/3414K. sayılı kararları). Bu bakımdan davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğundan davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin görev hususundaki istinaf başvurusu yerinde değildir. 2- HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davacının ...'de ikamet ettiği ve trafik kazasının ...de meydana geldiği anlaşılmış olup, HMK'nın 16. maddesi uyarınca mahkeme yetkili olduğundan davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yetki hususundaki istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. 3- Zaman aşımı hukuki mahiyeti itibariyle bir def'idir. Yani borcu yerine getirmekten kaçınma salahiyetidir. Bu salahiyet borcun kendisini ortadan kaldırmamakla birlikte borca bağlı dava hakkını ortadan kaldırır. Ancak davada ileri sürülüş biçimi esasa cevap süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile olmalıdır. Asıl ve birleşen davalar, HMK'nın 107. maddesine dayalı olarak belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olup, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı definde bulunmadığından davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin zamanaşımı hususundaki istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. 4-Yaralanmaya bağlı cismani zarar nedeniyle maddi tazminatı istemlerinde; tazminatın tespiti için maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 15/05/2023 havale tarihli raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tesis edildiği; Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun yukarıda anılan bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiş; davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu kabul görmemiştir. 5-Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK. 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK'nun 50/1 fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Kaza ile ilgili ceza dosyası olan ... Asliye Ceza Mahkemesinin...Esas ...Karar sayılı, 28/03/2023 tarihli ilamının incelenmesinde; katılanın ..., sanığın ... olduğu, suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu olup; mahkemece yapılan yargılama sonucunda dosyada alınan 15/09/2022 tarihli adli trafik bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın 2918 sayılı KTK'nın 84/j maddesinde düzenlenen "manevraları düzenleyen genel şartlara uymama" kuralını ihlal ettiğinden bahisle kazanın gerçekleşmesinde sanığın asli ve tam kusurlu olduğundan bahisle sanık hakkında atılı suçtan neticeten 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. İş bu istinaf incelemesine konu dosyada alınan Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 05/12/2023 tarihli raporunda ise davacı yaya ... geri manevra yapan aracın hareket alanını dikkate almayarak kendi can güvenliğini tehlikeye attığı, geri manevra yapan araç nedeniyle etkili korunma tedbirine başvurmadığı anlaşılmakla kendi yaralanması ile neticelenen olayda, tali kusurlu olduğu ve neticeten olayda; dava dışı sürücü ...’ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’nin %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğunun görüş ve mütalaa olunduğu, ceza dosyasında alınan kusur raporu ile Hukuk Mahkemesi bağlı olmadığı gibi maddi vakıa açısından çelişen bir durum olmadığı, Mahkemece ATK Trafik ihtisas Dairesinden alınan raporun heyet raporu olup, olayın oluşu ve dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılarak hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaati ile davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu kabul görmemiştir. 6-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması, zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Somut olay değerlendirildiğinde, davacının kazada yaya konumunda olması dikkate alındığında davalı tarafça, zarar gören davacının zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu bir durumun ispat olunamadığı, bu nedenle hükmedilen tazminattan mahkemece müterafik kusur indimi yapılmamasında isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde değildir. 7-Aktüer hesaplamalarında hükme en yakın tarihteki verilere göre hesaplama yapılması gerekmekle, davalı vekilinin birden fazla aktüerya raporu alınarak yargılama sürecinin uzatıldığı yönündeki istinaf başvurusu da yerinde değildir. 8-Kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı sigorta şirketi, poliçe hükümlerine göre sağlık gideri kişi başına 500.000,00 TL, yine ölüm ve sakatlanma da kişi başına 500.000,00 TL poliçe limiti ile davacıya karşı sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsetmek olanaklı değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedensel zararlar klozundan, geçici iş göremezlik zararını, sürekli bakıcı gideri, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerini ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir. (Emsal Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01/10/2025 tarihli, 2024/3870 Esas 2025/13387 Karar sayılı ilamı) Buna göre, asıl davada davacının 583.427,79 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik talebi, poliçedeki ölüm ve sakatlanma klozu içinde değerlendirilmesi gerekmekle ve kaza tarihindeki ölüm ve sakatlanma kişi başına teminat limitinin de 500.000,00 TL olduğu anlaşılmakla, Mahkemece sigorta teminat limitini aşar şekilde sigorta şirketinin sorumluluğuna hükmedilmesi hatalı olmuştur. Asıl davaya konu diğer talepler olan geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri ile birleşen davaya konu olan bakıcı gideri ise poliçedeki sağlık gideri klozuna dahil olup, davacının talebine ve mahkemenin hükmettiği miktara göre 500.000,00 TL teminat limitinin altında olmakla, bu taleplere ilişkin sigorta teminat limiti aşılmamıştır. Davalı vekilinin, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin Mahkemece teminat limitini aşar şekilde karar verildiği hususundaki istinaf başvurusu yerindedir. 9- KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeler ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe yapılmaması halinde temerrüt gerçekleşir. Davacı, asıl davaya konu ettiği sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri taleplerine ilişkin davalı sigorta şirketine 16/05/2022 tarihinde; birleşen davaya konu ettiği bakıcı gideri talebine ilişkin olarak ise davalı sigorta şirketine 03/02/2025 tarihinde başvuru yapmış olduğundan, bu takdirde asıl davaya konu sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri taleplerine ilişkin davalı sigorta şirketi 28/05/2022 tarihinde (19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı resmi tatil olup iş gününden sayılmamakla); birleşen davaya konu ettiği bakıcı gideri talebine ilişkin olarak ise davalı sigorta şirketi 14/02/2025 tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağından, mahkemece davacının hem asıl davaya hem de birleşen davaya konu ettiği taleplerine ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin 27/05/2022 tarihinde temerrüde düştüğü yönündeki kabulü isabetsizdir. Davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf başvurusu da yerindedir. 10-Yine gerekçeli kararda asıl davaya ilişkin hüküm kısmında 6.750,00 TL tedavi gideri yerine sehven bakıcı gideri yazılması da hatalı olmuştur. Kabule göre de; Gerekçeli kararda asıl ve birleşen davaların türünün hatalı şekilde, "Alacak (Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan) /Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) " olarak gösterilmesi ve hükümde poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak karar verildiğinin de yazılmaması hususları eleştirilmekle yetinilmiştir. Fakat bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2025 tarih, ... Esas...Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, 1-A-Asıl dava açısından davanın KISMEN KABULÜ ile, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere, 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 15.364,51 TL geçici iş göremezlik ve 6.750,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 522.114,51 TL’nin 28/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin poliçe teminat limitinin aşılması nedeni ile REDDİNE, B-Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...esas sayılı dosyasında davanın KABULÜ ile, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere, 11.260,13 TL bakıcı giderinin 14/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Asıl dosya olan ... esas sayılı dosya yönünden; 2-Alınması gereken 35.665,64 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak alınan, 80,70 TL peşin harç ve 10.339,27 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye kalan, 25.245,67 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 10.339,27 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.419,97 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereği hesaplanan 83.538,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT gereği hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan suçüstü ödeneğince karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul ve ret oranına göre takdiren 1.345,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden; 215,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Birleşen Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/179 esas sayılı dosyası yönünden; 7-Alınması gereken 769,18 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak alınan, 615,40 TL peşin harç ve 191,44 TL ıslah harcından mahsubu ile; 37,66 TL fazla yatan harcın karar kesinleşince ve talep halinde davacıya iadesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 191,44 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 806,84 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereği hesaplanan 11.260,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan suçüstü ödeneğince karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydına, 11-Davacı tarafından asıl dava ve birleşen dava yönünden yapılan 15.753,10 TL yargılama giderinden, kabul ve ret oranına göre takdiren 13.621,70 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Asıl ve birleşen dava yönünden davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm tesisine yer olmadığına, B)İstinaf yargılaması bakımından: 1-Davalı tarafından yatırılan 10.535,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 2-Davalı tarafından sarf edilen 550,00 TL posta ve tebligat masrafı ile 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.233,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, C)Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, Ç)İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, D)Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, E)İstinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/02/2026 ... Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.