T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/492 - 2026/544 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/492 KARAR NO : 2026/544 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN :... ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/02/2025 NUMARASI : 2022/530 Esas 2025/70 Karar DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/492 - 2026/544 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/492 KARAR NO : 2026/544 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN :... ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/02/2025 NUMARASI : 2022/530 Esas 2025/70 Karar DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS Poliçesi ile sigortalı olup, davalı ... ... ait 21 plakalı araç, davalı/sürücü ... ’nin sevk ve idaresinde iken 10/07/2021 tarihinde Erzincan, Tercan, Çadırkaya Beldesi, Camikebir Mahallesi, Zübeyde Hanım Caddesi okul kavşağı mevkiinde davacı ... ... yolcu olarak bulunduğu, dava dışı sürücü ... ...’ın sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda davacı ... ... geçici ve sürekli malul kalacak derecede ağır yaralandığını, eksik inceleme sonucu hatalı olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında müvekkilin bulunduğu araç sürücüsünün de kusurlu olduğu tespit edilmişse de tespit edilen kusur değerlendirmesini kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde davacı ... ... ve bulunduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğunu ileri sürerek; müvekkilin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik asgari 2.328,00-TL (müvekkilinin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararı için 100,00-TL, geçici iş göremezlik zararı için 100,00-TL, bakıcı gideri zararı için 100,00-TL ve adli tıp rapor ücreti 2.028,00-TL olmak üzere) maddi tazminat bedelinin belirsiz alacak davası olarak temerrüt tarihi olan 10/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte, diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde teselsül hükümleri uyarınca tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından buna bağlı dava şartının gerçekleşmediğini, mahkemenin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyet durumunun ATK nezdinde muayene ile yapılacak inceleme sonucunda alınacak rapor ile tespit edilmesinin gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve yol giderinden sorumluluğun olmadığını, müterafik kusur durumunun tetkik edilmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması taleplerinin olduğunu, ceza soruşturmasında uzlaşma olup olmadığının sorulmasını talep ettiklerini, usulüne uygun başvuru olmadığından temerrüdün gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalılar ve ... vekili, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 10/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu, davacının tazminattan indirim yapılmasını gerektirir bir müterafik kusurunun bulunmadığı, 12/11/2024 tarihli aktüer hesap bilirkişi raporu da nazara alınarak davacının 21.386,98-TL geçici iş göremezlikten, 106.934,92-TL de sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat alacağının bulunduğunun hesaplandığı, poliçe teminat limitinin kaza tarihinde ölüm ve sakatlık teminatı ile tedavi giderleri teminatı bakımından ayrı ayrı 430.000,00-TL olduğu, davacının dava ve 07/01/2025 tarihli talep artırım dilekçesi nazara alınarak 106.834,92-TL sürekli iş göremezlik, 11.303,60-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 118.138,52-TL maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, davalı vekilince hatır taşıması indirimi yapılması talep edilmiş ise de davalı sigorta şirketinin, davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sigortacısı olmadığı gibi bu motosiklet sürücüsü ile davacının arkadaş oldukları anlaşılmakla hatır taşıması koşullarının oluşmadığı, davacı tarafından dava dilekçesinde bakıcı gideri de talep edilmiş ise de bu zararın varlığı kanıtlanamadığından bakıcı gideri talebi yönünden davanın reddi gerektiği, davacının dava dilekçesindeki bir diğer talebi olan 2.028,00-TL rapor ücreti talebi bakımından ise TTK md. 1426 gereğince makul giderler kapsamında olduğu, hükmolunan maddi tazminat kalemlerine ilişkin temerrüt tarihi bakımından ise; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden KTK'nın 99. maddesi uyarınca, davalıya başvuru tarihine göre 17/06/2022 temerrüt tarihinin esas alınması gerektiği, diğer davalılar yönünden ise 10/07/2021 kaza tarihinin esas alınmasının uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; 106.834,92-TL sürekli iş göremezlik, 11.303,60-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 118.138,52-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 17/06/2022 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 10/07/2021 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı tüm taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kaza sebebiyle müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kaza sırasında 20 yaşında olan müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maluliyeti ile bakıcı giderinin tespiti amacıyla Hacettepe Üniversitesi tarafından rapor düzenlendiğini, alınan rapora göre müvekkilinin %12 oranında maluliyeti oluştuğu, bakıcı ihtiyaç süresinin iki ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmesine rağmen, dosyaya sunulan Ankara Üniversitesi Adli Tıp Kurumu raporunda müvekkilinin sürekli engel oranının%3, geçici iş göremezlik süresinin ise 4 ay, bakıcı ihtiyaç süresinin ise üç hafta olarak belirlendiğini, raporlar arası çelişki sebebiyle Adli Tıp İkinci İhtisas Dairesinden alınan 16/07/2024 tarihli raporda müvekkilinin tüm vücut engellilik oranının %1 olduğu, iyileşme süresinin 4 ay olduğu ve bakıcı ihtiyacı bulunmadığı yönünde değerlendirme yapıldığını, yapılan değerlendirmeye katılmadıklarını, alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınması gerektiğini, mahkemece bu talebin reddine karar verildiğini, dosyada mevcut Adli Tıp raporundaki maluliyet oranının çok düşük olduğunu, kusura ilişkin rapordaki değerlendirmeyi de kabul etmediklerini, davalı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu, karşı araç ticari amaçla kullanıldığından hükmedilen alacağa avans faizi işletilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline eksik evrakla başvurulması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı yönünden sorumluluğu bulunmamasına rağmen, bu alacak kalemlerinden sorumlu tutulduğunu, müttefik kusur indiriminin hukuka aykırı şekilde uygulanmadığını, kusura ilişkin bilirkişi raporundaki değerlendirmenin hatalı yapıldığını, hatır taşıması indirimi yapılmamasının da hatalı olduğunu, arabuluculuk ücretinin hatalı şekilde müvekkiline yüklendiğini ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Direkçi ve ... Direkçi vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının sağlık giderleri teminatı kapsamında SGK’nun sorumluluğunda olduğunu, mahkemece hatır taşıması indirimi ve müterafık kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, davacı ile aracında yolcu olarak bulunduğu sürücünün arkadaş olduklarını, bu nedenle müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur dağılımının da bilirkişilerce hatalı yapıldığını, müvekkillerine isnat edilen kusur üzerinden karar verilmesini hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 10.07.2021 günü saat 20:30 sıralarında davalı sürücü ... ’nin davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı diğer davalı ... Direkçi’nin maliki ve işleteni olduğu 21 plakalı traktör ile olay mahalli olan Erzincan ili, Tercan ilçesi, Çankaya beldesi şehir merkezi istikametinden seyirle olay mahalli olan Çankaya Anadolu Lisesi kavşağına geldiğinde, kavşaktan sola dönüşe geçtiği sırada; Zübeyde Hanım Caddesinden Güzeller mahallesi istikametine seyrini sürdürmekte olan dava dışı sürücü ... ... yönetimindeki motosikletle kavşak içerisinde çarpışmaları sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan davacı ... ’nun yaralandığı anlaşılmıştır. Dava konusu kazadan kaynaklı davacının yaralanmasına bağlı maluliyet durumunun tespiti için Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 26/05/2022 tarihli raporda; davacının geçirdiği kazaya bağlı olarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca kişinin bedensel engel oranının %12 olduğu, bakıcı ihtiyaç süresinin iki ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği mütalaa olunmuştur. Mahkemece davacının maluliyet durumunun tespiti için Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 28/08/2023 tarihli raporda ise; davacı ... ’nun 10/07/2021 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması neticesinde, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; kişinin engel oranının %3 olduğu, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, üç hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu bildirilmiştir. Davacı hakkında düzenlenen Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı raporu ile Ankara Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulundan alınan 07/06/2024 tarihli raporda ise "Mevcut belgelere göre;21/09/2001 doğumlu, ... ’nun 11/07/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında;I-Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10, Şekil 2.11 ve Şekil 2.12’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %1 II-Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, dirsek eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2’e göre üst ekstremite özürlülük oranı %1 olup Balthazard formülüne göre toplam üst ekstremite özürlülük oranı %2, Tablo 2.3’e göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %1 (yüzdebir) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur.”şeklinde mütalaada bulunulduğu anlaşılmıştır. Yerel mahkemece; Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunda, önceki raporların da tetkik edilip kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumu belirlendiği gerekçesi ile Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor dikkate alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Yukarıda açıklandığı üzere; davacının maluliyetine ilişkin olarak düzenlenen her üç rapor arasında açık bir çelişki bulunduğu anlaşıldığından,bu çelişkinin giderilmesi ve nedeninin açıklanması için davacının muayenesi de yapılmak suretiyle Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan; yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile raporlar arasındaki çelişki giderilmeden Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor uyarınca karar verilmesi doğru değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esası incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekili ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 11/02/2025 tarihli, 2022/530 Esas - 2025/70 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden taraflarca yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2025/16129 Esas sayılı dosyasına depo edilen 330.000,00 TL tutarlı nakit teminatın YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 2. Genel İcra Dairesi'nin 2025/16129 Esas sayılı dosyasına depo edilen 330.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 7-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.