2. Hukuk Dairesi 2025/6790 E. , 2026/1306 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1832 E., 2025/403 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin…
2. Hukuk Dairesi 2025/6790 E. , 2026/1306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1832 E., 2025/403 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraflar arasındaki boşanma davasında, davacı kadının 05.04.2022 tarihinde vefat etmesi nedeniyle davacı kadın mirasçıları tarafından davaya 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 181 inci maddesi hükmü uyarınca kusur tespiti yönünden devam edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince "evlilik ölümle sonlandığından boşanma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının 4721 sayılı Kanun'un 181/2. maddesi gereğince tam kusurlu olduğunun tespitine, mal rejimi tasfiyesine yönelik davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı erkek eş kusur tespitine yönelik, davacı mirasçısı tarafından vekâlet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi sonunda davalının kusur tespitine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı mirasçısının vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 9. bendinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Karar davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kusur belirlemesi yönünden devam eden davada 4721 sayılı Kanun'nun 181/2. maddesi gereğince sağ kalan eş olan davalının boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun tespiti ile yetinilmesi gerekirken, davalının 4721 sayılı Kanun'un 181/2. maddesi gereğince tam kusurlu olduğunun tespitine şeklinde hüküm tesisi uygun görülmemiştir. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine. 2.Davacı erkek vekilinin kusur belirlemesine yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur tespitine yönelik esastan ret kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına yerine (2) numaralı bent olarak; “sağ kalan davalı erkek eşin TMK 181/2. madde kapsamında boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunun TESPİTİNE” cümlesinin yazılması suretiyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.