T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1195 Esas KARAR NO: 2026/122 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/01/2024 NUMARASI: 2020/95 Esas, 2024/12 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2020 KARAR TARİHİ: 28/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1195 Esas KARAR NO: 2026/122 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/01/2024 NUMARASI: 2020/95 Esas, 2024/12 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2020 KARAR TARİHİ: 28/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında .../10/2019 tarihinde Franchise Sözleşmesi imzalandığını, 5 yıl için sözleşme ücretinin 150.000 Euro olarak belirlendiğini, franchise bedeli olarak 90.000 Euro + KDV’nin ve 30.000 Euro + KDV’nin ise davalıya ödendiğini, davacının 09/12/2019 tarihinde merkezini açarak çalışmalarına başladığını, açılış tarihi üzerinden daha 10 (on) günlük bir süre dahi geçmeden, davalı şirket tarafından ortada hiçbir neden yokken tamamen sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak tek taraflı ve ani bir şekilde davacıya herhangi bir süre dahi verilmeksizin feshedildiğini, davacı şirketin çok ciddi bir maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, Franchise Sözleşmesinin haklı bir sebebe dayalı olmaksızın feshedildiğinin tespitine, 141.600 EURO Franchise bedelinin sözleşmenin sona erdiği 19/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, müvekkili şirketin haksız fesih nedeniyle zararına ilişkin olarak şimdilik 10.000,-TL'nin davalıdan tahsiline, şimdilik 10.000-TL portföy tazminatının davalı şirketten tazminine, davalının 50.000-TL manevi tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kısa süre içerisinde taraflar arasındaki sözleşmeye esaslı aykırılık teşkil eden eylemlerinde bulunması üzerine anılan sözleşmenin 17/12/2019 tarihli ihtarname ile derhal ve haklı sebeple feshedildiğini, huzurdaki davanın dinlenelebilirliği olmadığını, davacının, taraflar arasındaki sözleşmenin 4, 6, 7, 9, 12 ve 16. maddelerine aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sözleşmenin "Fesih ve Feshin Sonuçları" başlıklı ilk bendine göre aşağıdaki olaylardan herhangi birinin vuku bulması halinde, franchise veren diğer hakları saklı kalmak koşulu ile, franchise alan'a herhangi bir tazminat ödemeksizin işbu sözleşmeyi, aşağıda açıkça belirtilmiş olmadıkça bir ek süre tanıma zorunluluğu bulunmaksızın, yazılı bir fesih ihbarıyla derhal feshedebileceğin, bu fesih hallerinden bazılarının, 16.1.3, maddesinde iş yerinde ürün spesifikasyonlarına (yetkisiz ürünlerin satışı da dahil) aykırı davranılması; ...' in satışına onay vermediği ürünlerin satışının yapılması, iş yerinde izinsiz satış, promosyon ve/veya kampanyaları düzenlenmesi, müşterilerden sürekli yer ve işletme ile ilgili şikayetler gelmesi, iş yeri ile ilgili haklı şikayetlerin olması, iş yeri hakkında kamu davalarının açılması, Belediye veya ve resmi diğer merciiler tarafından kapatma kararları verilmiş olması; tanınacak 30 günlük sürede giderilmemesi halinde fesih sebebi olarak düzenlenen hallerin ise 16.1.5. maddede, franchise alanın, bu sözleşme ile kendisine yüklenmiş olan esaslı yükümlülüklerine uymaması, ihlalin giderilmesi için franchise veren tarafından yapılan yazılı ihbarın tebliğinden itibaren otuz 30 gün içinde ihlalleri gidermemesi ve/veya ihlallere devam etmesi ya da bu sözleşmenin hükümlerinde telafisi kabil olmayan başka maddi ihlallerde bulunması olduğu, ödemede gecikmiş olunduğuna davalı ilişkin iddiası bakımından fesih ihtarnamesi öncesinde davacıya ödeme yapılmasına ilişkin herhangi bir talepte bulunulmadığı sözleşmede vadenin kesin vade olduğuna ilişkin bir düzenleme olmayıp sözleşmenin 6.3.2 maddesi gereğince verilmesi gereken süre verilmeyip, davanın fesih gerekçesi olarak ileri sürdüğü sebebin sözleşmeye aykırılık niteliğinde olmadığı ve haklı sebep olarak kabul edilemeyeceği, davalının sözleşmenin 4.3 maddesi kapsamında şubeler arası müşteri kabul etmeme iddiasına ilişkin sözleşmeye aykırı somut bir durumun davalı tarafından ortaya konulamadığı ve ileri sürülen aykırılığın öncesinde yazılı bildirim ile süre verilmeksizin derhal feshi gerektirecek bir ağırlıkta olmadığı, yine davalı tarafın sözleşmenin 9.3 maddesi kapsamında sözleşmeye aykırı çalışan bulundurulduğu iddiası da öncesinde yazılı bildirim ile süre verilmeksizin derhal feshi gerektirecek ağırlıkta bir durum olmadığı, davalının sözleşmenin 16.1.3 ve 16.1.7 maddelerinde yer alan spesifikasyonlara aykırılık ve rekabet yasağının ihlali hususlarına ilişkin bir delil ibraz edilmediğinden davacının bu iddiasının da yerinde görülmediği, davalının sözleşmenin 9. ve 12. maddelerine aykırılık haliyle ilgili ise; davacının uzun bir süre boyunca sosyal medya hesabı açarak paylaşımlar yapmasına herhangi bir itiraz sunulmadığı gibi bu konuda gönderilmiş herhangi bir ihtara da rastlanılmadığından ileri sürülen fesih gerekçesi sözleşmeye aykırılık niteliğinde olmadığı, davalı tarafça sözleşmenin 9.7 maddesi kapsamında KİBA uygulamasının şifresinin değiştirilmesi haklı fesih sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, buna yönelik herhangi bir sözleşme hükmü bulunmadığından sözleşmeye aykırılık niteliğinde olmadığı gibi, program şifrelerinin paylaşılmaması şeklinde ileri sürülen aykırılığın öncesinde yazılı bildirim ile süre verilmeksizin derhal feshi gerektirecek ağırlıkta olmadığı, davalının sözleşmenin 7.4 maddesi uyarınca yapılacak harcama ve masrafların ödenmemesinin haklı fesih teşkil ettiğine ilişkin iddiası bakımından ise; davacı tarafça alacaklı olunduğu iddia edilen şirketin herhangi bir ihtarının olmadığı savunmasını çürütecek aksi yönde bir delil sunulmadığı kaldı ki bir aykırılık söz konusu olması halinde öncelikle makul süre verilmesi gerektiği düzenlemesi karşısında aykırılık olsa dahi bu kapsamda derhal feshin mümkün olmayacağı, sonuç olarak taraflar arasında imzalanan .../10/2019 tarihli franchise sözleşmesinin haklı bir sebebe dayalı olmaksızın feshedildiğinin tespitine karar verildiği, sözleşme beş yıllık olup 10 gün sonra feshedildiği dikkate alınarak 10 günlük tutar bilirkişi tarafından 775,89 EURO olarak hesap edilmiş, sehven bilirkişi raporunda ödenen bedel eksik alınmış ise de; dosya kapsamından davacı tarafça 141.600,00 EURO ödeme yapıldığı anlaşıldığından bu miktardan bilirkişi tarafından hesaplanan 10 günlük bedel mahsup edildiğinde bakiye 140.824,11 EURO franchise bedelinin davalıdan tahsiline karar verildiği, davacının kar mahrumiyeti talebinin yerinde görüldüğü, davacının benzer franchise sözleşmesi yaparak faaliyetine devam edebileceği makul süre yönünden kar kaybı talebine ilişkin alınan son bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının kar kaybı, kar mahrumiyeti talebi yönünden davasının kabulüne karar verildiği, sözleşmenin çok kısa bir süre ayakta olduğu, portföy yönünden davacının davalıya yapmış olduğu bir kazandırımın olamayacağı, davacının sözleşmeye olan inanç nedeniyle yapmış olduğu masraflar nedeniyle uğranılan zarara ilişkin talebi yönünden ise; davacı vekili 9 nolu celsede dosyanın bilirkişiye gönderilmemesini talep etmiş olup; bu husustaki zarar ispatlanamadığından bu talebin de reddine karar verildiği, manevi zararın da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında imzalanan .../10/2019 tarihli Franchise Sözleşmesinin haklı bir sebebe dayalı olmaksızın feshedildiğinin tespitine, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 140.824,11 EURO franchise bedelinin dava tarihi olan ..../02/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 62.450,40 TL kar mahrumiyetinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının uğranılan zarar, portföy tazminatı ve manevi tazminata ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin maddi olayı tespitte ve hukuki isnatta hataya düştüğünü, 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesinde açık bir şekilde aykırı şekilde yerel mahkemenin hüküm kurduğu avans faiz oranının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin sözleşmeyi haklı ve derhal fesih yetkisi olduğu hususu değerlendirilmeksizin verilen mezkur kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme eksik inceleme ile delilleri değerlendirmede hataya düştüğünü, kök ve ek rapora yapılan haklı itirazları çerçevesinde dosyanın oluşturulacak başka bir heyete verilerek yeni rapor alınması talebinin gerekçesiz bir şekilde red edildiğini, bekletici mesele yapılması talep edilen dosyadan alınan bilirkişi raporlarında davacının, müvekkilinin markasını haksız ve hukuka aykırı olarak kullanmaya devam ettiğinin açıkça tespit edildiğini, dolayısıyla davacının, marka hakkının ihlali ile hala haksız kazanç sağladığı aşikar iken, davacının kâr mahrumiyeti bulunduğunun kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; zarar, portföy tazminatı ve manevi tazminata ilişkin taleplerimiz yönünden ilk derece mahkemesi kararının bu alacak kalemleri yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, franchise sözleşmesine dayalı tespit ve tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir..../06/2024 tarihli ek karar ile; davacı vekiline gönderilen muhtıraya rağmen, yasal süresi içinde muhtıra ve tebligatta belirtilen harçların ve istinaf avansının yatırılmaması nedeniyle HMK'nın 344/1. maddesi hükmü gereğince, davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf kanun yoluna başvurma talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmamıştır. 1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olayda davacının sözleşmeyi feshinin haklı sebebe dayanmadığı, bu nedenle sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre dikkate alınarak; ödenen franchise bedelinin iadesine ve kar mahrumiyetine karar verilmesinin yerinde olduğu, alınan raporlar yeterli olup yeniden rapor alınmasına gerek bulunmadığı, ayrı bir hukuki ihtilaf konusu olan marka hakkının ihlali nedeniyle açılan davada verilecek hükmün, sözleşmenin feshi ve sonuçlarına ilişkin davaya etkisinin bulunmadığı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Hükmün 2.fıkrasında sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 140.824,11-EURO franchise bedelinin dava tarihi olan ..../02/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince euro cinsinden yabancı para borcuna Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle faize karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde avans faizine hükmedilmesinin doğru bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul ....Asliye Ticaret MAhkemesinin .../01/2024 gün ve 2020/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın kısmen kabulü ile, a-Taraflar arasında imzalanan .../10/2019 tarihli Franchise Sözleşmesinin haklı bir sebebe dayalı olmaksızın feshedildiğinin tespitine, b-Sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 140.824,11-EURO franchise bedelinin dava tarihi olan 06/02/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Euro cinsinden yabancı para borcuna Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, c-Sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 62.450,40-TL kar mahrumiyetinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davacının uğranılan zarar, portföy tazminatı ve manevi tazminata ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine, 4-İlk derece yargılaması yönünden; a)Kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 67.734,80 TL nispi karar harcından peşin alınan 19.000,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 48.733,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına; b)Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 19.063,13 TL (54,40 TL BVH, 7,80 VSH, 18.000,93 TL Peşin Harç, 1.000,00 TL Tamamlama Harcı) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 14.190,40 TL ( 590,40 TL Tebliğler ve postalar, 13.600,00 TL bilirkişi ücreti ) yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre takdiren 13.191,08 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, d)Kabul edilen alacak miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 154.736,96 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e)Reddedilen alacak miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f)Reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, g)Arabuluculuk görüşmelerinde atanan arabulucuya 1.320,00 TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşıldığından 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'a göre davadaki red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.227,04 TL'nin davalıdan, 92,96 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 895,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.064,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/01/2026