Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/1275 E. , 2024/907 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1275 Karar No : 2024/907 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı iş
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/1275 E. , 2024/907 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1275 Karar No : 2024/907 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usule ve yasaya aykırı olduğu, kamu hizmetinden çıkarma usul ve esaslarına uyulmadığı, OHAL KHK'sı ile bireysel işlem tesis edildiği, savunma hakkı tanınmadığı, disiplin soruşturması yapılmadığı, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurları olan konu, sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, söz konusu KHK'nın Anayasa'nın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, kendisinin OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarılma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakının söz konusu olmadığı, Anayasa'nın 13., 70., 129., 130. maddelerine aykırı işlem tesis edildiği, ByLock programını kullanmadığı, ByLock kullanıcısı olduğunun usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı, ByLock'a ilişkin Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ile kullanıcı adı, user ID içeriklerinin bulunmadığı, Bank Asya'da sadece açılmış hesabının bulunduğu, hesap hareketlerinin bulunmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, söz konusu kararda belirtildiği gibi OHAL şartları ve derogasyon bildiriminin temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda idarelere herhangi bir yetki vermediği, kanunilik, öngörülebilirlik, ölçülülük ilkelerinin gözetilmediği, adil yargılanma hakkının, savunma hakkının ihlal edildiği, geçmiş hizmetlerinin olumlu, sicil notlarının yüksek olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "...Tanık İ.A. talimat mahkemesinde alınan beyanında: 'Ben hazırlıkta beyanda bulundum o beyanımı aynen tekrar ederim. Ben 1998 yılında Erzurum iline görevim nedeniyle tayinen gittim. Yaklaşık 15 Gün Erzurum Polis evinde kaldım. Ancak o dönem bekar olmam nedeniyle Erzurum'un sosyal yapısı nedeniyle tek başıma bir ev tutamadım. Polis evinde tanıştığım polis memuru İ.K. ile tanıştım ve benim durumumda bekar ve polislerin kaldığı bir ev olduğunu söyledi, ben de Yenişehir semtinde bulunan polis memurları Ö.B., E.D. ve E.A. isimli arkadaşların kaldığı eve giderek kalmaya başladım, ...hafta sonları kaldığımız eve polis okulunda görevli olduğunu bildiğim ... isimli arkadaş gelerek bizimle ilgileniyordu, bize bir eksiğimizin olup olmadığını soruyor ve sohbetlerde bulunuyordu, bu dönemde Fettullah Gülen Cemaatinin basında çok reklamımı yapılıyor, ben ve arkadaşlarımda Milliyetçi muhafazakar kökenden geldiğimiz için bu durumu çok yadırgamıyorduk, bu şekilde görüşmelerimiz yaklaşık 1 yıl ayda bir defa olmak üzere sürdü, .... Evlendikten sonra da zaman zaman yeni evli bu arkadaşlarla fırsat buldukça aile görüşmesi şeklinde görüşmelerimiz devam etti bu görüşmelerin bir kısmında Ali Bal ve hanımı da bulunuyordu, Ali Bal isimli kişi Fethullah Gülen'e ait kitapları okuyup zaman zaman kaset dinletiyordu, ...', Tanık R.K. talimat mahkemesinde alınan beyanında: 'Ben sanıklardan ...'ı tanıyorum. Ben 1998-2014 yılları arasında Erzurum'da polis memuru olarak çalıştım. Daha sonra komiser oldum. Sanık ... ise ben Erzurum'a gittiğimde oradaydı. ... polis memuru olarak çalışıyordu. Tahminimce 2000-2001 yılları arasında Erzurum'dan ayrıldı. Yaklaşık 10 günde bir sohbet adı altında toplantılar yapılıyordu. Farklı evlere gittiğimiz oluyordu. Sanık ...'ı aynı dönemde çalıştığımız zamanlarda sıklıkla kendisini sohbetlerde görüyordum. Sohbetlerde risale, Kuran-ı Kerim, Fethullah Gülen'in kitapları okunuyordu. Namaz vakti ise birlikte namaz kılınıyordu. Sanık Ali'de bunlara katılıyordu. Sanık ...'ın cemaat içerisinde aktif görevi varmıydı hatırlamıyorum. ...Toplantılarda zaman zaman burs adı altında paralar toplanırdı. Oraya giden herkes bu parayı verirdi. Bazıları da borcum diyip vermezdi. ...' , Tanık Ö.E. talimat mahkemesinde alınan beyanında: 'Ben sanıklardan sadece ...'ı 2004 yılından beri polis olması nedeniyle tanımaktayım, daha önce ben bu konuyla ilgili ifade vermiştim o ifadem aynen geçerlidir, ben sanığı sohbetlerde görmedim ancak cemaat tarafından dışarıda düzenlenen halı saha maçı gibi bir kaç organizasyonda görmüştüm, ...', Tanık T.C. talimat mahkemesinde alınan beyanında: 'Ben polis memuru olarak görev yapmaktayken fetö soruşturmaları nedeniyle ihraç edildim. 2000 yılından 2016 yılına kadar Antalya'da görev yaptım. Sanıklardan ...'ı katılmış olduğum sohbet toplantılarında görmem nedeniyle tanırdım. Ben bu toplantılara 2010 yılına kadar katıldım. Sonrasında katılmadım. ... Bu sohbet toplantıları Antalya'da çeşitli evlerde yapılırdı. Yanlış bilmiyorsam bu toplantılar ayda 2 defa yapılıyordu, ancak ben düzenli katılamıyordum. 3 ayda 1 defa gittiğim olurdu. Sohbet toplantılarında Fetullah Gülen'in kitapları okunur, vaazları dinletilir ve dini konulardan bahsedilirdi. Örgütsel konular konuşulmazdı ancak bizlere bu toplantılara katıldığınız çok fazla bilinmesin şeklinde telkinlerde bulunulurdu. ...' şeklinde beyanda bulunmuştur. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.