8. Hukuk Dairesi 2025/3073 E. , 2026/29 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1256 E., 2025/288 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/388 E., 2023/10 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacısı ... vekili, asli müdahil ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme so…
8. Hukuk Dairesi 2025/3073 E. , 2026/29 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1256 E., 2025/288 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/388 E., 2023/10 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacısı ... vekili, asli müdahil ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 87 13... parsel sayılı 261,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutulduğu ve kullanıcısının tespit edilemediği şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Asıl dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın uzun zamandır müvekkili tarafından kullanıldığını, tel çit ile çevirip, araba garajı yaptığını, 10'dan fazla meyve ağacı diktiğini, elektrik ve su aboneliği yaptığını, yapı kayıt belgesi aldığını belirterek, kadastro tespitinin iptalini ve beyanlar hanesine müvekkili ...'nun kullanımında olduğuna ilişkin şerh düşülerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkillerinin murisine ait olduğunu, kök parsel olan 1415 parselin hem tapu malikinin hem satış vaadi alacaklısının müvekkillerinin murisi olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptalini ve beyanlar hanesine müvekkilleri muris ... mirasçılarının kullanımında olduğuna ilişkin şerh düşülerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkilinin eşinin babası ... tarafından 1990 yılında haricen ve bedeli mukabilinde satın alındıktan sonra 2005 yılında haricen ve bedeli mukabilinde müvekkiline devredildiğini, 2013 yılı ekim ayında arsada yapılan tek katlı yapı için yapı kayıt belgesi alındığını belirterek, kadastro tespitinin iptalini ve beyanlar hanesine müvekkili ...'nın kullanımında olduğuna ilişkin şerh düşülerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl dosya davalısı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı tarafın kullanımın araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddi gerektiğini, idari ve hukuki sorumluluğun belediyeye ait olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Mahalli bilirkişi dinlenmek ve davaya konu taşınmazın hava fotograflarından daha ayrıntılı kullanım durumu incelenmek üzere ikinci kez keşif yapıldığı, dinlenen bilirkişilerin genel anlamda 2013 yılından bu yana davacı ...'nun taşınmazı kullandığı, etrafını çevirdiği, konteyner koyduğu şeklinde beyanda bulunmuş taşınmazda başkaca bir kişi göremediklerini ifade ettikleri, teknik raporda da birleşen dosya davacısı ...'nın vergi kaydı bulunmadığı, yapı kayıt belgesi olsa da bunun tek taraflı beyan ile oluşturulan belgelerden olduğu, taşınmazın bulunduğu sokağa ait 256,00 metrekarelik bir yere ilişkin 2005 tarihli satış senedi olduğu, asli müdahiller yönünden ise, 18.06.1990 tarihli meni müdahale kararının nereye ait olduğunun tespit edilemediği zira taşınmazın 256,00 metrekare iken kararın 15 dönüm yere ilişkin olduğu, yine Kartal 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 1991/1089 Esas sayılı kararında eski 1415 parsel içindeki iki yerden bahsedildiği bu yere ilişkin olup olmadığının anlaşılamadığı, yine Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 1981 Esas sayılı kararında 11 55... .872,00 metrekare olan taşınmazdan gelen ... nolu taşınmazdaki hisseden bahsedilmiş ise de parselin pasif kayıtlarında asli müdahillere rastlanılmadığı gibi yapılan 7143 sayılı Kanunda da tapu kayıtlarına göre değil fiili kullanım durumuna ilişkin çalışma yapıldığı, taşınmazın kullanım durumu incelendiğinde 2014 yılında içerisinde ağaçların dikilmiş olduğu, baraka bulunduğu, bahçe duvarı, tel örgü olduğu, 2018 yılı fotoğrafta da aynı şekilde olduğu, 2017 yılında da aynı görünümde olduğu, 2006 yılında boş olduğu, 2013 yılında ise bir baraka olduğu, bahçe duvarı ve tel örgü ile kullanımın başladığı, davacının taşınmaza uyan vergi kaydı ya da satış senedi olmadığı, tek taraflı irade ile oluşturulan yapı kayıt belgesi olsa da taşınmazdaki 2013 yılından bu yana başlayan kullanımın davacı ... tarafından olduğunun tespit edildiği" gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asli müdahillerin ... Belediye Başkanlığına karşı açtığı davanın reddine, Hazineye karşı açtığı davanın da husumet yokluğu nedeniyle reddine, asıl davada Hazineye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, ... Belediye Başkanlığına karşı açılan davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesindeki tespitin iptali ile beyanlar hanesine, "iş bu taşınmazın ...'nun kullanımındadır" şeklinde şerhine, 7143 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacısı ... vekili, asli müdahil ... ve arkadaşları vekili davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu taşınmazın kadastro tespit tarihi olan 10.05.2019 tarihinde davacı ...'nun fiili kullanımında bulunduğu, 7143 sayılı Kanuna göre kadastro tespit tarihindeki fiili kullanım durumunun esas alınması gerektiği, davacı ...'nın 10.10.2005 tarihli senet ile taşınmazı satın aldığını belirtmesine rağmen taşınmazda hiçbir zaman fiili kullanımının bulunmadığı, tespit tarihinde de fiili kullanıcı olmadığı, bilirkişi olarak rapor sunan ... 'un kadastro tutanağının kadastro müdürü adına imzaladığı, arazi çalışmasında yer almadığı, asli müdahillerin de tapu kaydına dayanıp taşınmazda fiili kullanımları olmadığı, ... Belediye Başkanlığının davada yasal hasım konumunda olması nedeni ile lehine ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde: müvekkiline ait baraka olarak kullanım şeklinin bu yönde bir iddiası bulunmayan ...'ya hasredilerek hatalı hüküm kurulduğunu, davacı ... garajı yıktığını söylese de tanık ifadeleri, belediyenin cevabında garaj yıkımı olmadığını ve müvekkilinin yaptığı barakanın yıkıldığını gösterdiğini, müvekkili yönünden red gerekçelerinin aynı şekilde davacı ... için de geçerli olduğunu, hüküm kurmaya elverişsiz son bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, 02.06.2022 tarihinde dinlenen ...'in komşusu olan mahalli bilirkişilerin birbiriyle çelişkili ve uydu görüntülerine aykırı beyanlarının hükme esas alındığını, taşınmazda müvekkilinin kayınpederi ile bizzat ağaç diken tanıklarının beyanının yok sayıldığını, zabıta gücüyle müvekkilini taşınmaza yaklaştırmayan ...'e karşı gerekli hukuki başvuruların yapıldığını, delillerin takdirinde haksızlık yapıldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde: dava konusu yerin davacıların murisine ait olduğunu, kök 1415 parselin hem tapu maliki hem satış vaadi alacaklısı olduğunu, Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/650 Esas sayılı dosyasında muris adına tescil edilen kök 1155 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma neticesinde ifraz sonucu 1415 parselin oluştuğunu, özel parselasyonla davacı dahil sokakta yer alan kişilere bizzat ...'ın sattığını, muris ...'ın müracaatı ile alınmış 18.06.1990 tarihli 70 sayılı Kartal Kaymakamlığı 3091 sayılı Kanun ile verilmiş kararının olduğunu, ayrıca Kartal 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/1089 Esas sayılı kararının mevcut olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde: davası reddedilen Hazine lehine vekalet ücreti verilmesine rağmen kendi lehlerine vekalet ücreti verilmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde asıl ve birleşen dosya davacılarının, asli müdahillerin kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacısı ... vekili, asli müdahil ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden ..., asli müdahil ... ve arkadaşları ve birleşen dosya davacısı ...'dan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.