10. Hukuk Dairesi 2015/16304 E. , 2018/629 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile Kurumca iptal edilen hizmetlerinin geçerli olduğunun tespiti, aksi yöndeki Kurum İşleminin iptali ve kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresin…
**10. Hukuk Dairesi 2015/16304 E. , 2018/629 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile Kurumca iptal edilen hizmetlerinin geçerli olduğunun tespiti, aksi yöndeki Kurum İşleminin iptali ve kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Eldeki davada; 2829 sayılı Yasa kapsamında hizmet birleştirilmesi yapılarak aylık bağlanan davacının 27.02.2009-24.05.2009 tarihleri ile 02.07.2009-08.03.2010 tarihleri arasında kalan süre bakımından davadışı ... işyerinden bildirilmiş hizmetlerinin bulunduğu, işyerinin... Sigorta yetkili acentesi (.... Bölge Acentesi) olduğu, davalı Kurumun 2010 yılı denetimi sonucu, işyerinden 10-20 arası kişinin bildirildiği, büroda 2-3 masanın olduğu, 10-20 arası kişinin 2-3 masada çalışmasının ve davadışı...’in eşi işveren vekilinin beyanına göre çalışanlara bilgisayar verilmesi ile müşterinin bulunduğu yerde çalışma usulünün teamüllere ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve sigorta elemanlarının TOB tarafından açılan SGEM eğitiminden geçerek poliçelere imza atmaya yetkili hale geldikleri ancak davacının da içinde bulunduğu çok sayıda kişinin bu tür belgelere sahip olmadığı gerekçeleri ile ... isimli sigortalı hariç diğer tüm sigortalıların çalışmalarının iptal edildiği, mahkemece tanık dinlenildiği ve tanık beyanları doğrultusunda sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacının çalışmasının geçtiği işyerinin sigorta acentesi olması ve işlerin yazılı belgeler üzerinden yürütüldüğü hususları gözardı edilerek sırf tanık beyanları ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.