10. Hukuk Dairesi 2012/14513 E. , 2013/9560 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, iş kazası sonucu süre…
**10. Hukuk Dairesi 2012/14513 E. , 2013/9560 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumunda bulunan sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan masraflar nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 Sayılı Kanun'nun 26. maddesi uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. 506 sayılı Kanunun 26. maddesinde düzenlenmiş bulunan rücu davaları, sigortalının alacağından bağımsız, kanundan doğan basit rücu hakkına dayalı olup; anılan Yasal düzenleme çerçevesinde kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi hükmü doğrultusunda raporda tartışılması gerekir. İşverenin tamamen kusursuz kabul edilebilmesi için ise, anılan madde gereğince, işyerindeki işçilerin sağlığı ve iş güvenliğini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri alması, uygun çalışma ortamı hazırlaması, araçları noksansız bulundurması, işçileri etkin bir biçimde denetlemesi, gözetlemesi, bütün yükümlülüklerini özenle yerine getirmesi, sigortalının da üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmemesi gerekir. Somut olayda, davalı belediyede sürekli sivrisinekle mücadele biriminde çalışan sigortalının olay günü, belediyenin bir mahallesindeki foseptik çukuru ve bina bodrum katlarının ilaçlamasını yaparken beyin kanaması veya beyin damarlarının tıkanması nedeniyle sol tarafının felç geçirerek sürekli iş göremezlik durumuna girdiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, alınan makine mühendislerinden oluşan üç kişilik her iki bilirkişi kurulu raporda da, sigortalının bünyesinden kaynaklanan ve aniden gelişen bir durum sonucu felç geçirdiği, davalı işverenin kusuru bulunmadığı rapor edilmiş, Mahkemece de bu raporlar hükme esas alınarak, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki, hükme esas alınan raporlardaki bilirkişiler makine mühendisi olup, olayın meydana geldiği iş kolunda uzman değillerdir. Hal böyle olunca, Kurumun açtığı iş bu rücu davasında, hükme esas alınan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporlarda işveren kusurunun yeterince araştırılıp, değerlendirilmemesi yönüyle, olayla örtüşür bir kusur raporu bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; davaya konu sigorta olayının meydana geldiği iş kolunda(ilaçlama, sağlık), iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişiden, 506 sayılı Kanun’un 26, 4857 sayılı Kanun’un 77, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 2 ve devamı maddelerine uygun olarak düzenlenmiş kusur raporu alınarak, ilgililerin kusur oran ve aidiyetlerinin yeniden, gerçeğe uygun olarak tespiti gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.