DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2982 E. , 2024/1219 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2982 Karar No : 2024/1219 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … VEKİLİ: Huk. ve Mevzuat Genel Müdürü … 2- … Bakanlığı VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2021/4684, K:2023/1473 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ticaret …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2982 E. , 2024/1219 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2982 Karar No : 2024/1219 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … VEKİLİ: Huk. ve Mevzuat Genel Müdürü … 2- … Bakanlığı VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2021/4684, K:2023/1473 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ticaret Bakanlığında ticaret uzmanı olarak görev yapan ve Cumhurbaşkanlığına tahsisli lojmanda oturan davacı tarafından; 07/02/2019 onay tarihli Cumhurbaşkanlığı Konut Yönergesi'nin 16. maddesinin ikinci fıkrasının ve bu düzenlemeye dayanılarak 03/07/2020 tarihinde Ticaret Bakanlığı tarafından tesis edilen ve dava açılmadan önce son olarak 15/05/2021 tarihinde icra edilen, "15/07/2020 tarihinden itibaren lojman kira bedeline ilave olarak; ilk üç ayda lojman kira bedelinin beş katı tutarında, izleyen aylarda bir önceki ay tahsil edilen tutarın %10'u oranında artırım uygulanarak bulunacak tutarda işgaliye bedeli tahsil edilmesi" yolundaki işlemin iptali ile maaşından kesilmek suretiyle tahsil edilen işgaliye bedellerinin, kesildikleri tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tarafına iadesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2021/4684, K:2023/1473 sayılı kararıyla; Davacı tarafından her ne kadar dava dilekçesinde Cumhurbaşkanlığı Konut Yönergesi'nin "Konuttan çıkarılma" başlıklı 16. maddesinin iptali istenilmiş ise de, dava dilekçesinde yer alan hukuka aykırılık iddiaları ve 12/04/2022 tarihli ek beyan dilekçesindeki açıklamalar karşısında uyuşmazlık, Cumhurbaşkanlığı Konut Yönergesi'nin 16. maddesinin ikinci fıkrasına hasren incelenmiş, 2879 sayılı Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunu'nun 4/6. maddesi, 07/02/2019 tarihli onay ile yürürlüğe konulan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Konut Yönergesi'nin 1., 3., 4., 7., 11., 15., 16., ve 19. maddeleri ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun 5. ve 8. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak, Yukarıda aktarılan yasal mevzuatın incelenmesinden, gerek dava konusu Cumhurbaşkanlığı Konut Yönergesi'nin dayanağını oluşturan 2879 sayılı Kanun'da, gerekse dava konusu Yönerge'nin 3. maddesi ile 19. maddesinde atıf yapılan 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nda, konutta oturma süresi sona erenlerin, kamu konutunu tahliye ederek idareye teslim etmemesi durumunda, idareye işgaliye bedeli tahsil etme yetkisinin verilmediğinin görüldüğü, Bu durumda; ilgili Kanun'ların açık hükmüne rağmen ve anılan Kanun'larda belirlenmiş olan sınır aşılmak suretiyle, üst hukuk normunda tanınmayan bir yetkinin Yönerge ile getirilmesinde ve idareye işgaliye bedeli tahsil etme yetkisi verilmesinde hukuka uygunluk görülmediği, Öte yandan, dava konusu Yönerge maddesinin hukuka aykırılığı tespit edildiğinden, bu maddeye dayanılarak davacıdan işgaliye bedeli alınmasına ilişkin işlemde de hukuka uygunluk bulunmadığı, Bu itibarla, Cumhurbaşkanlığı Konut Yönergesi'nin "Konuttan çıkarılma" başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrası ile davacıdan anılan fıkra kapsamında işgaliye bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin iptali ile davacıdan tahsil edilen işgaliye bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; Dava konusu 07/02/2019 onay tarihli Cumhurbaşkanlığı Konut Yönergesi'nin 16. maddesinin ikinci fıkrasının ve bu düzenlemeye dayanılarak 03/07/2020 tarihinde Ticaret Bakanlığı tarafından tesis edilen ve dava açılmadan önce son olarak 15/05/2021 tarihinde icra edilen, "15/07/2020 tarihinden itibaren lojman kira bedeline ilave olarak; ilk üç ayda lojman kira bedelinin beş katı tutarında, izleyen aylarda bir önceki ay tahsil edilen tutarın %10'u oranında artırım uygulanarak bulunacak tutarda işgaliye bedeli tahsil edilmesi" yolundaki işlemin iptaline, davacıdan tahsil edilen işgaliye bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, 2879 sayılı Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunu'nun 4. maddesine göre 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun Cumhurbaşkanlığı Makamı ve İdari İşler Başkanlığı hakkında uygulanamayacağı ve mezkur Kanun'da düzenlenen hususlar ile mali iş ve işlemlere ilişkin usul ve esaslar ın Cumhurbaşkanlığınca belirleneceğinin hüküm altına alındığı, bu düzenlemeye istinaden 07/02/2019 tarihli onay ile Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Konut Yönergesi'nin yürürlüğe konulduğu, 2879 sayılı Kanun'a uygun şekilde ve Cumhurbaşkanlığına ait hizmetlerin özelliği ve güvenlik şartlarına uygun şekilde yerine getirilmesi amacıyla hazırlanan dava konusu Yönerge'de, Cumhurbaşkanlığı Makamı ve İdari İşler Başkanlığı personeli yönünden farklı düzenleme getirilmesinde üst hukuk normlarına aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülmektedir. Davalı idarelerden Ticaret Bakanlığı tarafından, usul yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu hükme bağlandığından, süresinde açılmayan davanın öncelikle süreaşımı yönünden reddi gerektiği; esas yönünden ise; davacı, (mülga) Başbakanlık kadrosunda uzman olarak görev yapmakta iken 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 221. maddesi gereğince Bakanlıklarındaki "Ticaret uzmanı" kadrosuna atandığı; kendisine daha önce tahsis edilmiş olan kamu konutunun ise Cumhurbaşkanlığına devredildiği ve bunun Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Destek ve Mali Hizmetler Genel Müdürlüğünün 24/05/2019 tarih ve 90524 sayılı yazısıyla bildirildiği, bunun üzerine davacıya kamu konutunu 31/12/2019 tarihine kadar boşaltması için tebligat yapıldığı, davacının süre uzatım talebinde bulunduğu, süre uzatım talebi kabul edilen davacının bu tarih dolduktan sonra kamu konutunu tahliye etmemesi üzerine Cumhurbaşkanlığı Konut Yönergesi'nin 16. maddesi uyarınca işlem tesis edildiği, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Ticaret Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Başbakanlık kullanımında bulunan "Tusso Lojmanları 10. Cad. Blokları No:58 B/7 Emek/ANKARA" adresindeki kamu konutu, o dönemde Başbakanlık uzmanı olarak görev yapması nedeniyle 18/08/2006 tarihinde davacıya görev tahsisli olarak verilmiştir. 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında davacı, Başbakanlıktaki görevinden, Ticaret Bakanlığındaki ticaret uzmanı kadrosuna atanmıştır. Davacının oturduğu kamu konutu ise, 11/12/2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığına tahsis edilmiş; 31/12/2019 tarihine kadar kamu konutunu tahliye etmesi gerektiğine ilişkin bildirim davacıya tebliğ edilmiştir. Davacının kış şartları nedeniyle ek süre tanınması istemi Cumhurbaşkanlığının 16/01/2020 tarihli işlemiyle uygun görülerek, lojmanın boş olarak teslim edilme süresi 30/06/2020 tarihine kadar uzatılmış, kamu konutunu bu tarihte tahliye etmemesi halinde, 15/07/2020 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanlığı Konut Yönergesi'nin 16. maddesinde belirtilen işgaliye bedelinin tarafından tahsil edileceği davacıya bildirilmiştir. Davacı tarafından, 01/06/2020 tarihinde Cumhurbaşkanlığına başvurularak, devam eden salgın nedeniyle tekrar ek süre verilmesi talep edilmiş, Ticaret Bakanlığınca düzenlenen 03/07/2020 tarihli yazıda, ek süre talebinin Cumhurbaşkanlığınca uygun görülmediği, konutun tahliye edilmemesi halinde 16/01/2020 tarihli işlem uyarınca 15/07/2020 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanlığı Konut Yönergesi'nin 16. maddesi kapsamında kira bedeli yerine işgaliye bedeli tahsil edileceği; bu tarihten itibaren ilk üç ay için kira bedeline beş katı eklenerek, daha sonraki aylarda ise, bir önceki ay tahsil edilen tutarın %10 fazlası oranında işgaliye bedeli tahsil edileceği davacıya bildirilmiştir. Davacının kamu konutunu tahliye etmemesi üzerine 15/07/2020 tarihinden itibaren kira bedeline ilave olarak; ilk üç ayda kira bedelinin beş katı tutarında ve sonraki aylarda bir önceki ayın %10 fazlası miktarında artırımlı işgaliye bedeli davacının maaşından kesilmeye başlanmıştır. Mayıs 2021 döneminde, 2021 yılı kira bedeli olan aylık 441,00-TL yerine 3.398,68-TL işgaliye bedeli davacıdan tahsil edilmiş, bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı Konut Yönergesi'nin 16. maddesinin 2. fıkrasının ve 03/07/2020 tarihli işlemin iptali ve tahsil edilen işgaliye bedelinin iadesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 19/08/1983 tarih ve 18140 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve adı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatı Kanunu iken, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 46. maddesiyle değiştirilen 2879 sayılı Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un, yine 703 sayılı KHK ile değişik "Personele ilişkin hükümler" başlıklı 4. maddesinin altıncı fıkrasında; "Cumhurbaşkanlığı hizmetlerinin özelliği ve güvenlik şartına uygun şekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla; 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu, 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanunu, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu Cumhurbaşkanlığı Makamı ve İdari İşler Başkanlığı hakkında uygulanmaz. Söz konusu kanunlarda düzenlenen hususlar ile mali iş ve işlemlere ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığınca belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. Bu Kanun Hükmünde Kararname hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 07/02/2019 tarihli onay ile yürürlüğe konulan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Konut Yönergesi'nin; "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönergenin amacı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına ait konutların tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ilişkin usul ve esaslar ile uygulamaya yönelik diğer konuları düzenlemektir.", "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; "Bu Yönergede geçen; a) İdari İşler Başkanı : İdari İşler Başkanını, b) İdari İşler Başkanlığı : İdari İşler Başkanlığını, c) Genel Müdürlük: Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünü, ç) Kanun: 09/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununu, d) Komisyon: İdari İşler Başkanı tarafından oluşturulan Konut Dağıtım Komisyonunu, ifade eder.", "Konutlardan yararlanacaklar” başlıklı 4. maddesinde; "Konutlardan, İdari İşler Başkanlığı ile Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı kadrolarında çalışan kadrolu, kadro karşılığı sözleşmeli, hizmet sözleşmeli ve süreli personel ile İdari İşler Başkanınca uygun görülen diğer personel yararlanır." (...) “Konutların türleri” başlıklı 7. maddesinde; "(1) İdari İşler Başkanlığına ait konutlar tahsis amacına göre dört gruba ayrılır: (...) b) Görev Tahsisli Konutlar: Bu Yönergeye ekli (2) sayılı cetvelde belirtilenlere, görevinin önemi ve özelliği ile yetki ve sorumlulukları gereği, Komisyonca tahsis edilen konutardır. (2) sayılı cetvelde belirtilenlerden hangilerine eşyalı olarak görev tahsisli konut tahsis edileceği, Komisyonca belirlenir. Görev tahsisli konutlarda oturmakta iken, bu konutlarda oturma hakkını kaybedenler, toplam oturma süresi 5 yıldan az olmamak üzere Komisyon kararıyla en fazla 6 ay daha konutta oturmaya devam ederler." (...) “Konutlarda oturma süreleri” başlıklı 11. maddesinde; "(1) Özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda, tahsise esas olan görevin devamı süresince oturulabilir." (...) “Konuttan çıkma” başlıklı 15. maddesinde; "(1) Bu Yönerge kapsamına giren, a) Özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda oturanlar, tahsise esas olan görevlerin son bulduğu tarihten itibaren en geç 2 ay içinde, (...) konutları boşaltmak ve anahtarlarını Genel Müdürlüğe teslim etmek zorundadır. " "Konuttan çıkarılma" başlıklı 16. maddesinde; "(1) Konutlar, yukarıdaki 15 inci maddede belirtilen süreler sonunda boşaltılmaz ise, Kanunun 8 inci maddesi uyarınca, ilgili mülki makamlara başvurulur. Bu başvuru üzerine konut, başka bir bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak 1 hafta içinde zorla boşalttırılır. Zorla boşalttırmaya karşı idareye ve yargı mercilerine yapılacak başvuru, boşaltma işleminin yerine getirilmesini engellemez. (2) Konutta oturma süresini doldurduğu halde konutu tahliye etmeyenlerden, konutu 15 gün içerisinde tahliye ederek boşaltması, aksi takdirde bu sürenin bitiminden itibaren işgaliye bedeli alınacağına ilişkin olarak Genel Müdürlükçe yapılacak tebligata rağmen, konutu tahliye ederek boşaltmayanlardan, yeni bir tebligata gerek olmaksızın, tahliye tarihine kadar geçecek süreler içinde ödenmesi gereken kira bedeli yerine işgaliye bedeli tahsil edilir. Bu bedel; konutun tahliye edilmesi gereken tarihten sonraki üç ay için, ödenmesi gereken kira bedeline (yakıt, elektrik, su vb. hariç) beş katı eklenerek, daha sonraki aylar için ise bir önceki ay tahsil edilen tutarın yüzde 10'u kadar arttırılarak uygulanır. Ancak bu şekilde oturulan süreler, ilgili maddeler uyarınca belirlenmiş olan sürelerin uzatılması sonucunu doğurmaz ve oturanlar yönünden bir hak teşkil etmez. (3) Kiralama suretiyle konut tahsis edilenlerden 15 inci madde hükmünce konutu boşaltması gerekenler anılan süreler zarfında konutu boşaltmaması durumunda sözleşmede belirtilen kira bedelinin tamamını ödemekle yükümlüdürler"; “Yönergede bulunmayan hususlar” başlıklı 19. maddesinde; "(1) Bu Yönergede hüküm bulunmayan hallerde, 2946 sayılı Kanun ile 16/07/1984 tarihli ve 8345 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Kamu Konutları Yönetmeliği hükümlerine göre işlem yapılır." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan 2879 sayılı Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'da açıkça, Cumhurbaşkanlığı Makamı ile İdari İşler Başkanlığı hakkında 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun uygulanmayacağının ve bu Kanun'da yer alan konularda düzenleme yapma yetkisinin Cumhurbaşkanlığına verildiğinin hüküm altına alındığı görülmektedir. Anılan yetkiye dayanılarak Cumhurbaşkanlığınca çıkarılan, Cumhurbaşkanlığı Konut Yönergesi ile Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına ait konutların tahsis şekli, oturma süresi, tahliyesi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmiş olduğu, Yönerge'nin "Konuttan çıkarılma" başlıklı 16. maddesinin dava konusu edilmeyen birinci fıkrasında; kamu konutları, Yönerge'nin 15.maddesinde belirtilen sürelerin sonunda boşaltılmaz ise mülki makamlara başvurularak konutun kolluk marifetiyle zorla boşalttırılması kurala bağlanmış iken; dava konusu ikinci fıkrasında ise; kamu konutunda oturma süresi doldurduğu halde konutu tahliye etmeyenlerden, konutu 15 gün içerisinde tahliye ederek boşaltması, aksi takdirde konutu tahliyeye zorlamak maksadı ile işgaliye bedeli alınacağı düzenleme altına alınmıştır. Bu çerçevede dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde, 2879 sayılı Kanun'un Cumhurbaşkanlığına verdiği yetki çerçevesinde çıkarılan Yönerge'nin davaya konu hükmünün idareye tanınan düzenleme yapma yetkisi sınırları içerisinde kaldığı ve dayanak Kanun'a uygun olarak düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda, dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına aykırılık ve buna dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemlerin iptali ve davacının maaşından kesilmek suretiyle tahsil edilen işgaliye bedellerinin, kesildikleri tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve davacıdan tahsil edilen işgaliye bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 29/03/2023 tarih ve E:2021/4684, K:2023/1473 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 29/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.