22. Hukuk Dairesi 2017/5685 E. , 2017/3826 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı kıdem ve ihbar tazminat…
**22. Hukuk Dairesi 2017/5685 E. , 2017/3826 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının kabulüne diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2-Taraflar arasında feshin kim tarafından feshedildiği ve haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı iş sözleşmesine 13.07.2010 tarihinde haklı bir neden olmadan işveren tarafından son verildiğini öne sürmüştür. Davalı ise davacının 17-22.07.2010 arası mazeretsiz devamsızlıkları nedeniyle iş sözleşmesine haklı olarak son verildiğini savunmuştur. Davacı tarafça 20.07.2010 tarihli noter kanalıyla işverene gönderilen ihtar ile 13.07.2010 tarihinde iş akdine haklı bir neden bulunmadan son verildiği öne sürülerek bir takım işçilik alacakları talep edilmiştir. Davalı ise 19.07.2010 tarihli ihtar ile 17.07.2010 tarihinden beri işe gelmediği gerekçesiyle işçiden mazeret bildirmesini istemiş olup işveren ihtarının davacıya tebliğ tarihi 21.07.2010'dur. Şu halde; davacının, davalının mazeret bildirmesi için gönderdiği ihtardan önce davalıya iş sözleşmesinin feshedildiğini öne sürerek ihtar gönderdiği anlaşılmaktadır. Davacı tanıkları da davacının işten çıkarıldığını doğrulamışlardır. Işten ayrılış bildirgesinde davacının çıkış tarihi 22.07.2010 olarak ve çıkış nedeni ise istifa olarak bildirilmiştir. Ancak dosya içerisinde yazılı bir istifa dilekçesi bulunmamaktadır. Davalı işveren tarafından tutulan devamsızlık tutanakları davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini bildirdiği tarihten sonradır. Davalı işverence mazeret bildirmesi için gönderilen ihtardan sonra iş akdinin feshedildiğine yönelik yazılı bir fesih bildirimi de yapılmamıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdine davalı işveren tarafından haklı bir neden bulunmadan son verildiği, davalı işverenin sunmuş olduğu devamsızlık tutanaklarının fesihten sonra tutulmuş olduğu anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığının kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile bu taleplerin reddedilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.