10. Hukuk Dairesi 2025/17514 E. , 2026/611 K. "" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/769 E., 2025/1130 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi SAYISI: 2020/91 E., 2025/108 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından…
10. Hukuk Dairesi 2025/17514 E. , 2026/611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/769 E., 2025/1130 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi SAYISI: 2020/91 E., 2025/108 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin ... Caddesi şubesinde görsel düzenleme uzmanı olarak çalışırken 31.05.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kaza tarihinde maaşının 6.000,00 TL olduğunu, iş kazası nedeniyle efor kaybına uğradığı, davacının iş kazası nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu iddia ederek maddi manevi tazminat dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 24.12.2013 tarihinde Ataşehir ... Alışveriş Merkezinde müvekkil şirket de görsel düzenleneme uzmanı olarak başladığını, son olarak ... Caddesinde bulunan şirkete ait görsel düzenleme takım lideri olarak çalıştığını, 28.11.2017 tarihinde kendi rızasıyla başka bir firmada benzer pozisyonda iş bulması sebebiyle istifa ederek işten ayrıldığını, davacının 31.05.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini, sabah saatlerinde mesaisi sırasında merdivenden düştüğünü, iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, ıslak zemin durumunda ıslak zemin işaretinin konulduğu, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..Açılan davanın kabulüne 1-2.669.230,79 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 31.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1-)Davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminata dair kabulün hatalı olduğunu, davacının, davalı iş yerinde çalıştığı süre boyunca almış olduğu en son aylık net ücretinin 6.000,00 TL olduğunu, ücret iddialarını davacı tanık beyanları ile ispatladıklarını, kusur raporunda davacı tarafa yükletilen kusur oranı gerçeği yansıtmamakta olup, kusur raporuna itiraz etmelerine rağmen Mahkeme tarafından ek kusur raporu aldırılmadığını belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının sürekli iş göremezlik oranına ilişkin tespiti kabul etmediklerini, buna ilişkin usuli kazanılmış hak olamayacağını, davacının 9 ay geçici iş göremezlk süresi öngörülerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, kusur raporunu kabul etmediklerini davalının kusuru olmadığını, maddi tazminat hesaplaması yapılırken, işçi ve işverenin kusur oranları, işçinin aylık geliri, işçinin yaşı ve meslekte kazanma gücü kayıp oranının esas alınması gerektiğini, davacının son brüt ücretinin 2.975 TL olduğunu, farklı dönemler için farklı iş görmezlik ödendiğine dair SGK cevaplarındaki çelişki giderilmeden, iş görmezlik ödenekleri toplanmak suretiyle maddi tazminata esas tutarın hatalı belirlenmiş olduğunu, somut olayda yapılan maddi tazminat hesaplamasına esas alınan ücret ve yıllık hesaplamaların da hatalı ve denetime elverişsiz olduğunu, rapordaki asgari ücret oranlamasının da, ücretin hatalı tespiti neticesinde yanlış belirlenmiş olduğunu, yine raporda, pasif devre hesaplamasının, rapor tarihindeki asgari ücrete göre hesaplanmasının da hatalı olduğunu, hesaplamanın -kabul anlamına gelmemek kaydıyla- kaza tarihine göre AGİ dahil edilmeden hesaplanması gerektiğini, davacı sürekli iş göremez olmadığı gibi, zaten çok kısa bir süre sonra işe başlamış ve istifa ederek benzer bir işte sonradan işe girmiş olduğunu, bu nedenle sürekli iş göremezlik hesabının da hatalı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.