1. Ceza Dairesi 2024/2877 E. , 2025/4389 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2436 E., 2024/149 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz ed
**1. Ceza Dairesi 2024/2877 E. , 2025/4389 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2436 E., 2024/149 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstinaf bozması üzerine verilen Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli ve 2022/242 Esas, 2023/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 24.01.2024 tarihli ve 2023/2436 Esas, 2024/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanğın katılanla herhangi bir husumetinin bulunmadığı, öldürme kastı bulunmadığından bahisle suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ve eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Trafik polisi olan ... ve ...'ün Üçgen kavşağı, Kirişhane Camii önünde yol uygulaması yaptıkları, sanığın sevk ve idaresinde bulunan araçla uygulama noktasına yaklaştığında polis memurları tarafından yapılan dur ihtarına uymayarak kaçmaya başladığı, polis memurları ... ile ...'ün de polis ekip aracı ile sanığın aracını takip ettikleri ve sanığın aracı Tavas ilçesine yönlendirdiklerini gördüklerinde durumu Tavas Emniyet Müdürlüğüne bildirip aracın durdurulması amacıyla yardım istedikleri, durumdan haberdar olan katılan polis memuru ... ile diğer polis memuru tanık Sezai Dural'ın sanığın aracını durdurmak amacıyla geliş istikametine göre pozisyon aldıkları, sanığın aracı ile yaklaştığında "dur" ihtarında bulundukları ancak sanığın Tavas İlçesine doğru kaçmaya devam ettiği, tanıklar ... ve ...'ün de ekip aracı ile peşinden takibi sürdürdükleri, bir süre sonra sanığın Tavas ilçe merkezine girmeyip geri dönüş yaptığı ve bölünmüş yolda karşı istikametten katılan ve Sezai'nin bulunduğu tarafa doğru geldiği, bu durumun katılana bildirilmesi üzerine, katılanın bu kez yolun iki şeridini kaplayacak şekilde yola kapan attığı ve kendisinin de normal şeritten daha küçük boyutta olan güvenlik şeridinde beklemeye başladığı, ekip aracının da tepe lambaları yakılı vaziyette hemen yanlarında durduğu, sanığın tepe lambaları yanık olan ekip aracını ve hemen yolun kenarında beklemekte olan katılanı gördüğü halde, arkasından gelen diğer ekip aracının da geçmesini engellemek amacıyla yolda zikzaklar yaparak aracı sürmeye devam ettiği ve sanığın savunmasında belirttiği üzere saatte 80 - 90 km hızla güvenlik şeridinde bulunan katılana çarptığı, katılanın çarpma nedeniyle havalanıp hemen sanığın aracının arkasında takip etmekte olan ekip aracının üstüne oradan da yere düştüğü, alınan tıbbi raporlarla katılanın hayati tehlike geçirecek, yüzünde sabit iz oluşacak ve hayati fonksiyonlarına etkisi bakımından ağır (6) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, kapan nedeniyle lastikleri patlayan sanığın aracı bir süre daha sürüp daha sonra yakalandığı anlaşılan olayda; 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulandığı, anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanığın tepe lambaları yanık olan ekip aracını ve hemen yolun kenarında beklemekte olan katılan üniformalı polisi gördüğü halde, arkasından gelen diğer ekip aracının da geçmesini engellemek amacıyla yolda zikzaklar yaparak aracını sürmeye devam ettiği ve sanığın savunmasında belirttiği üzere saatte 80 - 90 km hızla güvenlik şeridinde bulunan katılana çarptığı, kapan nedeniyle lastikleri patlayan sanığın aracı bir süre daha sürüp daha sonra yakalandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-g, 35/2. maddesi uyarınca nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçu yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Kabul ve uygulamaya göre de; alınan tıbbi raporlarla katılanın hayati tehlike geçirecek, yüzünde sabit iz oluşacak ve hayati fonksiyonlarına etkisi bakımından ağır (6) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasını öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek makul (orta) ile üst sınır arasında bir ceza belirlenmesi yerine yazılı şekilde makul (orta) oranda ceza tayin edilmesi suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3) ve (4) nolu paragraflarında açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 24.01.2024 tarihli ve 2023/2436 Esas, 2024/149 Karar sayılı kararının "suç vasfı, eksik ceza tayini" ve "teşebbüsün derecesi" yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.