Başvuru, arsa vasfını haiz taşınmazların bir bölümü üzerinden kamulaştırma yapılmaksızın bir kısmından yol bir kısmından enerji nakil hattı geçirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, arsa vasfını haiz taşınmazların bir bölümü üzerinden kamulaştırma yapılmaksızın bir kısmından yol bir kısmından enerji nakil hattı geçirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurulara ait başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemelerinden sonra başvurular Komisyonlara sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Konularının aynı olması nedeniyle 2017/30861, 2017/30870, 2017/30876 ve 2017/30878numaralıbaşvuru dosyalarının 2017/30851 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirilmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular Mehmet Emin Aydemir, Şerif Atılğan, Burhan Keskin, Salahattin Kapar, İsmail Bilik sırasıyla 1950, 1939, 1954, 1964, 1975 doğumlu olup Batman'ın Gercüş ilçesinde ikamet etmektedirler. Batman'ın Gercüş ilçesi Pınarbaşı ve Bağlarbaşı mahallelerinde bulunan başvuruculara ait taşınmazlarının bir kısmı üzerinden kamulaştırma yapılmadan 2012 yılında yol veya enerji nakil hatları geçirilmiştir. Başvurucular müdahalenin türüne göre Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ve Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ) aleyhine Gercüş Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davaları açmışlardır. Başvurucular dava dilekçesinde; arsa vasfında olan taşınmazlarının değerli bir muhitte yer aldığını, müdahale edilen taşınmazlarından tasarruf imkânlarının kısıtlandığını ifade etmişlerdir. Dilekçede, arsa vasfında olan taşınmazları üzerinde imar, inşa çalışmaları yapamadıklarını, taşınmazlarının değerinde ciddi anlamda değer düşüklüğü oluştuğunu, tazminat ödenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Davalı idareler ise savunmasında, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmemesi ve davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece bilirkişilerle birlikte mahallinde keşifler yapılmıştır. İnşaat ve ziraat mühendisi üç bilirkişi tarafından hazırlanan raporlarda öncelikle emsal alınması gereken satış bedeli tespit edilmeye çalışılmıştır. Mahkemece davaların kabulüne ve kamulaştırmasız el atma tazminatının davalı idarelerden alınarak başvuruculara ödenmesine, el atılan kısmın başvurucular adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ilgili idare lehine tesciline/terkinine karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) mahkeme kararlarını onamıştır. Nihai kararlar başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, nihai kararların tebliği üzerine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Şevket Karataş [GK], B. No: 2015/12554, 25/10/2018, §§ 20-