(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/16645 E. , 2011/2396 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, Uşak merkez ... Köyü ... mevkiinde kain 110 ada 57 parsel sayılı 14563,92 m2 yüzölçüm…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/16645 E. , 2011/2396 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, Uşak merkez ... Köyü ... mevkiinde kain 110 ada 57 parsel sayılı 14563,92 m2 yüzölçümünde tarla vasıflı taşınmazın 2400,00 m2 kısmının orman tahdidi içinde iken 6831 sayılı yasa uyarınca 175 nolu orman kadastro komisyonu kararı ile bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle 6831 sayılı yasanın 2/B maddesinin uygulanması sonucu orman sınırı dışına çıkarıldığını belirterek 110 ada 57 parselin davalılar adına olan tapu kaydının 2400,00 m2’lik bölümünün iptali ile 2/B niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davalılardan ... ve ...’ın dava tarihinden önce ölü oldukları ve ölü kişiler aleyhine dava açılmayacağı gerekçesiyle H.Y.U.Y’nın 38. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2006 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmaz 1993 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise, davalılar adına özel mülk olarak tesbit ve tescil edilmiştir. Mahkemece, ölü kişiler aleyhine dava açılamayacağından bahisle davanın tümden reddine karar verilmiş ve dosya içeriğine göre; davalılardan ... ve ...’ın dava tarihinden önce öldükleri anlaşılmış ve 04/05/978 tarih ve 4/5 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca davadan önce öldükleri saptanan kişiler hakkındaki davanın reddedilmiş olması kural olarak doğru ise de, adı geçenler yanında davada 6 kişi daha davalı sıfatıyla yer almış, dava dilekçesinde de kendilerine husumet tevcih edilmek suretiyle davalı olarak gösterilmişlerdir.