T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/972 KARAR NO : 2025/1423 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/06/2024 NUMARASI : 2020/654 Esas 2024/446 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18/11/20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/972 KARAR NO : 2025/1423 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/06/2024 NUMARASI : 2020/654 Esas 2024/446 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.03.2019 tarihinde, davacı müvekkili ...'nun içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Meltem Bulvarı istikametinden 3840 Sokağını takiben 3844 Sokak istikametine seyir halindeyken, 6.Cadde kavşağına gelindiğinde, 6.Caddeyi takiben 8. Cadde istikametine seyri halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile çarpışması ve bu çarpmanın etkisiyle ... plakalı aracın savrularak park halindeki araçlara çarparak durması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakım ihtiyacı doğduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, yargılama konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı araç, kaza tarihi itibariyle 22504204 nolu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca, davalı ...Ş.'nin teminatı kapsamında olduğunu, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin yaralanması, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalması ve bakım ihtiyacının doğması nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların tazmini için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı ...Ş.'ye başvuruda başvurulduğunu, davalı nezdinde 2019074980 nolu hasar dosyası oluşturulduğunu ve bu kapsamda müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin müvekkilinin uğradığı zararları karşılamaktan uzak, fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkili ... ...'in ağır şekilde yaralanması, geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğraması ve bakım ihtiyacının doğması nedeniyle, HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttikleri taleplerini artırım hakları saklı olmak üzere, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 10.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam şimdilik 10.200,00 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihi olan 26.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte, davalı ... şirketinden tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuran tarafa toplam 62.659,00 TL maluliyet tazminatının, müvekkili tarafından ödenerek sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, mahkemece aksi kanaate varılması halinde ödeme tarihindeki verilere göre TRH 2010 mortalite tablosu kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri ile yol masrafının sorumluluk kapsamında bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, karşı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle muaccel bir alacak bulunmadığını bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 26/03/2019 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı, davalı ... tarafından davadan önce 26/06/2020 tarihinde 62.659,00-TL ödeme yapıldığı, alınan maluliyet raporlarına göre davacının vücut engellilik oranının %3, iyileşme süresinin 3 ay ve bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğu, davacının hesaplanan toplam zararının 48.268,13 TL olduğu, ancak davacıya davalı ... tarafından 26/06/2020 tarihinde 62.659,00-TL ödeme yapıldığı sabit olmakla tüm zararı karşılanan davacının davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporlarının usule, yasaya ve yüksek mahkeme kararlarına aykırı olup, yerel mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, hükme esas raporda maluliyet oranının %3 olarak kabul edildiğini, bu raporlara yönelik itirazların mahkemece reddedildiğini, dava konusu trafik kazasına bağlı ağır yaralanmadan kaynaklı maluliyetinin çok daha fazla olduğunu, hükme esas maluliyet raporunda omuz kırığı için tespit edilen maluliyetin fahiş derecede düşük olduğunu, pskiyatrik arazdan kaynaklanan maluliyetinin hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, raporlar arası çelişki giderilmeden karar verildiğini, skara bağlı maluliyetinin değerlendirilmediğini, ilk iki rapor ile son rapor arasında sonuç ve tespitler bakımından büyük çelişki bulunmasına rağmen bu çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, hükme esas aktüer rapordaki tespit edilen gelirin hatalı olduğunu, gelirinin asgari ücretten yüksek olduğu dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 26/03/2019 günü dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile kavşağa giriş yaptığında aynı sırada kavşağa giriş yapan dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otobüsün, içerisinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı otomobile sağ yan kısmından çarpması sonucu savrularak park halindeki iki ayrı araca çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, meydana gelen kazada davacının yaralandığı, dosyada mevcut 26/05/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen rapora göre; kazanın meydana gelmesinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı otomobil sürücüsünün %90, ... plakalı otobüs sürücüsünün %10 oranında kusurlu olduğu, davacının eldeki davayı açmadan önce ... plakalı otomobilin ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... şirketine yaptığı başvuru nedeniyle davalı ... tarafından 26/06/2020 tarihinde davacıya maluliyeti nedeniyle 62.659,00 TL ödeme yapıldığı, davacının bu ödemenin yaralanmasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik zararları ile bakıcı giderini karşılamaya yeterli olmadığı gerekçesi ile işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Somut olaydaki uyuşmazlık, dava konusu kazaya bağlı olarak davacının maluliyet oranının tespiti ile, belirlenen maluliyete karşılık gelen maddi zararının tespiti noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamında bulunan kanıt ve belgelerden; davacının 26/03/2019 tarihli trafik kazası sonrası ilk tedavisinin yapılmasının ardından Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 01/04/2019 tarihli raporda, kazaya bağlı olarak davacının sağ klavikulada yeni, sol klavikulada ise bu bölgede daha önce geçirdiği ameliyat sonrası olduğu düşünülen kırık görüldüğü, sağ pubik kemikte alt ve üst ramusta simfisiz pubise uzanım göstermeyen parçalı kırık izlendiği, 8 bandaj uygulanarak aynı gün taburcu edildiği, yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, vücudunda kemik kırığına neden olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli olarak zayıflaması ya da yitirilmesi açısından değerlendirme için henüz erken olduğu, olay tarihinden itibaren en erken 12 ay sonra kişinin muayenesi sonrasında bir değerlendirmede bulunulabileceği mütalaa edilmiştir. Mahkemece, davacının geçirdiği kazaya bağlı geçici ve sürekli iş göremezlik durumu ile bakıcı gideri olup olmadığının tespiti için üç ayrı bilirkişi kurulu raporu alınmıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 10/01/2022 tarihli raporda; “…. Kişinin belirtilen sekelleri 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri uyarınca alt ekstremite için %5, üst ekstermite için %4 fonkisyon kaybına bağlı hastalıklar/anksiyete vs nedeniyle %12, balthazard uygulandığında tüm vücut engellilik oranını %19, geçici iş göremezlik süresinin 90 gün ve bakıcı ihtiyacının 15 gün olduğu mütalaa edilmiştir. Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen rapora itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 21/09/2022 tarihli raporda ise, “...’nun 26.03.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Şekil 2.10’a göre; %1, Şekil 2.11’e göre; %2, Üst Ekstremite Özürlülük Yüzdesi %3, Tablo 2.3’e göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu,11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği” mütalaa olunmuştur. Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen rapor ile, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 21/09/2022 tarihli rapor arasındaki çelişki nedeniyle Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurlu tarafından düzenlenen 06/07/2023 tarihli raporda ise; kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri uyarınca kişinin tüm vücut engellilik oranının %2, iyileşme süresinin ise 3 ay olduğu, tedavi süresince bakıcı ihtiyacı bulunmadığı mütalaa edilmiş olup, alınan rapor ile çelişki giderilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından alınan aktüer bilirkişi raporunda; kişinin engellilik oranının %3, geçici iş göremezlik süresinin ise 3 ay olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamada maddi zararın 48.268,13 TL olarak hesaplandığı, dava açılmadan önce davalı ... tarafından davacıya 62.659,00 TL ödeme yapıldığı, davacının karşılanmayan bir zararının bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere; dava konusu kaza nedeniyle yaralanan davacıya, davalı ... tarafından dava öncesi ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibariyle davacının tüm zararlarının karşılandığı, mahkemece tespit edilen maluliyet oranına göre davacının karşılanmayan bir zararının bulunmadığı gözetilerek ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı ...’nun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.