10. Hukuk Dairesi 2024/12302 E. , 2025/1358 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/439 E., 2024/1503 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/186 E., 2022/331 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlana…
**10. Hukuk Dairesi 2024/12302 E. , 2025/1358 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/439 E., 2024/1503 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/186 E., 2022/331 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 21. maddesine 4131 sayılı Kanun ile eklenen iş hakkı verilmesi hükümlerine göre vazife malulü emekliliği yanında 1999-2005 yılları arasında... Alüminyum A.Ş. bünyesinde çalıştığını, davacının bu iş yerindeki çalışmasının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamında sayılmasını talep ettiğini, davalı Kurumun davacının bu talebini gerekçesiz ve hukuka aykırı olarak zımnen reddettiğini belirterek davacının 1999 - 2005 yılları arasında... Alüminyum A.Ş. isimli iş yerinde geçen hizmetinin uzun vadeli sigorta kollarından olduğunun tespitine, buna aykırı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun ek 1. maddesi kapsamında 1475 sayılı İş Kanunu'na tabii işçi olarak işçi statüsünde çalıştığı sabittir. Mahkememizce, Sosyal Güvenlik Kurumundan davacının hizmetinin bildirildiği 1978442 sicil sayılı iş yerinin 24.08.1999 - 10.09.2005 arası Sosyal Güvenlik Destek Primine tabii bildirimlerin ve şahsi sicil dosyasının gönderilmesi istenmiş, Kurum kayıtlarında istenen kayıtların bulunmadığı bildirilmiş ve daha önce gönderilen kayıtlar gönderilmiştir. Davacı adına... Alüminyum A.Ş. tarafından Sosyal Güvenlik Destek Primine tâbi olarak çalıştığı dönemde çeşitli tarihlerde bildirimde bulunulduğu açıktır. Tüm süreci kapsayan belgelere ulaşılamamıştır. Davacının uzun vadeli sigorta kollarından sigortalı sayılma başvurusu bulunduğu tespit edilememiş, şahsi sicil dosyası içeriğinden de ilk kez 22.09.2017 tarihinde Kuruma başvurduğu anlaşılmıştır. Davacının davalı işverenlik bünyesinde çalışırken Sosyal Güvenlik Destek Primine tâbi hizmetinin bildirildiği dönemde uzun vadeli sigorta kollarından sigortalı sayılması için yazılı başvurusu bulunduğuna dair kayıt ve belgenin olmadığı, böyle bir başvuru yapıldığının da kanıtlanamadığı anlaşıldığından Kurum işleminin yerinde olduğu kanaatine ulaşılmış ve davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının, işe giriş tarihinde vazife malullüğü aylığı alması nedeniyle 506 sayılı Yasanın 3/II-C maddesi kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından yararlanma konusunda yazılı talebinin bulunması ya da yazılı irade talebi yerine geçecek belgeler sunması gerektiği halde dosyada buna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin kararın yerinde olduğu" belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, emeklilik şekli ve dolayısıyla emeklilik statüsü davacı ile aynı olan kişiyle ilgili ve tamamen aynı konuya ilişkin davada Ankara 3. İş Mahkemesinin E.2008/58, K.2008/392 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, anılan kararın, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin E.2008/19228, K.2009/16692 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini belirtmiş; eksik araştırma ve inceleme sonucunda verilen ve hukuka aykırı bulunan temyize konu kararın ise bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının vazife malullüğü aylığı almakta iken 1999 - 2005 yılları arasında... Alüminyum A.Ş. ünvanlı iş yerinde geçen hizmetinin uzun vadeli sigorta kollarından olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.