1. Hukuk Dairesi 2024/2690 E. , 2024/4564 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi KARAR : Direnme/Kabul Konut GYO A.Ş. vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/223 E., 2017/7 K. Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli ve 2015/223 E. 2017/7 K. sayılı kararıyla, Hazine ve TOKİ arasında yap…
**1. Hukuk Dairesi 2024/2690 E. , 2024/4564 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi KARAR : Direnme/Kabul Konut GYO A.Ş. vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/223 E., 2017/7 K. Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.02.2017 tarihli ve 2015/223 E. 2017/7 K. sayılı kararıyla, Hazine ve TOKİ arasında yapılan mahsuplaşma işlemi sonucunda 2011 yılında Bakan oluru ile taşınmazların davalı TOKİ’ye intikal ettirildiği, TOKİ’den ise Emlak GYO'ya bedel karşılığı satış suretiyle devredildiği, temlike dayanak idari işlemin ayakta olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2018 tarihli ve 2018/83 E., 2018/83 K. sayılı ilâmı ile; mevcut deliller itibari ile davacının yolsuz tescil iddiasının yerinde olmadığı, tescile dayanak olan mahsuplaşma işleminin halen hukuken var olduğu değerlendirildiğinde, davanın usulden değil esastan reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle kamu düzeni yönünden hüküm ortadan kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 26.10.2020 tarihli, 2018/5303 E., 2020/5450 K. sayılı kararı ile; “...davalı Hazine ile davalı TOKİ arasındaki işlemlerin davacıyı ilgilendirmediği gözetildiğinde, taraflar arasında yapılan mahsuplaşma işleminin halen hukuken var olmasının eldeki davanın reddine gerekçe olamayacağı açıktır. Hâl böyle olunca, 4706 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin 6 ncı fıkrası uyarınca dava konusu taşınmazların yerinin, Bakanlıkça tespit edilen taşınmazlardan olup olmadığının ve anılan maddede sayılan şartların oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği...” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli, 2021/20 E., 2022/767 K. sayılı ilamı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazlar yönünden 4706 sayılı Yasa'nın 5 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında belirtilen koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı yanında fer’i müdahil .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 20.12.2022 tarihli ve 2022/6490 E. 2022/8342 K. sayılı kararıyla; "...4706 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin 6 ncı fıkrası uyarınca devir konusunda Bakanlığa takdir yetkisi verilmiş olup dava konusu taşınmazların Bakanlıkça devri uygun görülen taşınmazlardan olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi..." gerektiğinden bahisle Mahkeme kararı bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına karşı, Bölge Adliye Mahkemesince önceki kararda direnilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.