1. Hukuk Dairesi 2017/1995 E. , 2017/4957 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 12202 parsel sayılı, taşınmazdaki 4 nolu bağımsız bölümün ½ payını, davalı ...’ten aldığı borca karşılık teminat olmak üzere ...’in yönlendirmesi üzerine oğlu olan diğer davalıya tapuda satış suretiyle temlik ettiğini, borcun Nisan 2011 tarihinde ödeneceği kararlaştırılarak bedelsiz temlik yapıldığını, borcu ödemek istediği…
**1. Hukuk Dairesi 2017/1995 E. , 2017/4957 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 12202 parsel sayılı, taşınmazdaki 4 nolu bağımsız bölümün ½ payını, davalı ...’ten aldığı borca karşılık teminat olmak üzere ...’in yönlendirmesi üzerine oğlu olan diğer davalıya tapuda satış suretiyle temlik ettiğini, borcun Nisan 2011 tarihinde ödeneceği kararlaştırılarak bedelsiz temlik yapıldığını, borcu ödemek istediği halde taşınmazın devrine yanaşmadıkları gibi aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ileri sürerek, taşınmazın tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava konusunun üçüncü bir kişiye devri sebebiyle HMK'nun 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını tazminat yönünde kullanmıştır. Davalılar, iddiaların yersiz ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairece; "... davacının iddialarını 05/02/1947 tarihli 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı bir belge ile kanıtlayabileceği, ancak davacı tarafından böyle bir belgenin ibraz edilmediği açıktır. Ne var ki; davacı dilekçesinin deliller bölümünde açıkça yemin deliline de dayanmıştır. Yazılı bir belgenin veya yazılı bir delil başlangıcının bulunmadığı durumda, iddia sahibinin son başvuracağı çare karşı tarafa yemin teklif etmektir. Bilindiği üzere; yemin 6100 sayılı HMK'nun 228. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen ve davayı sonuçlandıran yasal ve kesin delildir. 05/02/1947 tarihli, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca iddiasını yazılı delille kanıtlayamayan kimsenin karşı tarafa yemin teklif etme hakkının bulunduğu sabittir. Oysa eldeki davada davacıya bu olanak tanınmamıştır. Hal böyle olunca; davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması, bu hakkın kullanılması halinde hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu..." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.