4. Hukuk Dairesi 2023/3473 E. , 2023/13033 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Usulden Reddine, Birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/280 Esas Sayılı Dosyasında Davanın Zamanaşımı Nedeniyle Reddine, Birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/96 Esas Sayılı Dosyasında Davanın Kısmen Kabulüne MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/96 Esas, 2020/27 Karar DAVACILAR : 1-..., 2-... vekili Avukat ..., 3-... Mira…
**4. Hukuk Dairesi 2023/3473 E. , 2023/13033 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Usulden Reddine, Birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/280 Esas Sayılı Dosyasında Davanın Zamanaşımı Nedeniyle Reddine, Birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/96 Esas Sayılı Dosyasında Davanın Kısmen Kabulüne MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/96 Esas, 2020/27 Karar DAVACILAR : 1-..., 2-... vekili Avukat ..., 3-... Mirasçıları: a. ... b. ... c. ... d. ... Birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/480 Esas (bozma sonrası esas 2019/96) sayılı dosyasında taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın usulden reddine, birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/280 Esas sayılı dosyasında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/96 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, Aktoprak Köyü, 105 Ada 8 Parsel ve 101 Ada 40 Parsel numaralı taşınmazların malikleri olduğunu, davalının ise bu parsellerin bitişiğinde yer alan ve dava konusu parsellere göre daha yüksekte kalan taşınmazın maliki olduğunu, davalının kendisine ait taşınmazı ücreti karşılığında çöp ve moloz dökmek üzere tahsis ettiğini, dökülen malzemelerin ağırlığı nedeniyle müvekkillerine ait taşınmazlarda çatlamalar, yarılmalar ve kaymalar meydana geldiğini, taşınmazların kullanılır olmaktan çıkarıldığını, çatlamaların halen devam ettiğini, arazilerdeki mezarların dahi kaydığını, müvekkillerinin taşınmazlarının kullanılır olmaktan çıkması ve satılamaması nedeniyle değer kaybı yönünden maddi zararlarının olduğunu, mezarların kayması nedeniyle açılması ve müvekkillerinin tedirginliği nedenleriyle manevi zararları da olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/280 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, Aktoprak Köyü, 105 Ada 8 Parsel ve 101 Ada 40 Parsel numaralı taşınmazların malikleri olduğunu, davalının ise bu parsellerin bitişiğinde yer alan ve dava konusu parsellere göre daha yüksekte kalan taşınmazın maliki olduğunu, davalının kendisine ait taşınmazı ücreti karşılığında çöp ve moloz dökmek üzere tahsisi ettiğini, dökülen malzemelerin ağırlığı ile zeminin tetiklenmesi sonucunda oluşan heyelan nedeniyle müvekkillerine ait taşınmazın hafriyatla örtüldüğünü, müvekkillerine ait taşınmazların zarar görüğünü, evlerde çatlamalar meydana geldiğini, davalının neden olduğu heyelan sonucunda zirai ürünlerin yok olduğunu, taşınmazlarda zirai veya teknik yapılaşmanın imkansız ... geldiğini, davalının hafriyat dökmesi ile sebebiyet verdiği müvekkillerine ait evler üzerinde çatlamalar, mezarlıkların açılması ve sonrasında oluşan heyelan nedeniyle evlerinden çıkmaları sonucunda manevi yıkıma uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın heyelan tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/96 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili; müvekkillerinden ...'in Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, Aktoprak Köyü, 105 Ada 6 Parsel sayılı taşınmazın; müvekkillerinden ... ve ...'nın Trabzon İli, Ortahisar İlçesi, Aktoprak Köyü, 105 Ada 9 Parsel, 105 Ada 8 Parsel ve 101 Ada 40 Parsel sayılı taşınmazların malikleri olduğunu, davalının ise bu parsellerin bitişiğinde yer alan ve dava konusu parsellere göre daha yüksekte kalan taşınmazın maliki olduğunu, davalının kendisine ait taşınmazı ücreti karşılığında çöp ve moloz dökmek üzere tahsisi ettiğini, dökülen malzemenin ağırlığı nedeniyle müvekkillerine ait taşınmazlarda çatlamalar, yarılmalar ve kaymalar meydana geldiğini, taşınmazların kullanılır olmaktan çıkarıldığını, çatlamaların halen devam ettiğini, arazilerdeki mezarların dahi kaydığını, müvekkillerinin taşınmazların kullanılır olmaktan çıkması ve satılamaması nedeniyle değer kaybı yönünden maddi zararlarının olduğunu, mezarların kayması nedeniyle açılması ve müvekkillerinin tedirginliği nedenleriyle manevi zararları da olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 60.037,99 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde yer alan iddiaların asılsız olduğunu, davacılara ait taşınmazlar ile müvekkiline ait taşınmaz arasında yol olduğunu, müşterek sınır olmadığını, müvekkilinin taşınmazını çöp ve moloz dökmek üzere kimseye tahsis etmediğini, taşınmazın yaklaşık 80 dönüm olduğunu ve müvekkilinin taşınmazın içerisine kendisinin kullanımı için yol açtığını, kimseye zarar vermediğini, yolun tabanına çöp ve moloz dökülmediğini, araçların rahat hareket etmesini sağlamak için her yolun tabanına dökülen malzemelerin döküldüğünü, davacıların taşınmazlarında herhangi bir zarar meydana gelmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/280 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, belediyeye ait olan su borusunun patlamasının da heyelanı tetiklemiş olabileceğini, müvekkilinin taşınmasını çöp ve moloz dökmek için tahsis etmediğini, belediye veya üçüncü kişiler tarafından müvekkilinden izin alınmaksızın araziye hafriyat döküldüğünü, asıl davada alınan bilirkişi raporlarından dökülen toprağın tarıma elverişli olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle sadece tevsiye edilmesinin yeterli olduğunu, yine bilirkişi raporlarında heyelanın bir çok nedeni olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/96 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazını çöp ve moloz dökmek için tahsis etmediğini, aşırı yağışlar nedeniyle şehrin birçok yerinde kaymalar meydana geldiğini, davacıların iddia ettiği şekilde bir toprak kaymasının meydana gelmediğini, şayet gelmiş ise müvekkilinin toprağı kaydığı yerden kaldırıp kendi taşınmazına taşımaya hazır olduğunu, davacıların taşınmazında herhangi bir çatlama ve yarılma söz konusu olmadığını, mezarların da açılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.06.2016 tarihli, 2015/480 Esas ve 2016/1051 Karar sayılı kararıyla; davalının daha üst kotta bulunan taşınmazına toprak ve moloz döktürdüğü, sahanın duraylı halde iken dava konusu alanın üst kotlarına toprak hafriyatın konulmasının (ek yük bindirilmesi), yağışların etkisi, topoğrafik eğimin fazlalığı, killeşme gibi unsurların etkisiyle davacıların paydaşı oldukları dava konusu ve daha alt kotlardaki taşınmazlarda heyelana neden olduğu, bilirkişi kurulu raporu ile taşınmazlardaki zararın belirlendiği, manevi zararın oluştuğunun ise ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 17.976,00 TL'nin, davacılar ... ve ... yönünden ayrı ayrı 3.747,77 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talep ile manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 19.12.2018 tarihli, 2016/732 Esas ve 2018/8146 Karar sayılı ilamıyla; "Dosyanın incelenmesinde; mahallinde yapılan keşif neticesinde jeoloji mühendisleri tarafından hazırlanan 03.09.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalıya ait taşınmazın potansiyel heyelan bölgesinde yer aldığını, eğimin fazlalığı ve yağışın etkisiyle davalının taşınmazına hafriyat dökmesi ile davacıların taşınmazına zarar verildiği ve mahkemece bu raporun hüküm esas alındığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, zararın oluşumunda birçok faktörün etkili olduğu, davalıların eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı bu kapsamda tarafların kusur durumları belirlenmeden eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Dairenin anılan bozma ilamından sonra dava dosyası Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/96 sayılı esasına kaydedilmiş; mahkemenin 09.01.2020 tarihli ve 2020/27 Karar sayılı kararı ile asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava yönünden dosya kapsamına göre 19.09.2014 tarihinde heyelanın meydana geldiği, asıl davada dava tarihinin 01.09.2014 olduğu, davanın haksız fiilin meydana geldiği tarihten önce açıldığı, bu nedenle asıl davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği; birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/280 Esas sayılı dosyası yönünden haksız fiilin 19.09.2014 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 04.05.2018 tarihinde açıldığı, haksız fiilden tarihinden dava tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresisinin dolduğu, bu nedenle birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/280 Esas sayılı dosyasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/96 Esas sayılı dosyası yönünden bozma ilamına uyulmasına karar verilerek konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan raporda davalının meydana gelen olayda 1/4 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, bu oran üzerinden maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, manevi tazminatın reddine ilişkin ilk kararın bozma kapsamı dışında kalarak kesimleştiği, bu nedenle manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği gerekçesiyle asıl davanın usulden reddine, birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/280 Esas sayılı dosyasının zamanaşımı nedeniyle reddine, birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/96 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, ... yönünden 4.494,00 TL'nin, davacı ... yönünden 936,94 TL'nin, davacı ... yönünden 936,94 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında müvekkillerinin taşınmazlarında meydana gelen zararın davalının kendi arazisine dökmüş olduğu hafriyat nedeniyle gerçekleştiğinin tespit edildiğini, davalının heyelanın gerçekleşmesindeki haksız fiilinin uygun illiyet bağı çerçevesinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin ise Yargıtay bozma ilamından sonra Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/96 Esas sayılı dosyasında bozma sonrası alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, dava tarihinden bu aşamaya kadar yapılan hukuki işlemlerde usulen bir sakatlık bulunmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerine ait taşınmazlarda oluşan yarılma, çatlama ve kayma yönünden oluşan zararların talep edilmesiyle başlayan süreçte bir müddet sonra heyelanın gerçekleşmesine bağlı olarak zararın büyüdüğünü, ilk davanın açıldığı tarihten sonra gerçekleşen heyelan ve uzayan yargılama nedeniyle müvekkillerinin hak kaybına uğramamaları adına Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/280 Esas sayılı dava dosyası ile açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, oysa açılan davalar ve değişen durumlar nedeniyle zamanaşımının durduğunu, bu nedenle birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/280 Esas sayılı dosyasında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl dava dosyasında genel olarak uygun illiyet bağının varlığı sübut bulduğundan davanın açıldığı tarihte heyelanın tam olarak gerçekleşmemesinin bir önemi olmadığını, müvekkillerinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda davalının hissedarı olduğu taşınmaza döktürdüğü hafriyatın etkisiyle komşu parseller olup davacılara ait olan taşınmazlarda yarılmalar ile çatlamalar oluşması ve akabinde heyelan meydana gelmesi sonucunda davacılara ait taşınmazlarda oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd. maddeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/280 Esas ve birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/96 Esas sayılı dosyalarına yönelik tüm, asıl davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosyanın incelenmesinde; davalının hissedarı olduğu taşınmaz ile davacıların hissedarı olduğu taşınmazların komşu olduğu, davalının hissedarı olduğu taşınmazın daha üst kotta yer aldığı, davalının taşınmazının içerisinden açmaya çalıştığı yolun tabanını güçlendirmek amacıyla taş döktürdüğü, arazinin yüksek eğimli olması, bozulmuş killi yapıda olması, aşırı yağış ve davalının eylemi birleştiğinde heyelana sebep olduğu ve davacıların taşınmazlarının zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı itibarıyla heyelanın 19.09.2014 tarihinde meydana geldiği görülmekte olup davacılar vekili tarafından heyelanın daha önceki bir tarihte meydana geldiği iddia ve ispat edilmemiştir. Mahkemece de asıl davada heyelanın dava açıldıktan sonra gerçekleşmesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece varılan sonuç ile davacıların talebi uyumlu değildir. Davacılar vekili 01.09.2014 tarihli asıl dava dilekçesi ile; davalının yukarıda anılan eylemi sonucu davacıların hissedarları olduğu taşınmazda yarılmalar, çatlamalar ve kaymalar meydana geldiğini, taşınmazlardaki mezarların kaydığını iddia ederek taşınmazların kullanılır olmaktan çıkması ve satılamaması nedeniyle değer kaybından oluşan maddi zarar ile manevi zararın tazminini talep etmiştir. Dava açıldıktan sonra henüz mahkemece keşif yapılmadan 18.09.2014 tarihinde bölgede aşırı yağış meydana gelmiş ve bunun sonucunda da 19.09.2014 tarihinde heyelan oluşmuştur. Dolayısıyla dava dilekçesinde dayanılan maddi olgular gözetildiğinde davacıların asıl davadaki talebinin heyelana ilişkin olmadığı, davalının eyleminden sonra, heyelandan da önce gerçekleşmiş olan yarılma, çatlama ve kaymalara dayalı olduğu görülmektedir. Mahkemece davacıların bu yöndeki talepleri üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde asıl davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Şu durumda mahkemece; asıl davada dava dilekçesindeki iddialar doğrultusunda işin esasının incelenmesi ve zarar kapsamının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle asıl davaya ilişkin verilen kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/280 Esas ve birleşen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/96 Esas sayılı dosyalarına yönelik tüm, asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davaya ilişkin temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden birleşen dava yönünden davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.