Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davası sonucunda hükmedilen kamulaştırma bedeli miktarı nedeniyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin yasallık, öngörülebilirlik ve orantılılık kriterlerini karşılamaması, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu un uygulanması ile ortaya çıkan yargı kararlarının birbirleriyle çelişmesi, dava tarihi ile karar tarihi arasında geçen süre için kamulaştırma bedeline faiz işletilmemesi, kamulaştırma bedelinin bir kısmının yarg
Başvuru; kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davası sonucunda hükmedilen kamulaştırma bedeli miktarı nedeniyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin yasallık, öngörülebilirlik ve orantılılık kriterlerini karşılamaması, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'un uygulanması ile ortaya çıkan yargı kararlarının birbirleriyle çelişmesi, dava tarihi ile karar tarihi arasında geçen süre için kamulaştırma bedeline faiz işletilmemesi, kamulaştırma bedelinin bir kısmının yargılama gideri ve vekâlet ücreti olarak ödenmek zorunda kalınması, davanın makul sürede tamamlanmaması, kamulaştırmadan dolayı mesleki faaliyetlerin gerçekleştirilememesi nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet hakkı ile özel hayata ve aile hayatına saygı haklarının, hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 27/3/2013 tarihinde Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/12/2014tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 6/3/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 24/7/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık görüşünde başvurucunun, bireysel başvuruda bulunduktan sonra 28/12/2013 tarihinde vefat ettiği belirtilmiş; Anayasa Mahkemesince, Merkezî Nüfus İdare Sistemi üzerinden yapılan sorgulamada da başvurucunun belirtilen tarihte vefat ettiği anlaşılmıştır. Vefat eden başvurucunun mirasçılarından Mustafa DENİZ, Devriş DENİZ ve Mehmet DENİZ tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan 28/4/2015, 29/4/2015 ve 5/5/2015 tarihli dilekçeler ile anılan kişiler murisleri tarafından yapılmış olan bireysel başvuruyu devam ettirdiklerini, başvuru dosyasındaki ihlal iddialarına katıldıklarını beyan etmişlerdir. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş, Mustafa Deniz'e 21/11/2015 tarihinde, Devriş Deniz'e 19/11/2015 tarihinde ve Mehmet Deniz'e 26/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bireysel başvuruyu devam ettirdiklerini beyan eden mirasçılar Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamışlardır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), başvurucu aleyhine 22/9/2008 tarihinde Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davasında, mülkiyeti başvurucuya ait olan Mersin ili Gülnar ilçesi Sipahili köyü sınırları içinde bulunan taşınmazın kamulaştırılmasına karar verildiğini ve idare tarafından oluşturulan kıymet takdir komisyonunun söz konusu taşınmaz için tespit ettiği bedele bağlı kalınmaksızın taşınmazın kamulaştırılan kısmının başvurucu adına olan tapu kaydının iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme; yargılama boyunca altı kişilik bilirkişi heyeti, bir mahallî bilirkişi, bir de tanık ile birlikte ilgili taşınmaz başında keşif yapmış, bilirkişi raporu ve ek rapor aldırmış, tarafların rapora karşı beyanlarını toplamış, yeni bilirkişi raporu talebi üzerine yeni bir bilirkişi kurulu ile tekrar keşif yaparak yeniden bilirkişi raporu ve tarafların itirazları üzerine ek rapor aldırmış, banka şubesinde hesap açtırarak ikinci raporda belirtilen kamulaştırma bedeli tutarında meblağın başvurucu adına banka hesabında bloke edilmesini sağlamıştır. Yapılan yargılama sonunda Mahkeme 9/7/2009 tarihli ve E.2008/91, K.2009/83 sayılı kararı ile davanın kabulüne vekamulaştırılması talep edilen yerin yol vasfı ile Maliye Hazinesi adına tesciline, ikinci bilirkişi heyetince kamulaştırma bedeli ve taşınmazın kamulaştırmadan artakalan kısmı için değer düşüklüğü bedeli de dâhil olmak üzere tespit edilip banka hesabında bloke olarak bekletilen 856 TL'nin kamulaştırma bedeli olarak tespiti ile kararın kesinleşmesi beklenmeden başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "... Dava dilekçesi, taraf beyanları, getirtilen belgeler, yapılan keşifler, alınan raporlar, dinlenen mahalli bilirkişi, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte ele alındığında, dava konusu kamulaştırılan yerin belediye sınırları içinde olup, tüm belediye hizmetlerinden yararlandığı, yerleşim yeri olduğu dolayısıyla arsa niteliğinde değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin belirlenmesi gerektiği, yapılan ikinci keşif sonrasında, ikinci bilirkişi kurulu tarafından verilen rapor ve ek rapora itibar edilerek raporlarda belirtilen kamulaştırma bedelinin ilk bilirkişi kurulunun raporlarından daha bilimsel, doğru, gerçeği daha yansıtır nitelikte olduğu, ikinci bilirkişi kurulunun esas aldığı somut emsalin ilk bilirkişi kurulunun esas aldığı somut emsalden, ikinci bilirkişi kurulunun raporunda ayrıtıları ile belirtildiği üzere, gerek kamulaştrılan yer ile emsal taşınmazların değeri gerek bunların konumları ve nitelikleri gerek yüzölçümleri ve gerekse diğer yönlerden daha uygun olduğu, raporlarda belirtilen kalemlerin ayrıntılı ve gerekçeli olduğu, arta kalan yerlere ilişkin olarak yapılan değer düşüklüğü ve işe yaramazlık değerlendirmelerin de gerekçeli olup durumu yansıttığı, kamulaştırmadanarta kalan yerlerde kalan miktarın çok küçük kalması ve artık herhangi bir şekilde kullanmaya elverişli bulunmayıp tamamen işe yaramaz kaldığı belirtilen yerlerin de arsa olarak hazine adına kamulaştırılmasının gerektiği, buralardaki işe yaramazlığın yüzde yüz oranında bulunduğu anlaşıldığından ikinci bilirkişi rapor ve ek raporlarında belirtilen kamulaştırma bedeline, belirtilen sebeplerle itibar edilerek, hükmedilmiş ve aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurularak tescile karar verilmiştir. ..." İlk Derece Mahkemesi kararına karşı başvurucu tarafından, dava konusu taşınmazın m² değerinin Mahkeme kararında ve bilirkişi kurulu raporunda ifade edilen değerden yüksek olduğu, taşınmazda kısmi kamulaştırma yapılmasından dolayı taşınmazın kalan kısmının %100'e yakın değer kaybedeceği, dava tarihi ile karar tarihi arasında geçen sürenin 2942 sayılı Kanun'da öngörülen süreyi aştığı, bu süre içinse kamulaştırma bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faize hükmedilmesi gerektiği belirtilerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde (Sözleşme) güvence altına alınan mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği ileri sürülmüş ve temyiz talebinde bulunulmuştur. Temyiz incelemesi sonucu Yargıtay Hukuk Dairesi, 1/3/2010 tarihli ve E.2009/14168, K.2010/2965 sayılı ilamı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın tamamının 484,61 m² olduğunu, kamulaştırmadan sonra kalan 945,28 m²'lik kısım için kamulaştırma nedeniyle en fazla %20 değer kaybının oluşacağının kabulü gerekirken %30 değer kaybı oluşacağı belirtilen bilirkişi raporunun esas alınarak karar verilmesinin uygun olmadığını, ayrıca harcı da yatırılarak açılan bir karşı dava olmasına rağmen bu dava hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararını bozmuş ancak diğer yönlerden kararı onamış; temyiz peşin harcının talep edilmesi hâlinde başvurucuya iadesine hükmetmiştir. Başvurucu tarafından aynı Daireye 35,50 TL karar düzeltme harcı yatırılarak yapılan karar düzeltme istemi de 15/7/2010 tarihli ve E.2010/7229, K.2010/10828 sayılı ilam ile reddedilmiş ve takdiren 172 TL para cezasının başvurucudan alınarak Hazineye gelir kaydına hükmedilmiştir. Mahkeme; 22/12/2010 tarihli ve E.2010/246, K.2010/302 sayılı kararla bozma ilamına uyarak tekrar incelemeye aldığı dosya kapsamında, bozma nedenine göre farklı bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapmış, keşif sonrası sunulan bilirkişi raporuna karşı tarafların itirazlarını toplamış ancak itiraz konusu hususların bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğini ve söz konusu bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğunu belirterek davanın kabulü ile kamulaştırılması talep edilen yerin yol vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapudan terkinine, bilirkişi raporu doğrultusunda kamulaştırma bedeli ve kamulaştırmadan artakalan kısım için bozma ilamında belirtilen oran olan %20 üzerinden değer düşüklüğünü de içerir 611,53 TL'nin toplam bedel olarak tespitine, bu durumda başvurucuya önceki karar gereği ödenen 856,00 TL'nin, fazla olan 244,47 TL'lik kısmının bankadan çekildiği tarihe kadar işlemiş yasal faizi ile birlikte başvurucudan tahsiline, başvurucunun maddi hataların düzeltilmesi ve faiz ödenmesi talepli karşı davasının da reddine hükmetmiştir. Temyiz incelemesi sonucu Yargıtay Hukuk Dairesi, 25/4/2011 tarihli ve E.2011/2600, K.2011/5559 sayılı ilamı ile "Mahkemenin ilk kararında kamulaştırmadan artan ve yararlanmaya elverişli olmadığı kabul edilen631,95 m²'lik kesimin de davacı İdare adına tesciline ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedelinin malike ödenmesine karar verildiği, bu hususun bozma nedeni yapılmadığı, bozmadan sonraki kararda 631,95 m²'nin de Hazine adına tesciline karar verildiği halde bu kısım için tespit edilen bedelin malike ödenmesine karar verilmemiş olması" ve "İdarece fazladan ödenen bedelin davalı tarafından bankadan çekilmesine kadar işlemiş, varsa, mevduat faiziyle birlikte idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken yasal faizi ile ödeme kararı verilmesi" gerekçesine dayanarak İlk Derece Mahkemesinin kararını bozmuş ve temyiz peşin harcının istenilmesi hâlinde başvurucuya iadesine hükmetmiştir. Davacının karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 24/10/2011 tarihli ve E.2011/7972, K.2011/10574 sayılı ilamıyla taşınmazın KGM adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken tapudan terkinine karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu yönden 25/4/2011 tarihli ilamın düzeltilmesine karar verilmiştir. Bozma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınarak yeniden yapılan inceleme sonucu Mahkeme; 8/2/2012 tarihli ve E.2011/162, K.2012/20 sayılı kararı ile davanın kabulü ile kamulaştırılması talep edilen yerin yol vasfıyla KGM adına tapuya tesciline, kamulaştırmadan artakalan, yararlanmaya elverişli olmadığı kabul edilen 631,95 m² kısmın Hazine adına arsa vasfıyla tapuya tesciline, bu doğrultuda toplam kamulaştırma bedelinin 799,48 TL olarak tespitine, bu durumda başvurucuya 9/7/2009 tarihli karar gereği ödenen 856 TL ile son tespit edilen bedel arasındaki fark olan 056,52 TL'nin başvurucu tarafından bankadan çekildiği tarihe kadarişlemiş mevduat faizi ile birlikte davacı idareye iadesine hükmetmiştir. Mahkeme kararda davacı idarenin yapmış olduğu yargılama giderlerini 2942 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca idare üzerinde bırakmış, ayrıca başvurucu lehine 200 TL vekâlet ücretinin davacı idareden alınmasına, davacı idare de kendisini vekille temsil ettirdiğinden 200 TL vekâlet ücretinin de başvuruculardan alınarak davacı idareye ödenmesine ve başvurucu tarafından açılan karşı davanın reddedilmesi sonucunda da bu davada vekil ile temsil olunan idare lehine 200 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesinin bu kararı Yargıtay Hukuk Dairesinin 25/6/2012 tarihli ve E.2012/6245, K.2012/7942 sayılı ilamı ile onanmıştır. Başvurucu tarafından aynı Daireye karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine istem 21/1/2013 tarihli ve E.2012/13838, K.2013/688 sayılı ilam ile reddedilmiş ve başvurucu aleyhine takdiren 219 TL para cezasına hükmedilmiştir. Karar düzeltme talebinin reddine ilişkin ilam başvurucuya 28/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 27/3/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 2942 sayılı Kanun'un "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, ... asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, ... idare adına tesciline karar verilmesini ister.Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, ... taşınmaz malın malikine ... bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur. ...Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve ... Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. ...Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır.Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hakim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hakim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. . İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına . dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır.(Ek fıkra: 11/04/2013-6459 S.K./ md) Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir...." 2942 sayılı Kanun'un "Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;a)Cins ve nevini,b) Yüzölçümünü.c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,d)Varsa vergi beyanını,e)Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini.g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,h) Yapılarda, (.)(2) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz...." 2942 sayılı Kanun'un "Kısmen kamulaştırma" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Kısmen kamulaştırılan taşınmaz malın değeri; ... b) Kamulaştırma dışında kalan kısmın kıymetinde, kamulaştırma nedeniyle eksilme meydana geldiği takdirde; bu eksilen değer miktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın (a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin olunan kamulaştırma bedeline eksilen değerin eklenmesiyle bulunan miktardır. ... (b) ve (c) bentlerinde sözü edilen bedelin düşüş ve artış miktarları, 11 inci maddede belirtilen esaslara göre bedel takdiri suretiyle tespit olunur." 2942 sayılı Kanun 'un "Giderlerin ödenmesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "10 uncu madde uyarınca mahkeme heyetinin harcırahları, 15 inci madde uyarınca mahkemece oluşturulan bilirkişilerin ve keşifte dinlenilen muhtarın mahkemece takdir edilecek ücretleri ile, tapu harçları ve bu Kanunun gerektirdiği diğer giderler kamulaştırmayı yapan idarece ödenir." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür."