10. Hukuk Dairesi 2025/13085 E. , 2026/1269 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/857 E., 2023/1625 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/192 E., 2023/52 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dava davalısı ... .... ve .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt…
10. Hukuk Dairesi 2025/13085 E. , 2026/1269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/857 E., 2023/1625 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/192 E., 2023/52 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dava davalısı ... .... ve .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, davacının davalı ... ... ünvanlı işyerinde uluslararası yük taşımacılığı işinde tır şoförü olarak çalışırken, 28.06.2010 tarihinde diğer davalı ... antreposunda iş kazası geçirdiğini, davacının kaza nedeni ile zarara uğradığını, davalıların kazadan sorumlu olduğunu, davacının asgari ücretle çalışıyor görünmesine rağmen uluslararası tır şoförlüğünün asgari ücretle yapılamayacak bir iş olduğunu, davacının asgari ücrete ek olarak aylık yaklaşık 2 sefer yaparak sefer başına 500 Euro ücret aldığını beyan ederek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın 28.06.2010 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekilince, 26.02.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebi 544.858,07 TL olarak artırılmıştır. II. CEVAP 1-Asıl dava davalısı ... vekili cevap dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde müvekkili işyerinin sorumlu olmadığını, davacının maddi zararını kanıtlaması gerektiğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, davacının işyerinde asgari ücretle çalıştığını, daha fazla ücret aldığı iddiasının yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 2-Birleşen dava davalısı ... Şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının taleplerinin dayanaksız, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacı ... dava dilekçesinde iddia edilen iş kazası sırasında ... işçisi olduğunu, davacı vekilinin bahsettiği olay sırasındaki SGK kayıtları incelendiğinde davacı ...’ın ... ... Sanayi Ve... Şirketinin işçisi olduğunun açıkça görüleceğini, bu nedenle huzurdaki davanın müvekkili şirket yönünden husumet yönünden reddini, diğer davalı ile aralarında organik bağ bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, ... firmasına depolanacak ürünlerin taşıma/nakliye işlerini üstlenen ... firması nezdinde çalışan davacı işçinin sürekli olarak ... firmasına ait antrepoya getirilen yükün boşaltımından önce araç kapaklarının açılması, brandanın iplerinin çözülerek yük boşaltımına hazır hale getirilmesi işlerini yürüttüğünün anlaşıldığı, bu itibarla birlikte istihdamın mevcudiyeti kabul edilmek suretiyle birleşen dosya davalısı ... Şirketinin de davacı işçinin uğradığı zararlardan davalı işveren ... ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek, kazalı işçinin kusurunun %30 ve davalı ... Şirketinin %70 olduğu şeklinde belirlenen kusur raporu esas alınmak suretiyle düzenlenen 06.02.2020 tarihli hesap raporu hükme esas alınarak, 1.Davacının maddi tazminat istemli davasının kabulü ile 544.858,07 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... .... .... Tur. Sanayi ve ... Şirketi ve ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2.Davacının manevi tazminat istemli davasının kısmen kabulü ile 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... .... .... Tur. Sanayi ve ... Şirketi ve ... ve ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dava davalısı ... ve .... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dava davalısı ... ve .... A.Ş. temyiz isteminde bulunmuştur. Birleşen dava davalısı ... ve .... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde, müvekkili davalının "..." unvanlı işyerinin söz konusu kazadan diğer davalı şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının davalı ... şirketi çalışanı olup, davalı ... Şirketinde çalışmadığını, Mahkemenin organik bağ hususunu somut olayda incelerken Yargıtay içtihatları ile örtüşmeyen şekilde değerlendirmelerde bulunduğunu; TTK ve TMK'nin özü ve sistematiği göz önüne alındığında şirketler arası organik bağ dikkate alınarak müvekkili şirkete ilgili tazminatın yükletilebilmesi için müvekkil şirketin dürüstlük kuralına ya da hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı davrandığına dair somut ibarelerin olması gerektiğini, Mahkeme tarafından bu yönde tespit edilen hiçbir ibare olmadığı halde müvekkili şirketin müteselsilen sorumluluğuna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu; Mahkemenin davacının devamlı surette ... firmasının yürüttüğü işlerde istihdam edildiği, bu sebeple birlikte istihdamın mevcut olduğu ve bu yönüyle müvekkil şirketin de söz konusu kazadan diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği yönündeki hükmün hatalı olduğunu; davacı yanca, kendisinden istenilmemiş olmasına, kendi sorumluluk alanı içinde bulunmamasına ve esasen antrepo görevlilerince yerine getirilmesine karşın, boşaltma işlemleri için araç üzerine çıkılarak kazanın oluşumuna bizzat davacı yan tarafından sebebiyet verildiğinden ve bu halde illiyet bağının ortadan kalktığını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... ve ... A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.