5. Hukuk Dairesi 2025/6889 E. , 2025/17168 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2335 Esas, 2025/496 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1109 Esas, 2023/475 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına…
5. Hukuk Dairesi 2025/6889 E. , 2025/17168 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2335 Esas, 2025/496 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1109 Esas, 2023/475 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 61... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından tespit edilen kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu, kıymet takdir komisyonunun rayiçlere uygun olarak belirlediği bedel ile arasında çok fazla fark bulunduğunu, tespit edeline bedeli kabul etmediklerini, emsal olarak kabul edilen taşınmazların dava konusu taşınmaza kıyasen uygulanma imkanının farklı özelliklerde olmaları nedeniyle söz konusu olmaması gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde tesis edilen Enerji Nakil Hattı, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'ne uygun olarak tesis edildiğini, taşınmazın olduğu gibi kullanılmasını engellemeyecek konumda ve yükseklikte olduğunu, bu sebeple taşınmazda değer düşüklüğüne yol açmayacağını, taşınmazın metrekare birim fiyatının da fahiş olarak hesaplandığını, yapılan değerlendirmeler Kamulaştırma Kanunu ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, bu nedenlerle eksik inceleme ile oluşturulan, denetime elverişsiz hukuka ve hakkaniyete aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, kamulaştırma bedeli yönünden talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için hazırlanın bilirkişi raporunun tamamen yanlı ve tek taraflı olarak hazırlandığını, kanun ve vatandaşların menfaatlerine aykırı olduğunu, hatalı bilirkişi raporuna esas alınarak verilen kararında hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda kullanılan değer tespit verileri sadece davacı taraf lehine hazırlandığı için müvekkilinin mağdur edildiğini, bedel tespitinde kullanılan verilen bilimsel kriterlerden uzak hazırlandığını, davada ilk alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, bunun üzerine mahkemece ek rapor aldırıldığını, ek raporda taşınmazın bedeli 310.858,18 TL olarak tespit edildiğini, ancak mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen bedele değil daha da düşük bir bedele karar verildiğini mahkemece taşınmazın kamulaştırma bedeli 205.890,21 TL olarak tespit edildiğini, bilirkişi raporunda belirlenen bedel ile mahkeme tarafından karar verilen bedel arasında bir uçurum bulunduğunu, mahkemece bilirkişi raporunun çok altında bir bedele hükmedilirken mantıklı bir gerekçe de sunulmadığını, hükme esas alınan raporda ürünlerin üretim masraflarının yüksek gösterildiğini, masrafların neye göre ve nasıl hesaplandığının belli olmadığını, üretim giderlerinin yüksek alınmasının taşınmazın metrekare birim fiyatının düşük çıkmasına sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunda belirlenen bedel taşınmazın gerçek değerinin çok altındayken mahkemece bilirkişi raporunda tespit edilen değerin çok çok altında bir değere hükmedildiğini, bunun açıkça hukuka ve usule aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle kararın kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kapama fındık bahçesi niteliğindeki taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, eski irtifak bedelinin düşüldüğü, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar davalı idarenin istinaf dilekçesi ile, davaya konu hattın alçak gerilim hattı olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının bu yönüyle mevzuata uygun düzenlenmediği ileri sürülmüş ise de İlk Derece Mahkemesince hükme esas bilirkişi raporlarında Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2016/15327 Esas, 2018/1653 Karar sayılı bozma ilâmında da belirtildiği yönteme uygun olarak irtifak hesabının yapıldığı ve enerji nakil hatlarında oluşun irtifak alanının Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca tespit edildiği, enerji nakil hattının alçak gerilim hattı veya orta gerilim hattı olması dikkate alınıp Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri ile belirlenen en düşük yaklaşım mesafesine, iletkenin salınım mesafesi eklenmek suretiyle yataydaki yaklaşım mesafesinin hesaplandığı, salınımın da direkler arası uzaklık, direk tipi ve hattın bulunduğu yerdeki coğrafik ve iklimsel özelliklere göre değiştiği belirtilmiş olup, bu durumda; dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunun mevzuata ve Yargıtayın yerleşmiş kararlarına (Emsal; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/3202 Esas, 2023/3972 Karar sayılı kararı) göre herhangi bir aykırılığının tespit edilmediği anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmekle birlikte kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacağına uygulanan faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince faize ilişkin itiraz istinaf incelemesinde ileri sürülmediği için bölge adliye mahkemesince incelenmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi mümkün olmadığı hususu gözetildiğinde temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.