11. Ceza Dairesi 2012/8171 E. , 2012/21534 K. "İçtihat Metni" 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kartal Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06/01/2012 tarihli ve 2011/50420 soruşturma, 2012/428 esas, 2012/144 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174/1. maddesi gereğince iadesine dair Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2012 tarihli ve 20
**11. Ceza Dairesi 2012/8171 E. , 2012/21534 K.** **"İçtihat Metni"** 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kartal Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06/01/2012 tarihli ve 2011/50420 soruşturma, 2012/428 esas, 2012/144 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174/1. maddesi gereğince iadesine dair Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2012 tarihli ve 2012/7 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Kartal 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/01/2012 tarihli ve 2012/60 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; Kartal 3. Asliye Mahkemesince, şüpheliye ait şirket adresi itibarıyla Pendik Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında yetkisiz olan mahkemeye açılan davaların bu sebeple iadesi sayılmadığı gibi, kamu davası açıldıktan sonra ve sanığın sorgusundan önce mahkeme tarafından da yetkisizlik kararı verilebileceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 13.03.2012 gün ve 2012/4160/15802 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2012 gün ve KYB.2012/82040 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “yetkili mahkeme” başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; davaya bakmak yetkisinin suçun işlendiği yer mahkemesinde olduğu düzenlenmiş, aynı Yasanın “kamu davasını açma görevi” başlıklı 170. maddesinin 3. fıkrası uyarınca iddianamenin görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenleneceği, aynı Yasanın “iddianamenin iadesi” başlıklı 174. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca da 170. maddeye aykırı düzenlenen iddianamenin iadesine karar verilebileceği belirtilmiştir. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 21. maddesi "Cumhuriyet savcıları, bulundukları il merkezi veya ilçenin idari sınırları ile bunlara adli yönden bağlanan ilçelerin idari sınırları içerisinde yetkilidirler. Ağır ceza mahkemesi ile özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemelerinin yargı çevresinde yer alan Cumhuriyet Başsavcılıkları, yetki alanları içerisinde yürüttükleri bu mahkemelerin görevine giren suçlarla ilgili soruşturmaları yapar ve ivedi, zorunlu işlerin tamamlanmasından sonra düşünce yazısına soruşturma evrakını ekleyip ağır ceza mahkemesi veya özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemelerinin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderirler. Büyükşehir belediye sınırları içerisinde bulunan Cumhuriyet Başsavcıları, bu yer ceza mahkemelerinin yargı çevresinde yetkilidir. Ancak, büyükşehir belediye sınırları içerisinde yer alan ağır ceza mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemelerinin görevine giren işlerde yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. Diğer kanunların Cumhuriyet savcılarının yetkisine ilişkin hükümleri saklıdır” hükmünü taşımaktadır. [adres satırı maskelendi] Cumhuriyet savcılığı, 5235 sayılı Kanunun 16. maddesi uyarınca mahkemeler nezdinde kurulur. Cumhuriyet savcılarının yer itibariyle yetkisinin sınırlarını gösteren 5235 sayılı Kanunun 21. maddesi hükmü, Ceza Muhakemesi Kanununun 12/1. maddesindeki Cumhuriyet savcılığının soruşturmaya ilişkin yetkisi bakımından da geçerli olan ve soruşturma makamını suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcılığı olarak belirleyen “davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir” hükmünü ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamaz. 5235 sayılı Kanunun 21. maddesi Cumhuriyet savcılığının soruşturma yetkisinin fiziki sınırlarını, CMK'nun 12/1. maddesi ise yetkinin hangi Cumhuriyet savcılığına ait olduğunu belirlemektedir. Suçun işlenmesinden sonra Cumhuriyet savcılığının yetkili olduğu idari sınırların değiştirilmesi üzerine yetki alanının da değişeceğine ilişkin bir düzenleme, bu tür istisnai yetkinin düzenlendiği CMK’nun 12. ve devamı maddelerinde yer almadığı gibi, böyle bir durumda; suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcılığının ve buna bağlı olarak da mahkemenin davaya bakma yetkisinin sona ereceğini kabul etmek, doğal hâkim ilkesine de aykırı olacaktır. [adres satırı maskelendi]