17. Hukuk Dairesi 2016/16622 E. , 2019/9060 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin sigorta şirketi nezdinde işyeri sigortası poliçesi ile teminat altına alınan işyerinde 01.01.2013 tarihinde meydana gelen üst kattan su sızması olayı…
**17. Hukuk Dairesi 2016/16622 E. , 2019/9060 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin sigorta şirketi nezdinde işyeri sigortası poliçesi ile teminat altına alınan işyerinde 01.01.2013 tarihinde meydana gelen üst kattan su sızması olayı nedeni ile sigortalı işyerinde hasar oluştuğunu, zararın sigortalısına ödendiğinden ödenen tazminatın tahsili için işyeri sahibi olan davalı hakkında takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğinden, bu itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, davaya konu işyerini dava dışı ... kiraya verdiğini, kiracının elemanının suyu açık bırakması nedeni ile zararın oluştuğunu olayda kusuru olmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; alınan bilirkişi raporu, ekspertiz raporu ve dosyada mevcut olay sonrası çekilen fotoğraflara göre meydana gelen zararın binanın yapımı ya da bakımından kaynaklı bir sıkıntıdan meydana gelmeyip musluğun açık bırakılması şeklinde yoğun su akması ve sızmasından kaynaklı bir olaydan meydana gelmiş olduğu sonucuna varıldığı, bu hali ile meydana gelen zarardan davalının bina maliki olarak BK'nın 58. maddesi gereğince bile sorumlu tutulamayacağı, oluşan zararın davalının kiracısının kusuru ile meydana geldiği, zarardan kiracının BK 41 gereği kusur sorumluluğu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen davalıdan tahsili için yaptığı takiple ilgili itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ..., bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde ise kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği öngörülmüştür.