17. Ceza Dairesi 2019/11244 E. , 2019/14864 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerl…
**17. Ceza Dairesi 2019/11244 E. , 2019/14864 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)...Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/03/2015 tarihli iddianamede, suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı halde, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 06/05/2014 tarih, 2012/6-1486 Esas ve 2014/238 sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4. maddesinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan birleştirme talepli kamu davası açılması sağlanıp, bu dosya ile birleştirildikten sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 2)Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hapis cezaları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verirken, 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde sayılan nesnel ve özel koşulların değerlendirilip buna göre ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, adli sicil kaydındaki ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu ve atılı suçun 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/8 maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilmek için aranan 5271 sayılı CMK'nun 231/6-a maddesinde gösterilen ''Kasıtlı suçtan mahkum olmama'' nesnel koşulunun bulunduğu, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan kabloların mağdura teslim edilmesi, duruşmada dinlenen mağdurun bir zararının bulunmadığına dair beyanı ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı sebepleriyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel koşullardan bir diğeri olan mağdurun maddi zararının olmadığı da gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, ''Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması'' öznel koşulunun da hükmolunan cezaların ertelenmesi gerekçesinde gerçekleştiğinin açıklanmış olması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında "Daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunması" biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 27/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.