Başvuru, askerlik hizmetinin yerine getirilmesi sırasında geçirilen rahatsızlık nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi sonucu maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının, adil yargılanma hakkı ile sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, askerlik hizmetinin yerine getirilmesi sırasında geçirilen rahatsızlık nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi sonucu maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının, adil yargılanma hakkı ile sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 29/11/2013 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıylayapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 6/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 10/12/2014tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Kırklareli-Pınarhisar Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı emrinde er olarak askerlik hizmetini ifa ettiği sırada sevkedildiği Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA) Haydarpaşa Eğitim Hastanesinde 23/1/2008 ile 7/3/2008 tarihleri arasında tedavi görmesini müteakip Hastanenin 7/3/2008 tarihli sağlık kurulu raporuyla akciğer tüberkülozu tanısıyla uzun süreli hava değişimine gönderilmiştir. İzin bitiminde yapılan muayene sonucunda başvurucuya bronşektazi tanısı konularak 21/1/2009 tarihinde düzenlenen sağlık kurulu raporuyla askerliğe elverişli olmadığı belirtilip başvurucu taburcu edilmiştir. Diğer taraftan tedavisi devam etmekte iken terhis tarihinin gelmesi nedeniyleuzun süreli hava değişiminde iken 28/2/2008 tarihinde başvurucu hakkında normal terhis işlemi tesis edilmiştir. Başvurucunun daha sonra özürlü oranının belirlenmesi için yaptığı başvuru üzerine Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan muayenesinde 14/8/2012 tarihli özürlü sağlık kurulu raporu ile başvurucuya sol üst lobektomi -TBC'yeseconder- orta dereceli kronik obstrüktif akciğer hastalığı tanısı konularak "%40 oranında sürekli" özürlü raporu verilmiş vehakkında efor gerektiren ağır işlerde çalışamayacağı tespiti yapılmıştır. Başvurucu 7/9/2012 tarihinde askerlik yaptığı ortamda yeterli sağlık koşullarının olmaması nedeniyle mevcut hastalığa yakalandığını, askerdeki ilk tedavilerinde durumunun basit bir vaka gibi değerlendirilerek kendisine yeterli ihtimamın gösterilmemesi nedeniyle hastalığının ilerlediğini, tam olarak iyileşmeden GATA'dan taburcu edildiği için terhis sonrasında da tedavi olduğunu ve tedavisinin sürdüğünü, nihayet 14/8/2012 tarihli raporla %40 oranında kalıcı iş gücü kaybı meydana geldiğinin sabit görüldüğünü ve yardıma muhtaç hâle geldiğini belirterek Millî Savunma Bakanlığından maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuruya idarece kanuni süresi içinde cevap verilmemesi üzerine adli yardım talepli açılan tam yargı davasında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) İkinci Dairesi öncelikle başvurucunun adli yardım talebini kabul etmiş ve 20/2/2013 tarihli ve E.2013/247, K.2013/209 sayılı kararı ile de davayı süre aşımı yönünden reddetmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:“Bu hükümler çerçevesinde davacının durumu değerlendirildiğinde; askerlik hizmeti esnasında hizmet koşullarından raporlarda belirtilen rahatsızlığa yakalanıp vaktinde tedavi yapılmaması nedeniyle rahatsızlığının ciddi boyutlara ulaşıp askerliğe elverişsiz hale geldiği belirtilen olay ile ilgili olarak davacı hakkında askerde iken 2008-2009 tarihleri arasında yapılan tedavi ve muayenesinin ardından GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi sağlık kurulunun 2009 tarih ve 328 nolu raporunda "Bronşuektezi" tanısıyla askerliğe elverişli olmadığına karar verildiği ve terhis işleminin yapıldığı, Mahkememizin istikrar kazanmış olan içtihatları uyarınca, lehe yapılan yorumla, davacının zararını en geç, tıbbi tedavi sonrasında verilen bu raporun onay tarihinde öğrendiğinin kabul edilmesinin gerektiği, bu durumda 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43/1 nci maddesinin “idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazımlı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır." şeklindeki açık düzenlemesi karşısında 2009 tarihli raporun onay tarihinden itibaren bir yıl içerisinde idari müracaatta bulunmasının gerektiği, davacının ise bu bir yıllık süre geçtikten sonra tazminat istemli dava dilekçesiyle 2012 tarihinde davalı idareye müracaat ettiği, 2012 tarihli özürlülük durumuna ilişkin raporun zararın öğrenilme tarihini etkilen bir niteliği olmadığı, bu şekilde “bir yıl içinde yetkili makama müracaat” koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından, davanın süreaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” Başvurucunun karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 11/9/2013 tarihli ve E.2013/1125, K.2013/946 sayılı kararıyla reddedilmiş, karar, 1/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 29/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk Anayasa’nın maddesinin son fıkrası şöyledir:“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin (a) bendi şöyledir:“Kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması; üst makamdan, yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açmak için belli olan süre içinde istenebilir. Bu müracaat işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlar ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır.” 1602 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:“Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür.” 1602 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:“İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler.”