14. Hukuk Dairesi 2016/15957 E. , 2019/1862 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.04.2016 gününde verilen dilekçe ile tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K …
**14. Hukuk Dairesi 2016/15957 E. , 2019/1862 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.04.2016 gününde verilen dilekçe ile tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu 909 ve 904 parseli sulamada kullandığı kaynak suyunun, davalının yol yapım çalışmaları sırasında kurutulduğunu ileri sürülerek suya vaki müdahalenin önlenmesi ile tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, tazminat talebi yönünden tefrik kararı verilerek yargılamaya devam edilmiş ve tefrik edilen dava yönünden davanın çözümünde idari yargı yerleri görevli olduğundan yargı yolu bakımından dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, suya elatmanın önlenmesi nedenine dayalı tazminat isteğine ilişkindir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri sayılmıştır. Bu hükme göre, idari davalar; idari işlemler hakkında açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalardan ibarettir. Gerçekten, idari eylem ve işlemlerden dolayı zarar gören kişiler tarafından açılacak "tam yargı" davaları idari yargı yerinde görülür ve çözümlenir. İdari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücüne (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir. Kamu tüzel kişilerinin, kamu hizmetlerine ilişkin olmakla beraber özel hukuk kuralları altında, özel hukuk tüzel kişisi gibi yaptığı eylem ve işlemler ise özel hukuk alanına ilişkin olduğundan, bunlar idari eylem ve işlem olarak nitelendirilemezler. Somut olayda; mahkemece, tazminat talebi yönünden tefrik kararı verilmeden önce yapılan yargılama sonucunda suya elatmanın önlenmesine ve tazminat talebinin tefrikine karar verildiği, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/9571 Esas, 2018/1497 Karar sayılı ilamı ile onanması ile karar düzeltme talebinin de reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır.