7. Ceza Dairesi 2026/327 E. , 2026/1850 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2233 E., 2023/1583 K. ŞİKÂYETÇİ : Hazine ve Maliye Bakanlığı SUÇ : 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama kararı verilmesi İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 20.10.2025 tarihli ve 2023/19506 Esas, 2025/12986 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2026 tarihli ve 7-2023/116369…
7. Ceza Dairesi 2026/327 E. , 2026/1850 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2233 E., 2023/1583 K. ŞİKÂYETÇİ : Hazine ve Maliye Bakanlığı SUÇ : 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama kararı verilmesi İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 20.10.2025 tarihli ve 2023/19506 Esas, 2025/12986 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2026 tarihli ve 7-2023/116369 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi kapsamında yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, ''...İtiraza konu uyuşmazlık, katılan vekilinin hükmü temyiz hakı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, sanık hakkında açılan davanın Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ihbarı üzerine adı geçen kurum vekili olarak Av. ...'ın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adına 25/03/2021 tarihli katılma dilekçesi sunduğu ve 06/07/2021 tarihli duruşmada Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün katılan olarak kabulüne karar verildiği, yoklukta verilen hükmün kurumun başka bir vekili olan Av. ...'ye tebliğe çıkartıldığı, istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesinin düşme kararı kaldırılarak sanık hakkında yazılı gerekçelerle beraat kararı verildiği, bu hükmün katılmasına karar verilen kurum vekili Av. ...'ye tebliği üzerine, kurumun bir başka vekili olan Av. ... tarafından verilen temyiz dilekçesinin başlığında Temyiz Eden Katılan: Hazine ve Maliye Bakanlığı adına yer verilmek suretiyle hükmün temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre, temyiz başvurusunda bulunan avukatın vekil olarak davaya katılmasına karar verildiği, dilekçe ile temyiz incelemesine konu edilen hükmün esas ve karar numarasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, vekil tarafından İzmir Bölge adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından verilen 27/09/2023 tarihli ve 2022/2233 esas ve 2023/1583 karar sayılı hükmünün temyiz başvurusuna konu edildiği açıktır. Hazine vekillerinin temsiliyeti konusunda ki mevzuat hükümleri incelendiğinde; Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1/1. maddesinde, kararnamenin amaç ve kapsamının "Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesidir" şeklinde düzenlediği görülmüştür. Düzenlemenin 4/1. maddesinde, hukuk birimlerinin "idarelerde muhakemat hizmetleri ile hukuk danışmanlığına ilişkin iş ve işlemleri yürütmekle görevli ve sorumlu" oldukları belirtilmiş, 4/2-a maddesinde ise hukuk birimlerinin, muhakemat hizmetleri kapsamında, "idarenin taraf olduğu adli ve idari davalarda, iç ve dış tahkim yargılamasında, icra işlemlerinde ve yargıya intikal eden diğer her türlü hukuki uyuşmazlıklarda idareyi temsil edeceği, dava ve icra işlemlerini vekil sıfatı ile takip edeceği" hüküm altına alınmış, 4/6. maddesinde, "Teşkilat kanunlarına veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine göre hukuk birimi kurulmayan idarelerde, bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hukuk hizmetleri, istihdam edilen avukatlar tarafından yerine getirilir. İdarelerin merkez birimlerinde istihdam edilen avukatlardan birisi, üst yönetici onayı ile hukuk birimi amiri olarak görevlendirilir." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı düzenlemenin 5/1-b. maddesinde, idarelerin hukuk hizmetlerini "ihtiyaç duyulması halinde Maliye Bakanlığından talep etmek suretiyle, sağlayabilecekleri" ifade edilmiştir. Yine Kararnamenin 6/1. maddesinde "İdarelerin, kendi iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılacak adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde taraf sıfatını haiz" oldukları, 6/2. Maddesinde ise " İdareleri adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla doğrudan temsil yetkisinin; hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara ait" olduğu hüküm altına alınmıştır. Maliye Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkındaki 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün görevlerini düzenleyen 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi "Bakanlığın ve talep halinde genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin hukuk danışmanlığını ve muhakemat hizmetlerini yapmak" (g) bendi "Mevzuatında başkaca bir takip mercii ve usulü öngörülmeyen alacaklar ile diğer kurumların taraf olamayacağı davaları açmak, takip etmek ve alacağı tahsil etmek" şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece davanın doğrundan hazineye ihbar edilerek yargılamanın sürdürülmesi halinde ve verilen kararın yine hazine vekili olarak temyiz başvurusuna konu edilmesi durumunda temyiz isteminin karada belirtilen nedenle reddi düşünülebilir. Ancak somut olayda dava doğrundan Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ihbar edilmiş ve katılan kurumu temsilen, genel bütçe kapsamındaki tüm kurumları temsile yetkili hazine vekili tarafından dava takip edilerek olağan konun yolu başvurusunda bulunulmuştur. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, maliye hazinesi vekilinin Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü adına dava ve duruşmalara katılıp aynı idare adına katılan vekili sıfatını aldığında herhangi bir tereddüt olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla vekilin temyiz başvurusu kabul edilerek dosyanın esastan incelemeye konu edilmesi bir zorunluluktur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince verilen karar aslında Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü adına hazine vekili sıfatıyla temyiz edilmiştir. Her ne kadar 12/10/2023 tarihli dilekçenin başlığında "Temyiz Eden Katılan" "Hazine ve Maliye Bakanlığı" olarak yazılmış ise de hazinenin aşamalarda bizzat katılan sıfatı almamış olduğu gözetildiğine temyiz dilekçesinin başlığında temyiz eden kurum olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı'na yer verilmesinin Yüksek Daire karşıoy yazılarında belirtildiği gibi bir yazım hatasından kaynaklandığı, kaldı ki bu yazım hatasının hazinenin Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünü temsiliyetine halel getirecek bir durum olmadığı gözetilerek, dosya kapsamı ve yukarıda anılan mevzuat hükümleri kaşısında, hazine vekilinin temyiz talebinin katılan Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü adına olduğunun kabulü ile hükmün esastan incelenmesi yerine, kararda belirtilen gerekçelerle temyiz talebinin reddine karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır. SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile 2. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20/10/2025 tarihli ve 2023/19506 esas ve 2025/12986 karar sayılı RED kararının KALDIRILMASI, 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 27/09/2023 tarihli ve 2022/2233 esas ve 2023/1583 karar sayılı kararının esastan incelenerek tebliğnamede belirtilen düşünce doğrultusunda ONANMASI, 4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur. '' gerekçe ve talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde Dairemizin, 20.10.2025 tarihli ve 2023/19506 Esas, 2025/12986 Karar sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 20.10.2025 tarihli ve 2023/19506 Esas, 2025/12986 Karar sayılı ret kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.