Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/3384 E. , 2024/4261 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/3384 Karar No : 2024/4261 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1) ...'ya velayeten, kendisine asaleten ... 2) ... 3) ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulmas
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/3384 E. , 2024/4261 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/3384 Karar No : 2024/4261 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1) ...'ya velayeten, kendisine asaleten ... 2) ... 3) ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 14/09/2017 tarihinde intihar etmek suretiyle hayatına son veren yakınları ... hakkında düzenlenen hastane raporundaki psikiyatri polikliniği kontrolü önerildiğine dair nota rağmen tıbbi gerekliliklerin yerine getirilmediği, kendisine zarar verme riski bulunduğunun davalı idare görevlilerince bilindiği, buna rağmen muhafaza edilen silahının kendisine verildiği, olayda hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 735.943,15 TL) maddi, 250.000,00 TL manevi, oğlu ... için 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 264.043,36 TL) maddi, 250.000,00 TL manevi, babası ... için 5.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 247.522,48 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, annesi ... için 5.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 303.111,55 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Erzurum 1. İdare Mahkemesinin 22/12/2021 tarih ve E:2019/115, K:2021/1645 sayılı kararıyla, dava konusu olayda müteveffa ...'nın 13/09/2017 tarihinde saldırgan tavırlar sergilemesi üzerine sevk edildiği Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde psikiyatri polikliniği kontrolü önerilerek taburcu edildiği, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davalı idarece ...'nın tam teşekküllü hastaneye sevk edilmesi, burada akıl ve ruh sağlığı yönünden dilim belirtir sağlık kurulu raporu aldırılması, zati demirbaş tabancasının ise göreve başlayabileceği Daire Başkanlığınca incelenip uygun görülen zamana kadar birim amirince geçici olarak alınıp muhafaza edilmesi gerekmekte iken davalı idarece, söz konusu gerekliliklerin yerine getirilmeyerek polis memurlarınca muhafaza altına alınmış olan silahın, müteveffanın kendisine veya başkasına zarar verebileceği hususu göz ardı edilerek müteveffaya teslim edilmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davacıların maddi zararlarının belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda müteveffanın eşi ...'nın 735.943,15 TL, çocuğu ...'nın 264.043,36 TL, annesi ...'nın 303.111,55 TL, babası ...'nın 247.522,48 TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile ... için 735.943,15 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, 20.000,00 TL'sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 11/09/2018 tarihinden, 715.943,15 TL'sinin miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 12/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, ... için 264.043,36 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, 20.000,00 TL'sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 11/09/2018 tarihinden, 244.043,36 TL'sinin miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 12/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, ... için 303.111,55 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, 5.000,00 TL'sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 11/09/2018 tarihinden, 298.111,55 TL'sinin miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 12/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, ... için 247.522,48 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, 5.000,00 TL'sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 11/09/2018 tarihinden, 242.522,48 TL'sinin miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 12/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine; dava konusu olay nedeniyle davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 11/09/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince; davalı idarenin kararın esasına yönelik ve davacıların manevi tazminata yönelik istinaf istemlerinin reddine, kararın, ... için 242.522,48 TL, ... için 715.943,15 TL, ... için 244.043,36 TL ve ... için 298.111,55 TL maddi tazminatın miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, davacılar lehine hükmedilen toplam 1.500.620,54 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuruda bulunulduğu 11/09/2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen tazminat tutarına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, yaşanan olay karşısında Mahkemece takdir edilen manevi tazminatın yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu olayda idarelerinin herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğunu gerektiren bir durumun da bulunmadığı, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup; davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Sema Yeşil Çengel DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 14/09/2017 tarihinde intihar etmek suretiyle hayatına son veren yakınları ... hakkında düzenlenen hastane raporundaki psikiyatri polikliniği kontrolü önerildiğine dair nota rağmen tıbbi gerekliliklerin yerine getirilmediği, kendisine zarar verme riski bulunduğunun davalı idare görevlilerince bilindiği, buna rağmen muhafaza edilen silahının kendisine verildiği, olayda hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 735.943,15 TL) maddi, 250.000,00 TL manevi, oğlu ... için 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 264.043,36 TL) maddi, 250.000,00 TL manevi, babası ... için 5.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 247.522,48 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, annesi ... için 5.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 303.111,55 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir. B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurularının Faiz Başlangıç Tarihi Yönünden Düzeltilerek Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi: Dosya kapsamında yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının... tarih ve ...sayılı yazısında ...'nın 01/10/2008 tarihinden sonra göreve başladığından 5434 sayılı Kanuna tabi olmayıp, 5510 sayılı Kanunun 4/1-c bendi kapsamında sigortalı olduğu, 5510 sayılı Kanunun 4/1-c bendi kapsamında maddesine tabi 8 yıl, 10 ay, 26 gün fiili hizmet süresi ve 2 yıl, 14 gün fiili hizmet zammı süresi olmak üzere toplam 10 yıl, 11 ay, 10 gün hizmetinin bulunduğu, 30/11/2017 tarihli işlem ile ilgilinin ikramiyeye esas 10 tam hizmet yılına karşılık hesaplanan 24.339,15 TL ikramiye, dul ve yetimlerine oranları nispetince ödendiği, ilgililerin herhangi bir vazife malullüğü taleplerinin bulunmadığı, bundan dolayı haklarında vazife malullüğü yönüyle herhangi bir işlem tesis edilmediği ve ödeme yapılmadığı, 5510 sayılı Kanunun 32. maddesine göre dul ve yetimlerine ölüm aylığı bağlandığı, vazife malullüğü aylığı bağlanmayan ilgililere tütün ikramiyesi ek ödeme maaş farkı şeklinde ve artırılmış oranda herhangi bir ödeme yapılamamış olduğu bildirilmiştir. Bakılan davada; Bölge İdare Mahkemesi istinaf isteminin faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan 20/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, ilgilinin görev aylığı veya emsali polis memurunun görev aylığı dikkate alınarak aylar itibarıyla alacağı görev aylığı ile ölüm aylığı karşılaştırılarak, aradaki farkın zarar olduğunun kabul edilmesi gerekirken, pasif dönem için asgari ücretin esas alınarak yapılan hesaplamanın ve dolayısıyla bilirkişi raporunun, mahkeme kararına dayanak alınacak mahiyette olmadığı görülmektedir. Tazminatın amacı uğranılan gerçek zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle tazminat, zarar görenin zenginleşmesi veya zarar verenin cezalandırılması sonucuna yol açmamalıdır. Dolayısıyla hesaplanacak tazminatın azami miktarı gerçek zarar ile sınırlıdır. Öte yandan dinamik bir yapıya sahip olan tazminat hukuku çerçevesinde zarar ve yarar kalemleri belirlenirken, tazminat tutarının hesaplanabilmesi yerleşik yargı uygulamasında da kabul edildiği üzere hukuk bilimi dışında özel bilgi gerektirmektedir. Bu sebeple aktüeryal yönden maddi tazminat hesaplanması gereken davalarda mahkemeler bilirkişinin görüşünün alınmasına ihtiyaç duymaktadır. Davacıların zararlarının ortaya konulması için gereken hesaplamalarda gözetilmesi gereken ilke ve unsurlar, son dönem Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca aşağıda belirtilen şekilde olup, bu veriler ışığında bilirkişi tarafından yeniden hesaplanmalıdır. Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali polis memurunun aylar itibariyle aldığı uçuş tazminatları dahil görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenen ölüm aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan ölüm aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır. Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali polis memurunun aylar itibariyle alabileceği görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek ölüm aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan ölüm aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek ölüm aylıkları dikkate alanarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan ölüm aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. Öte yandan, yapılacak hesaplamada, müteveffanın dava konusu olay tarihinde annesinin ve babasının hayatta olması gözetilerek destek payları belirlenirken; müteveffanın kendisi için 2 pay, eşi için 2 pay, annesi, babası ve çocuğu için ayrı ayrı 1 pay ayıracağı ihtimali gözetilerek hesaplama yapılması gerektiği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Arıca yeniden yapılacak hesaplamada evlenmemiş olan eşin evlenme ihtimali düzenlenecek rapor tarihindeki yaşı dikkate alınarak belirlenmelidir. Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların ve davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. Tarafların temyiz isteminin kısmen kabulü ile... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Kararın bozulan kısmına yönelik olarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.