Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5666 E. , 2024/8016 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5666 Karar No : 2024/8016 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... M…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5666 E. , 2024/8016 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5666 Karar No : 2024/8016 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmazın zemin katta 423,98 m² ve asma katta 250,18 m² olmak üzere toplam 674,16 m²'sinin işyeri(Bina) olarak kullanılmak suretiyle 01/07/2014-30/06/2019 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle 632.811,62-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... numaralı ecrimisil ihbarnamesinin ve söz konusu ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; 13/11/2020 tarihinde mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, "Üçüncü kişiler tarafından 'kat karşılığı inşaat sözleşmesi' nedeniyle, ... Belediye Başkanlığı ile Türkiye Emlak Bankası’na karşı tapu iptali ve tescili istemiyle açılan davada davanın kabulü yolundaki Asliye Hukuk Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından '… taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen 09/10/1986 tarihli sözleşmenin 6. maddesinde yüklenicinin arsa sahibi olan Belediyenin onayından geçen projeye uygun inşaat yapacağı hükmünün bulunduğu, taraflar arasında belediyenin onayından geçen bir projenin bulunmadığı hususunun çekişmesiz olduğu, dolayısıyla yapı ruhsatı alınmadan başlanılan inşaatın kaçak bir inşaat sayılacağı, bu nedenlerden davalı yüklenicinin 09/10/1986 tarihli asıl ve 27/12/1988 tarihli ek sözleşmelerde kararlaştırılan edimlerini yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği, Borçlar Kanunu’nun 81. maddesi gereğince de kendi edimlerini yerine getirmeyen yüklenici veya aynı yasanın 162. vd maddelerine göre ondan şahsi hakkını temlik alan (davacı üçüncü kişinin) karşı edimin ifasını (arsa payının devrini) isteyemeyeceğinden…' davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak, 3194 sayılı İmar Kanunu'na aykırı bir yapının kamu düzenine aykırılık oluşturacak şekilde davacı adına tescilinin söz konusu olamayacağından bahisle davanın reddi yönünde karar verildiği, bahse konu kararın Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... tarih, E:... , K:... sayılı kararı ile onandığı; tapu kaydı incelendiğinde; tapunun ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı, 5.624,22 m² yüzölçümlü ana taşınmazda, kat irtifakı ile kayıtlı 414/5396 arsa paylı E Blok Zemin+1.Kat (1) bağımsız bölüm nolu “Banka Şube Yeri ve Lokal” niteliğindeki taşınmazın ... Belediyesi adına kayıtlı olduğunun görüldüğü; emsal taşınmazlar incelenerek, dava konusu taşınmazın mevkii, konumu, alanı, cephe aldığı sokak, kullanım amacı vb. değerine etki eden tüm nitelikleri ile kıyas emsal taşınmaza göre üstün ve eksik yönleri değerlendirilerek emsal kıyaslama yöntemine göre ve elde edilen yarar/işletmeye kattı değer dikkate alınarak 1.167.598,56 TL ecrimisil bedeli hesaplandığı" görüşlerine yer verilmiş, bilirkişi raporuna yapılan itirazların raporu sakatlayıcı mahiyette bulunmadığı ve hükme esas alınabileceği belirtilerek, bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıdan fuzuli işgal nedeniyle 1.167.598,56-TL ecrimisil bedeli istenilebileceği belirtilerek, davacı şirket adına 632.811,62-TL ecrimisil tahakkukuna ilişkin dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde ve ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin tesisine neden olan banka şubesinin mülkiyetinin, davalı idare ile Türkiye Emlak Bankası arasında imzalanmış olan 09/10/1986 tarihli arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında Türkiye Emlak Bankasına bırakılmasının kararlaştırıldığı, kendilerinin de Türkiye Emlak Bankasının halefi sıfatıyla taşınmazı kullandıkları, dolayısıyla davalı idarenin izni ve bilgisi dahilinde kullandıkları taşınmaz üzerinde bir haksız işgalin söz konusu olmadığı, öte yandan, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun yüksek mahkeme içtihatlarına aykırı olduğu, Mahkemesince raporun incelenmediği, bilirkişi raporunun hatalı hesaplamalar içerdiği hususlarına değinilerek Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddinin gerektiği savunulmaktadır. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz(1) malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmü öngörülmüştür. 19/06/2007 tarih ve 26557 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin (e) bendinde, fuzuli şagil (İşgalci): "Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler" olarak tanımlanmıştır. Yukarıda belirtilen düzenlemelerden, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce izinsiz kullanılması halinde fuzuli işgalden söz edilebileceği ve bu şekilde bir kullanımın varlığı tespit edilebiliyor ise ancak o yerden ecrimisil alınabileceği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın, " ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsel" üzerinde yer alan ve tapu kayıtlarında ... Belediye Başkanlığının mülkiyetinde olan taşınmaz üzerinde yer alan iki katlı binanın, davacı tarafından haksız işgalinden bahisle ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin ecrimisil ihbarnamesi ve ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; Türkiye Emlak Kredi Bankası Genel Müdürlüğü ile Bodrum Belediye Başkanlığı arasında 09/10/1986 tarihli bir protokol imzalandığı, protokolün "... Belediye Başkanlığı'nın mülkiyetinde olan '... ilçesi, ... Mahallesi, ... içi mevkiinde ... nolu özel yöredeki arsanın', Türkiye Emlak Kredi Bankası Genel Müdürlüğünce Müşterek Bir Mülk Tesisine" ilişkin kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu, anılan protokole ek olarak 27/12/1988 tarihli ek protokolün de aynı taraflarca imzalandığı, bu ek protokolde Türkiye Emlak Kredi Bankası'nca yapılacak yapıların neler olduğu ve bu yapıların taraflar arasında nasıl paylaştırılacağının belirlendiği, buna göre ek protokolün "Kat irtifakı ve bağımsız bölümlerin sağlanması" başlıklı 3. maddesinde; "Tatbikat projesine göre 5396 m2 alanlı Ticaret Merkezindeki dükkan ve işyerlerinin 836 m2'sinin bankaya, 4560 m2'sinin Belediyeye ait olacağı, Ticaret Merkezinin 3 ayrı parsele ifrazının yapılacağı, ekli ifraz krokisinde bunların A, B ve C olarak gösterileceği, ekli krokide A ile gösterilen alanda yapılacak ... ve ... bağımsız bölüm numaralı dükkanların; B ile gösterilen alanda yapılacak olan 249 m2 alanlı 1 nolu bağımsız bölüm banka şube yerinin ve 165m2 alanlı, 2 nolu bağımsız bölüm mağazanın Bankaya verileceği"nin, "Özel Hükümler" başlıklı 5. maddesinde ise "Bankaya bırakılan bağımsız bölümlerin kat irtifaklı arsa paylarının, iskan raporu, cins tashih ve kat mülkiyeti gibi işlemleri beklemeksizin ve hiç bir neden ileri sürmeksizin Banka'ya devredileceği" hususlarının kararlaştırıldığı, dava dışı Türkiye Emlak Kredi Bankasınca yapı ruhsatlarının davalı Belediyeden alınmak suretiyle projenin hayata geçirildiği, inşaatların tamamlandığı ancak, davalı belediyece protokol hükümlerinin tamamen yerine getirilmediğinden bahisle yapı kullanma izinlerinin ve protokole göre davacıya ait bağımsız bölümlere tapuda ferağlarının verilmediği protokole göre davacıya ait olan ancak tapuda hala davalı idare üzerinde görülen Banka şubesinin fuzülen işgal edildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu işlemlerin tesisine neden olan ve banka şubesi olarak kullanılan binanın mülkiyetinin, davalı idarenin rızasıyla anılan kat mülkiyeti karşılığı inşaat sözleşmesi niteliğindeki Protokol gereğince dava dışı Türkiye Emlak Kredi Bankası'na ait olduğu, Türkiye Emlak Kredi Bankasının tasfiyesi aşamasında 4603 sayılı Kanun kapsamında haklarının davacıya devriyle birlikte, her ne kadar mülkiyeti davalı idare üzerinde olsa da dava konusu taşınmazın kullanım hakkının da davacıya ait olduğu görülmektedir. Tasarrufu kamu idarelerine ait taşınmazların, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere bir başka idareye tahsis edilmesi ve kendisine tahsis yapılan idare ile üçüncü kişiler arasında tahsisi yapılan taşınmazın kullanımına yönelik sözleşme, protokol veya benzeri başka bir hukuki ilişkinin var olması halinde taşınmazı kullanan kişi veya kişilerin burada mevzuatın belirlediği çerçevede "fuzuli şagil" olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla bu yerdeki kullanımı nedeniyle ecrimisil istenilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davaya konu taşınmazın, davalı idare ile dava dışı Türkiye Emlak Kredi Bankası Genel Müdürlüğü arasında imzalanan ... tarihli protokol ile ... tarihli ek protokol uyarınca kullanıldığı anlaşıldığından, fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyecek davacıdan ecrimisil bedeli istenilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.