T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/3702 KARAR NO : 2025/2857 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA: Sözleşmenin Feshi -Adi Ortaklık Fesih ve Tasfiye DAVA TARİHİ: 28/11/2019 DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 11/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Davada ;…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/3702 KARAR NO : 2025/2857 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA: Sözleşmenin Feshi -Adi Ortaklık Fesih ve Tasfiye DAVA TARİHİ: 28/11/2019 DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 11/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Davada ; Temlik eden-Davacı vekili (Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/1418 Esas sayılı dosya) dava dilekçesinde özetle, davacı şirket ile davalı şirket arasında 30 Mart 2010 tarihinde Kadıköy 6. Noterliğinde ... nolu iş ortaklığı sözleşmesi imzalandığı, Gölcük Donanma Komutanlığı'ndan 4.980.000,00 TL + KDV bedel ile ihalenin iş ortaklığı tarafından alındığı, iş ortaklığı sözleşmesi gereği davalı şirketin ortaklık payının %51, davacı şirketin ise %49 olduğunu, müvekkilinin verdiği banka teminat mektubu karşılığı davalı ...'in 1.435.000,00 TL iş avansı aldığını, iş avansı tükendikten sonra müvekkilinin 300.000,00 TL nakit kredi çekerek davalı ...'e gönderdiğini, sonrasında müvekkilinin rahatsızlandığını, ihale gereği vinçler tamamlanıp idareye teslim edildiğinde davalı şirketin bütün hakedişi aldığını, müvekkiline sadece 155.000,00 TL kâr payı verdiğini, bakiye kısmı vermediğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Talep arttırımı ;davacı ... şirketi vekili 05/12/2013 tarihli dilekçesi ile ,dava değerini 1.305.806,-TL ye yükseltmiş ve faizi ile birlikte tahsil talebinde bulunmuştur.Birleşen Dava ; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/837 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında iş ortaklığı sözleşmesi ile Gölcük tersane komutanlığında 2 adet yüzer havuz vinci ihalesine girmek ve inşaa etmek üzere adi ortaklık kurulduğunu, bu iş ortaklığında davalı şirketin ortaklık payının %51, müvekkili şirketin %49 olduğunu, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan kâr payı davasında son bilirkişi raporuna göre 2 adet vincin toplam maliyetinin 2.939.267,92 TL olduğunu, müvekkilinin %49 hissesine karşılık düşen kâr payının 999.958,72 TL olduğu halde davalıların müvekkili şirkete kâr payını vermediğini beyanla, davalılar aleyhinde kâr payı alacağı için açılan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/477 Esas sayılı dosyası ile dava dosyasının birleştirilmesini, ortaklık sözleşmesinin feshine, Kâr payının ortaklık sözleşmesi gereğince dağıtılarak adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurulan adi ortaklık ile, Gölcük Tersanesi Komutanlığı tarafından Gölcük tersanesine yapılması planlanan 15/5 tonluk yüzer havuz Kreyni vincinin ihaleye çıktığını, işin özel nitelikli taahhüt işi olduğunu, ihale konusu taahhüt işi ile ilgili özel tasarım, projelendirme, know-how gibi proje geliştirme işleri ile ihale hazırlıklarının tamamı müvekkili şirket tarafından hazırlanıp yapıldığını, yapılan işlemlerden sadece çelik imalatının belirli bir bölümünün davacı şirket tarafınan yapıldığını, davacının yaptığı işler karşılığında kârını da ekleyerek faturalarını düzenlendiğini ve ortaklıktan yapmış olduğu işlerin karşılığında düzenlediği fatura bedellerini tahsil ettiğini beyanla, davanın arabuluculuğa başvurulmadan açılmış olması sebebi ile dava şartı yokluğundan reddine, ortaklığın feshedilmiş olması nedeni ile hukuki yarar yokluğundan reddine, davalılardan ... yönünden husumet yokluğundan reddine, zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan zamanaşımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Dava; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/761 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... ile yapmış oldukları konsorsiyumun sadece iki vinci yapılıp teslim edilmesine ilişkin olduğunu, başka bir konu veya işi kapsamadığını, bu nedenle vinçlerin yapılıp teslim edilmesi ile sona erdiğini, söz konusu konsorsiyumdan kaynaklanan gerek vinçte kullanılan yapım malzemesi bedelinden, elden edilen karın bölümüşünden kaynaklanan alacaklarının mevcut olduğunu, malzeme bedeli, kârdan kaynaklanan alacakları haricinde, donanma komutanlığınca vinç bedelinden, konsorsiyum gereği şirketleri hesabına bankaya yatan altı yüz bin lirayı davalı İskar yetkilileri paranın yanlış yattığını, sigorta primi veya vergi bedeli olarak İskar tarafından yatırılması gerektiğini, ...r'i kandırıp bankadan çektirip elden teslim almaktan kaynaklanan alacaklarının mevcut olduğunu, "Fesihname" başlıklı ibranamenin Noterde düzenlendiği tarihte davalı ...'in şirketlerinde temsile yetkili olmadığını, ...'in şirketlerinin önceki ortaklarından olduğunu, önceki tarihlerde şirketi temsile yetkili müdürü olduğunu, ancak dava konusu noter senedinin düzenlendiği tarihten önce şirketteki hissesini devrettiğini, şirket müdürlüğü görevini bıraktığını, şirket kararlarının Ticaret Odasına bildirildiğini, Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, davalıların şirketi temsile yetkili olmadığını bildikleri halde ...'in imza sürkülerini kullandığını, şirketlerini temsil ettirerek gerçek dışı (sahte) evrak tanzim ettiklerini, şirketlerinin tarafı olan noter senedi, şirketlerinin haberi olmadan ve şirketi temsile yetkili olmayan kişi tarafından imzalandığını, İstanbul Kadıköy 14.Noterliğinin 24/08/2013 tarihli 14295 yevmiye nolu fesihname başlıklı dava ... tarafından ibra eden noter senedinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir,Davalı ... Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, söz konusu ibra sözleşmenin 24.08.2013 tarihinde imzalandığını, iptal edilebilirlik için geçerli 1 yıllık süre geçmiş olduğunu, davacının talebinin hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/477 Esas sayılı dava dosyası ve bu dosyayla birleşen İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/837 Esas sayılı dosyasında ...Taah. San. Tic. Ltd. Şti. - ...k Endüstri ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığın tasfiyesi ve kâr payı alacağına yönelik olarak davanın görüldüğünü, davacı, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/477 Esas sayılı dava dosyasında diğer davalı ... tarafından açılan asli müdahale davasına sunulan evraktan görüleceği üzere ...Taah. San. Tic. Ltd. Şti- ... Endüstri ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı' ndan iddia ettiği alacak ve taleplerini diğer davalı ...'e devrettiğini, davacı tarafından iddia edilen alacak ve talepler diğer davalı ...'e devredildiğini, davacının bu sebeple de davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, bu nedenle de davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir,Davalı ... vekili 21/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin 24/06/2003 tarihinde noter onaylı fesihnamenin düzenlendiği tarihte davacı şirketini temsile yetkili olmadığını, davacı şirketin imza yetkilisi iki ortağı olan ... ve ... davacı şirketindeki hisselerin tamamını KDZ Ereğli 2.Noterliğinin 19 Kasım 2013 tarih 10526 yevmiye numaralı ekli belgesi ile davacı ...'a devir ettiklerini, bu noterden devir işlemini KDZ Ereğli Ticaret Siciline de tescil ettirerek davacı şirketinden tamamen ayrıldıklarını, ... Şirketinin tamamını 19 Kasım 2012 tarihinde devrederek ayrılan, yani davacı ... temsile yetkili olmayan ...'in atmış olduğu imza ve fesihnamenin geçerli olmadığını, davalı ... iki adet noter ihtarnamesi sonrasında çeşitli hile ve desiseler ile müvekkilini kandırarak fesihnameyi imzalattırdığını, bu fesihnameyi iş ortaklığının tam yetkilisi davalı ... imzalamadığını, kardeşi ...n imzaladığını, fesihnamenin müvekkili ...'e yetkisiz olduğu halde, imza artırılmasının nedeninin ibranameye dönüştürülmesi amacı olduğunu, müvekkilinin imza tarihinde davacı ... yetkilisi ve ortağı olmadığını bildiğini, davalı ...'de ...'in o tarihte davacı şirketin yetkilisi olmadığını bildiğini, davalı ...'in aldatması ile olaydan önce felç olması nedeniyle yanıltıldığını, fesihnamenin iptalini talep ettiklerini beyan etmiştir.Asli Müdahale ;Asli müdahale talebinde bulunan ... 31/08/2018 havale tarihli dilekçesinde özetle, mahkemenin 2014/447 esasında kayıtlı olunan dava dosyasında görülmekte olunan davada davacıya düşen kâr payı alacağının davacı şirket tarafından asli müdahil ...'e devredildiğinden bahisle asli müdahale taleplerinin kabulünü talep etmiştir.Asli müdahale davası, adi ortaklık sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.Yine aynı dilekçe ekinde sunulan 15/06/2018 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile, mahkemenin 2014/447 esas sayılı dosyası davacısı ...şirketinin alacağını ...'e temlik ettiği görülmüştür.Asli Müdahale davasında, Asli müdahil ... vekili , 2014/477 esas sayılı dava dosyasında görülmekte olan davanın davacısı ile davalısı arasında çekişme konusunu oluşturan iki adet vincin sözleşmeye uygun olarak yapımı tamamlanıp Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini, davalı tarafın sözleşme bedelini Deniz Kuvvetleri Komutanlığından tahsil ettiğini, ancak vinçleri fiilen tamamlayan ... Tic. Ltd. Şti.'ne malzeme bedelini ve kâr payını ödemediğini, bu nedenle ...c. Ltd. Şti.'nin, ...an. ve Tic. Ltd. Şti.'den alacağının doğduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla işbu dava dosyasının açıldığını, ...c. Ltd. Şti.'nin eski ortağı ve yetkili temsilcisinin müvekkili ... ile dava dışı ...olduğunu, şirket yetkililerinin, şirket devir sözleşmesinde ...akine Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde vinç yapımından doğan alacağın, devrin dışında tutulduğunu, bu alacağın şirket tarafından ...'e ait olduğunun ve ona devredileceğinin kararlaştırıldığını, ...ve Tic. Ltd. Şti.'nin, vinç yapımından doğan alacağın tahsili için dava açtıktan sonra 15.06.2018 tarihli sözleşme ile dava konusu alacağı müvekkiline devrettiğini, bu nedenle mevcut alacağın tespiti ile tespit edilecek alacak miktarının fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkiline 800.000,00 TL' ödenmesine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece tefrik edilen dava, mahkemenin 2022/36 esas sırasına kaydolunduğu, mahkemenin 2022/36 Esas, 2022/16 Karar, 14/01/2022 tarihli kararıyla davanın, aynı davanın daha önce açılıp halen görülmekte olması nedeniyle HMK'nun 114/1-ı ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine kararın Dairemiz tarafından " HMK 65/2. maddesinde "asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır" hükmü uyarınca asli müdahale davasının tefrikine karar verilmesi usul ve hukuka aykırı olmakla , davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-5 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.Bunun üzerine Mahkemenin 2022/413 esas numarasını aldığı ve tekrar Mahkeme dosyasıyla 31.5.2022 tarihinde birleştirildiği görülmüştür.Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda ; "1-Mahkememizin 2014/477 Esas sayılı asıl davasının HMK 150 (6) maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Mahkememizin birleşen 2022/413 Esas sayılı davasının KABULÜ ile, -800.000,00 TL'nin davalı ...'nden alınarak davacı müteveffa ... mirasçısı ...'e verilmesine, 3-Mahkememiz dosyasıyla birleşen İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/837 Esas sayılı davasının REDDİNE, 4-Mahkememiz dosyasıyla birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/761 Esas sayılı davasının KABULÜ ile, İstanbul Kadıköy 14. Noterliği'nin 24.06.2013 tarih ve ... yevmiye nolu Fesihname'nin İPTALİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkemece verilen kararı,Davacı-temlik eden ...şirketi vekili, davacı -temlik alan mirasçısı vekili ve davalılar vekili istinaf etmiştir. 1- Davacı-temlik alan mirasçısı vekilince hükmün tamamlanması talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik olarak verilen istinaf dilekçesinde ; "Mahkemece 2022/413 E. Sayılı birleşen asli müdahil davamız kabul edilmiş olup 800.000 TL'nin davalı ...'nden alınarak müvekkil davacı müteveffa ... mirasçısı ...'e verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece faiz konusunda herhangi bir hüküm tesis edilmemiş olup faize de hükmedilmesi için tarafımızca hükmün tamamlanması talebinde bulunulmuştur.Mahkeme tarafından hükmün tamamlanması yönünden verilen ek kararda HMK'nın Taleple bağlılık ilkesi başlıklı 26. Maddesi gereği müdahale dilekçesinde faiz talep edilmediğinden faize hükmedilemeyeceğine karar vermiştir. Bilindiği üzere asli müdahale talebinde bulunabilmek için asıl davanın konusu olan hak veya şey üzerinde hak iddia edilmiş olması gerekir.Asıl davanın konusu olan hak incelendiğinde ise, asıl dava davacısı ...'nin vermiş olduğu 05/12/2013 tarihli ıslah dilekçesinin Talep kısmında ticari faizi ile birlikte alacağa hükmedilmesinin istendiği görülmektedir.Her ne kadar kabul edilen dava asli müdahale davamız olup asli müdahale dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 800.000 TL talep edilmiş ise de, işbu asli müdahele davasının alacağın temliki dayanak gösterilerek açıldığı ve ortada HMK 125/2 anlamında dava konusunun devri söz konusu olduğundan, asıl dava davacısının talep etmiş olduğu fer'i haklara da hak kazanılacaktır. Bu sebeple asıl davacının talep etmiş olduğu faize hükmedilmesi yönündeki talebimizin taleple bağlılık gereği reddedilmesi hatalıdır." şeklindeki istinaf sebepleri ile EK KARARIN usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. 2-Davacı-temlik eden ...şirketi vekili istinaf dilekçesinde ; "a. Asıl Dava Yönünden ; müvekkil şirket ile davalı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen iki adet yüzer havuz vincin yapılarak teslim edilmesine ilişkin iş ortaklığı sözleşmesine yönelik müvekkil şirket edimlerini yerine getirmiş, vinçlerin yapılıp teslim edilmesiyle sona ermiştir. Müvekkil şirketin bu sözleşmeden kaynaklanan alacağı bulunmaktadır. Asıl davada davacı sıfatını haiz olan müvekkil şirkettir. Ne var ki mahkemece hiçbir araştırma ve inceleme yapmaksızın müteveffa ...'in sunmuş olduğu müdahale dilekçesini dikkate alarak müteveffa ...'in asli müdahale talebini kabul etmiştir. Halbuki müteveffa tarafından süresi içerisinde yatırması gereken harçları dahi yatırmamıştır. Hiçbir suretle müvekkil şirketin dava konusu alacağı ... ve ...r'e devrettiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır.Tek başına dava dışı ... 'in herhangi bir talebi olmaksızın mahkeme tarafından re'sen asli müdahil olarak dosyaya dahil edilmesi dahi başlı başına yürütülen yargılamanın usulsüzlüğünü göstermektedir. Mahkemece ilk olarak temlikin geçerli olup olmadığına yönelik kapsamlı,detaylı bir araştırma ve inceleme yapılması ve bu suretle asli müdahaleye yönelik olumlu veyahut olumsuz bir karar verilmesi gerekirken hata ve yanılgıya düşerek bu hususta haksız ve hukuka aykırı bir karar vermiş ve devamında yargılama sağlıklı bir şekilde yürütülememiştir.Karar gerekçesinde dahi temlike yönelik ayrıntılı bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Halbuki yerel mahkemece hangi gerekçeye dayanılarak temlikin ve devamında asli müdahale talebinin kabul gördüğünün açıklanması gerekmektedir.Yargılama safhasında davacı müteveffa ... tarafından bir sözleşmenin varlığından bahsedilmiş ancak yargılama süresince sözleşme aslının sunulması talep edilmesine karşılık sunulamamıştır. Zira böyle bir sözleşmenin varlığı söz konusu değildir. |Sözleşmenin varlığına, geçerliliğine yönelik bir araştırma yapılmaksızın yerel mahkemece gerçeği yansıtmayan- aslının dahi sunulamadığı bir sözleşmenin varlığı salt ...'in soyut beyanı doğrultusunda kabul görmüştür.önemle ve tekrarla belirtmek gerekir ki; müvekkil şirket yetkilisi soner susuz şirketin tamamını devralırken işbu dosya kapsamındaki alacağı ... ve ...'e temlik etmemiştir.Bu nedenle müvekkil şirket ile davalı ... arasındaki iş ortaklığı sözleşmesine istinaden müvekkile ait olan alacağa yönelik yürütülen yargılama müvekkil şirket adına tarafımızca her aşamada takip edildiği görülmektedir. Zira dosyada davacı sıfatını haiz olan müvekkil şirket olup, davanın açılmamış sayılmasına kararı usul ve yasaya aykırıdır.Açıkça yerel mahkemece verilen karar ile müvekkilin alacağına kavuşması engellenmiş, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir karar vermiştir Yukarıda açıklanan nedenlerle, müteveffa ...'in temlik alan sıfatına ve davanın açılmamış sayılmasına yönelik kararı istinaf incelemesine sunuyoruz. b. Birleşen İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/837esas sayılı dosyası yönünden;bu davada müvekkil şirket ile davalı İskar arasında kurulan adi iş ortaklığının feshi ile kar payının dağıtılması sureti ile adi ortaklığın tasfiyesi talep edilmiştir. Mahkemece müteveffa ...'İN asli müdahale talebini haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kabul etmesinden kaynaklı olarak müvekkilin iş ortaklığı sözleşmesinin feshi ve kar payının ortaklık sözleşmesi gereğince dağıtılarak adi ortaklığın tasfiyesi isteme hakkı bulunmadığına karar vermiştir. c. Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/761 esas sayılı dosyası yönünden ; Tarafımızca birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/761 Esas sayılı dosyasıyla ... ile ... Ltd. Şti. aleyhine "müvekkil şirkete temsili yetkili olmayan kişi tarafından imzalanmış Kadıköy 14. Noterliği'nin 24/08/2013 tarihli ...yevmiye numaralı fesihname başlıklı davalı .... Şti.'yi ibra eden noter senedinin iptali" talepli dava açılmış, yapılan yargılama neticesinde İstanbul Kadıköy 14. Noterliği'nin 24/06/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı Fesihnamesinin İPTALİNE karar verilmiştir. Verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuyoruz.Açık olduğu üzere; 22/06/2013 tarihinde iş ortaklığının Erenköy Vergi Dairesi'nin feshedilmesinde 2 gün sonra (24/06/2013 tarihinde) Kadıköy 14. Noterliği'nde geçersiz ve uydurma olduğu sabit olan fesihnamenin düzenlendiği görülmektedir. Bu husus dosyada mübrez Fesihnamenin usulsüz ve şaibeli olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabıyla ortadadır.Ne var ki yürütülen yargılamada mahkemece fesihnamenin geçersizliğini kabul etmesi ile birlikte müvekkil şirketin bu sözleşmeden kaynaklı olarak bir alacağının mevcut olduğunun kabulü gerekmektedir.özetle; ...'in devrettiği şirketimiz tarafından bu alacağa ilişkin olarak verilmiş bir devir, alacağın temliki yoktur. ...'in bu alacak ile bir ilgisi olmayıp, bu alacak tamamen müvekkil şirket .. aittir."şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. 3- Davalılar vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; "a- Asıl Dava Olan 2014/477 E. Sayılı Dosya Yönünden;İlk Derece Mahkemesi tarafından asıl dava 2014/477 E. sayılı davanın 3 kez takipsiz bırakılması nedeniyle Açılmamış Sayılmasına karar verilmiştir. Karar bu yönden usule ve yasaya uygundur.Ancak gerekçeli karar incelendiğinde; davanın davacısı olarak sadece ... (mirasçısı ...) gösterilmiştir. Oysa ki, yukarıdaki safahattan da anlaşılacağı ve görüleceği üzere, 29.12.2021 tarihli ve 34 nolu celse de ... ve ...” in beyanları ile diğer tarafların beyanları alındıktan sonra taraflar arasında imzalanan hisse devir sözleşmesi uyarınca ara karar ile 2014/477 E. Sayılı davalılarının HMK” nin 125/2. maddesi uyarınca ... ve ...” olduğu karar altına alınmıştır. Dolayısıyla davanın davacısının sadece ... (mirasçısı ...) gösterilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Kararın bu sebeple kaldırılması ve tarafların ara kararlara uygun gösterilmesini talep etmekteyiz.Ayrıca İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücreti de hatalıdır. Davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden ve dava değeri ıslah dilekçesi ile 1.305.806,00TL” ye hükmedildiğinden bu değer üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerekirdi. Bu sebeple de söz konusu kararın kaldırılmasını talep etmekteyiz. b-Birleşen 2022/413 e sa yılı asli müdahillik davası yönünden; işbu davanın açıldığı tarih itibariyle derdestlik nedeniyle reddi gerekmektedir. Zira, yukarıda safahat kısmında da belirttiğimiz üzere 29.12.2021 tarihli ve 34 nolu celse de ... ve ...” in beyanları ile diğer tarafların beyanları alındıktan sonra taraflar arasında imzalanan hisse devir sözleşmesi uyarınca ara karar ile 2014/477 E. sayılı dosyanın davacılarının HMK” nın 125/2. maddesi uyarınca ... ve ...” olduğu karar altına alınmıştır. Nitekim, ...” in asıl davanın davacısı olduğu İlk Derece Mahkemesinin de kabulündedir.denildiği üzere, asıl dava ve asli müdahale davası birbirinden ayrı ve bağımsız davalardır.Bu sebeple dava açılmasına yönelik tüm usul yasaları asli müdahale davası için de geçerlidir. Bu durum karşısında asli müdahale davasının davacısı ... tarafından dosyaya ibraz edilen 15.06.2018 tarihli temlik sözleşmesi ile asıl davaya konu alacağın asıl dosya davacısı ... Makinacılık Endüstri ve Tic. Ltd. Şti. tarafından eski yetkili ve ortak ...” e temlik edildiği anlaşılmış ve HMK madde 125/2 uyarınca asıl dosya davacısı ... olmuştur.Bu durumda asli müdahale davasının tarafları ve asıl dava 2014/477 E. sayılı dosyanın tarafları ve konusu aynı olduğundan asli müdahale davasının derdestlik nedeniyle reddi gerekmektedir. Kaldı ki, İlk Derece Mahkemesi tarafından da asli müdahale davası 29.12.2021 tarihli ve 34 nolu celsede derdestlik yönünden reddedilmiş ve ayrı esasa kaydedilmiştir. Her ne kadar söz konusu karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2022/822 E., 2022/1195 K. sayılı ve 19.04.2022 tarihli kararı ile kaldırılmış ise de, istinaf kararında kararın asıl dava hakkında verilecek kararla karar altına alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu sebeple asli müdahale davasının derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmekteyiz. Ortada HMK” nın 65. maddesine uygun olarak açılmış bir asli müdahale davası da bulunmamaktadır. HMK' nın 65. maddesi uyarınca asli müdahale davasından bahsedilebilmesi için asli müdahale talebinde bulunan kişinin 3. bir kişi yani asıl davanın tarafı olmaması gerekmektedir. Bu sebeple de asli müdahale davasının usulden reddi gerekmekte iken kabulü usule ve yasaya aykırı olmuştur.Asli müdahale davası asıl davadan bağımsız bir dava olduğundan ve asli müdahale talebinin dayanağı ticari alacak iddiası olduğundan asli müdahale davasının davacısının dava şartı kapsamında arabuluculuğa başvurması gerekirdi. Arabuluculuk yolu tüketilmeden açılan asli müdahale davasının dava şartı yokluğundan reddi gerekmekte iken davanın kabulü yönünde karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırıdır. Bu durumda asli müdahale davasının dayanağı olan talepler ortaklar tarafından adi ortaklık Kadıköy 14. Noterliğinin 24 Haziran 2013 tarihli ve... yevmiye sayılı fesihnamesi ile feshedildiğinden ve fesih tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçmiş olduğundan zamanaşımına uğramış olup, asli müdahale davasının zamanaşımı nedeniyle de reddi gerekmekte iken davanın kabulü yönünde karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırıdır.İlk Derece Mahkemesi tarafından asli müdahale davasının kabulüne karar verilirken ana dava olan 2014/477 E. sayılı dosya üzerinden alınan bilirkişi raporuna dayanılmıştır. Oysa ki, açılmamış olan dava için toplanan deliller sonradan iddia ve savunma için mutlak delil olarak kabul edilemez. Bu deliller ancak yardımcı delil olarak dikkate alınabilirler. Dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi tarafından asli müdahale davasına sunulan deliller toplanıp, uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekirdi. Nitekim, ne açılmamış sayılmasına karar verilen 2014/477 E. sayılı dosyada ne de birleşen asli müdahillik dosyasında dava konusunu çözen hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir bilirkişi raporu bulunmaktadır. Diğer yandan asli müdahale davasının davacısı ... tarafından adi ve ortaklarda ibra edilmiştir. Bu sebeple de işbu ortaklık tasfiye edildiğinden davanın reddi gerekmektedir.Yani bilirkişi raporundaki tespitler ile fesihname ve ibranamenin, Noter' de karşılıklı rıza ile davacı ...” in ibraz ettiği imza sirküsü ile imzalanan gerçek bir belge olduğu teyit edilmiştir. Bu noktada belirtmek isteriz ki, müvekkil şirket İskar” ın davacılardan ...” in ... Şirketi” ne ait hisselerini devrettiğinden ve fesihname ve ibra işleminin yapıldığı tarihte ... Şirketi” ni temsile yetkili kişi olmadığından haberi yoktur. Müvekkil şirket, davacılardan ...' in hisselerini devrettiğinden İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/477 Esas sayılı dava dosyasına göndermiş olduğu Asli Müdahale Davası dilekçesi ve ekindeki belgeler üzerine 12.09.2018 tarihinden sonra haberdar olmuştur. Bunun dışında müveki şirketin ... ve ...” in hissesini devrettiğinden hiçbir şekilde haberi bulunmamaktadır. bir an davacılardan ...” in Noter huzurunda imza sirküleri ile anılan sözleşmeyi imzaladığı esnada yetkili temsilci olmadığınin gerek işbu dava dosyasındaki yukarıda anılan beyanlarından gerekse bu dosyayla birleşen İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/837 Esas sayılı davasına konu beyanından dava konusu işlemin kabullerinde olduğu ve işlemi onadıkları açık ve net olarak anlaşıldığından TBK” nın 46. Maddes uyarınca davacı ... Şirketi anılan belge ile bağlıdır. ... Şirketi” nin bağlı olmadığının kabul edilmesi halinde de TBK” nın 47. Madde: uyarınca davacı ... attığı imza ile müvekkil şirkete karşı sorumludurlar.c-Birleşen 2019/837 esas sayılı adi ortaklığın tasfiyesi ve alacak talepli dava yönünden; İlk Derece Mahkemesi tarafından isabetli olarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davanın reddi üzerine 13 nolu hüküm fıkrası ile hükmedilen avukatlık ücreti usule ve yasaya aykırıdır. Zira, dava hem tasfiye hem de alacak talebi içermektedir. Bu sebeple hükmedilecek vekalet ücreti karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen tutarlardan az olamaz. Bu sebeple de kararın 13 numaralı hüküm fıkrasının usule ve yasaya aykırı olması nedeniyle kaldırılmasını talep etmekteyiz. Öncelikle belirtelim ki, işbu davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerekmektedir. Dava konusu ibra sözleşmesi 24.08.2013 tarihinde imzalanmış olup, iptal edilebilirlik için geçerli | yıllık süre geçmiş olduğundan davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddi yerine kabulü usule ve yasaya aykırıdır. " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; asıl ve birleşen davalar; kar payı alacağı, adi ortaklığın fesih ve tesfiyesi,sözleşme iptali taleplerine ilişkindir. Asli müdahale davası , dava tarihi itibarıyla arabuluculuğa tabi olmadığından,bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;Asli müdahil-temlik alan ...'in 17/05/2023 tarihinde vefat ettiği , Sakarya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 14/09/2023 tarih ve 2023/1437 esas, 2023/1360 karar sayılı mirasçılık belgesine göre diğer mirasçılar mirası reddettiğinden ...'in tek mirasçısının ... olduğu anlaşılmıştır. Temlik eden -asıl dava davacısı ... şirketi ile davalı ... şirketi arasında 30 Mart 2010 tarihinde Kadıköy 6. Noterliğinde ... yevmiye nolu iş ortaklığı sözleşmesi imzalandığı, Gölcük Tersanesi Komutanlığı tarafından ihaleye çıkartılmış bulunan Yüzer Havuz Kreyni 15/5 Ton Alımı işine müşterek teklif vermek üzere ortaklık kurulduğu, iş ortaklığı sözleşmesi gereği davalı şirketin ortaklık payının %51, davacı şirketin ise %49 olduğu görülmektedir. Adi ortaklık konusu işin yapılıp tamamlandığı ve bu şekilde ortaklığın sona erdiği de anlaşılmaktadır. Asıl ve birleşen davalardaki talepler incelendiğinde ;1- Asıl dava ( 2014/477 Esas sayılı ), adi ortaklık sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı (temlik eden) ... ile davalı ... arasında 30 Mart 2010 tarihinde Kadıköy 6. Noterliğinde ... yevmiye nolu İş Ortaklığı Sözleşmesi imzalandığı, Gölcük Tersanesi Komutanlığı tarafından ihaleye çıkartılmış bulunan Yüzer Havuz Kreyni 15/5 Ton Alımı işine müşterek teklif vermek üzere ortaklık kurulduğu, iş ortaklığı sözleşmesi gereği davalı şirketin ortaklık payının %51, davacı şirketin ise %49 olduğu görülmektedir.Sözkonusu davada , işin teslim edilip tüm hak edişin davalı tarafça alınmasına rağmen davacı tarafın payına düşen kâr payının verilmediği iddia edilmektedir. Erenköy Vergi Dairesi'nin 4800481209 vergi kimlik numaralı İskar Mühendislik Ltd. ve ... Ltd. İş Ortaklığı şirketinin, faaliyetlerine 08.04.2010 tarihinde başlamış olduğu, 22.06.2013 tarihinde iş ortaklığı faaliyetin son verildiği vergi dairesi müdürlüğü yazı cevabı ile anlaşılmıştır. Asıl davada Talep Arttırımı yapılmış ;davacı ... şirketi vekili 05/12/2013 tarihli dilekçesi ile ,dava değerini 1.305.806,-TL ye yükseltmiş ve faizi ile birlikte tahsil talebinde bulunmuştur.Mahkemece (temlike konu) asıl dava ile ilgili olarak ise ; "Mahkememizin 2014/477 Esas sayılı asıl davasının HMK 150 (6) maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA" şeklinde karar verilmiştir. Bu karar temlik eden şirket tarafından istinaf edilmiştir. 2-Bu dava ile ilgili olarak Asli müdahil ... tarafından Asli Müdahale davası açılmış olup,Asli müdahale talebinde bulunan ... 31/08/2018 havale tarihli dilekçesinde özetle, mahkemenin 2014/447 esasında kayıtlı olunan dava dosyasında görülmekte olunan davada davacıya düşen kâr payı alacağının davacı şirket tarafından asli müdahil ...'e devredildiğinden bahisle asli müdahale talepli dava açmıştır. Asli müdahale talepli dilekçe ekinde sunulan 15/06/2018 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile, mahkemenin 2014/447 esas sayılı dosyası davacısı ... şirketinin alacağını ...'e temlik ettiği görülmüştür.Tefrik sonucu verilen kararın istinaf sonrasında ,karar kaldırıldığından bu kez İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/413 ESAS numarasına kaydedilen dava ,bu dosya ile birleştirilmiştir.sözkonusu dava Asli müdahale davası olup,asli müdehil sonradan asıl davadaki alacağı temlik alarak ,temlik eden yerine geçmek suretiyle "davacı " olmuştur.Mahkemece " birleşen 2022/413 Esas sayılı davasının KABULÜ ile,800.000,00 TL'nin davalı ...'nden alınarak davacı müteveffa ... mirasçısı ...'e verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur.Asli Müdahale davası , alacağın temliki sebebiyle ,derdest dava ile ilgili olarak asli müdahale davası yolu ile alacak talebine ilişkindir.Alacağın temliki sözleşmesinin incelenmesinde ,adi yazılı olarak yapıldığı, temlik eden şirketin kaşesi üzerine imza atıldığı (şirket adına kimin imzaladığının belli olmadığı) sözleşmede herhangi bir miktarın belirtilmediği, "kar'ın yarısı " olarak yazıldığı görülmektedir.3-Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Asli müdahale davası, adi ortaklık sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Asli müdahil ..., asli müdahale davasının davalısı olan 2014/477 esas sayılı dosyanın davacısı ... Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Taah. San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki Adi Ortaklık Sözleşmesi gereğince yapılan hakedişten davalı ...akine Taah. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından Deniz Kuvvetleri Komutanlığından tahsil edilip, davacı ...c. Ltd. Şti.'ne ödenmeyen bedelin, davacı ...c. Ltd. Şti., dava dışı ...'a devredilirken 2014/477 esas sayılı dosyaya konu bu alacağın davacı ...'e bırakılması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 800.000 TL'sinin tahsilini talep etmektedir.Asli müdahil ..., 29/12/2021 tarihli duruşmada; Mahkemenin asıl 2014/477 esas sayılı dosyasındaki asıl davaya ve asli müdahale davasına devam ettiğini bildirmiştir.( ... temlik alanlardan ise de asli müdahale davasında taraf olmadığından bu sebeple taraf gösterilmemesi doğrudur)4-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/761 Esas sayılı dosyasında;Davacı ... olup,davalılar... ve ... aleyhine açılan davada ;, davacı ( Entim makinacılık) vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... ile yapmış oldukları konsorsiyum sadece iki vinci yapılıp teslim edilmesine ilişkin olduğunu, başka bir konu veya işi kapsamadığını, bu nedenle vinçlerin yapılıp teslim edilmesi ile sona erdiğini, söz konusu konsorsiyumdan kaynaklanan gerek vinçte kullanılan yapım malzemesi bedelinden, elden edilen karın bölümüşünden kaynaklanan alacaklarının mevcut olduğunu, malzeme bedeli, kârdan kaynaklanan alacakları haricinde, donanma komutanlığınca vinç bedelinden, konsorsiyum gereği şirketleri hesabına bankaya yatan 600.000,-TL ile ilgili olarak; davalı İskar yetkililerinin paranın yanlış yattığını, sigorta primi veya vergi bedeli olarak İskar tarafından yatırılması gerektiğini beyanla , ...'i kandırıp bankadan çektirip elden teslim almaları sebebiyle alacaklarının mevcut olduğunu, "Fesihname" başlıklı ibranamenin Noterde düzenlendiği tarihte davalı ...'in şirketlerinde temsile yetkili olmadığını, ...'in şirketlerinin önceki ortaklarından olduğunu, önceki tarihlerde şirketi temsile yetkili müdürü olduğunu, ancak dava konusu noter senedinin düzenlendiği tarihten önce şirketteki hissesini devrettiğini, şirket müdürlüğü görevini bıraktığını, şirket kararlarının Ticaret Odasına bildirildiğini, Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, davalıların şirketi temsile yetkili olmadığını bildikleri halde ...'in imza sürkülerini kullandığını, şirketlerini temsil ettirerek gerçek dışı (sahte) evrak tanzim ettiklerini, şirketlerinin tarafı olan noter senedi, şirketlerinin haberi olmadan ve şirketi temsile yetkili olmayan kişi tarafından imzalandığını, İstanbul Kadıköy 14.Noterliğinin 24/08/2013 tarihli ... yevmiye nolu Fesihname başlıklı davalı ... tarafından ibra eden noter senedinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir,Mahkemece ,bu davanın KABULÜ ile,İstanbul Kadıköy 14. Noterliği'nin 24.06.2013 tarih ve... yevmiye nolu Fesihname'nin İPTALİNE, karar verilmiştir. 5-Birleşen İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/837 Esas sayılı dosyasında davacı ... şirketi vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket (İSKAR) arasında iş ortaklığı sözleşmesi ile Gölcük tersane komutanlığında 2 adet yüzer havuz vinci ihalesine girmek ve inşaa etmek üzere adi ortaklık kurulduğunu, bu iş ortaklığında davalı şirketin ortaklık payının %51, müvekkili şirketin %49 olduğunu, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan kâr payı davasında son bilirkişi raporuna göre 2 adet vincin toplam maliyetinin 2.939.267,92 TL olduğunu, müvekkilinin %49 hissesine karşılık düşen kâr payının 999.958,72 TL olduğu halde davalıların müvekkili şirkete kâr payını vermediğini beyanla, davalılar aleyhinde kâr payı alacağı için açılan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/477 Esas sayılı dosyası ile dava dosyasının birleştirilmesini, ortaklık sözleşmesinin feshine, Kâr payının ortaklık sözleşmesi gereğince dağıtılarak adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece bu davanın REDDİNE karar verilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgeler ve yargılama safahatı inceleniğinde ; Asıl 2014/477 Esas sayılı dava, adi ortaklık sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Asıl davada, davacı taraf 04/04/2018, 21/09/2022 ve 18/01/2023 tarihli duruşmalara katılmadığından dosya toplam üç kez işlemden kaldırıldığından asıl davasının HMK 150/6 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu kararı , temlik eden/davacı ... şirketi istinaf etmiştir.Davacı temlik eden ... ile davalı ... arasında 30 Mart 2010 tarihinde Kadıköy 6. Noterliğinde ... yevmiye nolu iş ortaklığı sözleşmesi imzalandığı, Gölcük Tersanesi Komutanlığı tarafından ihaleye çıkartılmış bulunan Yüzer Havuz Kreyni 15/5 Ton Alımı işine müşterek teklif vermek üzere ortaklık kurulduğu, iş ortaklığı sözleşmesi gereği davalı şirketin ortaklık payının %51, davacı şirketin ise %49 olduğu, işin teslim edilip tüm hak edişin davalı tarafça alınmasına rağmen davacı tarafın payına düşen kâr payının verilmediğinden bahisle işbu davanın açıldığı görülmüştür. Yargılama sırasında ,bu davadaki alacağın ...'e temlik edildiğinden bahisle adı geçen kişi bu alacak yönünden Asli Müdahale davası açmıştır.Davalının açılmamış sayılması kararı yönünden,Yargılama safahatı ve duruşma tutanakları incelendiğinde ; yargılama boyunca ,alacağı temlik ettiği beyan edilen ... şirketinin yargılamada vekille temsil edilmiş olduğu görülmektedir.Mahkemece ,dosyaya sunulan adi yazılı Temlik Sözleşmesinin sıhhatı,gerçek bir temlik olup olmadığı hususları üzerinde durulmamış,sözkonusu belgeye geçerlik tanınarak buna göre hükümler oluşturulmuştur.Nitekim temlik eden olarak görünen şirket ,böyle bir temlik yapılmadığını istinafında ileri sürmektedir.Temlik sözleşmesi ekinde dayanak hiç bir belge,imza sirküleri bulunmamaktadır.Beyan dilekçeleri ve duruşma safahatı incelendiğinde bu temlikin kabul edildiğine ilişkin bir beyana da rastlanmamıştır.Uyuşmazlığın çözümü öncelikle Temliknamenin geçerli olup olmadığı konusunun aydınlatılması ve tesbiti ile ilgilidir. Zira buna göre , davada tarafların aktif ve pasif husumet durumları (davacı ve davalı olma yönünden sıfatları) davaya konu edilen alacak ile bağlantıları ve tasarruf yetkileri,hak ve sorumlulukları ,davanın takipsiz bırakılıp bırakılmadığı, ,...'in davadaki konumu hususları belirlenecektir. Bu sebeplerle , mahkemece Temlikname aslının ibrazının sağlanması,imza itirazları olduğu takdirde bunun yöntemince incelenmesi ile yukarıda yazılı şekilde yargılama yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekli olup,tesbit edilen bu eksiklikler yargılama gerektirdiğinden tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edenlere isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/11/2025