11. Ceza Dairesi 2024/3818 E. , 2024/11249 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Katılan vekilinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, 31.10.2023 tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki husus dışında, sanık hakkında kurulan bozma ü…
**11. Ceza Dairesi 2024/3818 E. , 2024/11249 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Katılan vekilinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, 31.10.2023 tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki husus dışında, sanık hakkında kurulan bozma üzerine hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz talebi yönünden dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. 2011 ve 2012 Takvim Yıllarında Sahte Fatura Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden 1.15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66/6. maddesinde yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiği, bu nedenle 2011 takvim yılı yönünden de suç tarihinin 26.04.2013 tarihi olup zamanaşımın dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bu yöne değinen düşünceye iştirak edilmemiştir. 2.Gerekçeli karar başlığında 2010 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu faturaların en son 2012 takvim yılı kurumlar vergisi beyannamesinde kullanılması nedeniyle 26.04.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3.Sanık hakkında sahte fatura kullanma suçundan dava açılıp yargılama yapılmasına ve gerekçeli kararda bu suça ilişkin değerlendirme yapılıp hüküm kurulmasına rağmen, hüküm fıkrasının "B" bendinde "sahte fatura düzenlemek" ibaresinin kullanılması hususu yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. 4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oybirliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.