4. Hukuk Dairesi 2023/6653 E. , 2024/365 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/106 E., 2018/192 K. DAVA TARİHİ : 22.12.2009 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin…
**4. Hukuk Dairesi 2023/6653 E. , 2024/365 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/106 E., 2018/192 K. DAVA TARİHİ : 22.12.2009 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ...Kar. Bölük Komutanlığında Bölük Astsubayı olarak görev yaptığını, görevde iken 1999 yılına kadarki dönemde zimmetinde bulunan ordu mallarının devir teslimini yapmadan birliğinden ayrıldığı ve yapılan sayımda sıhhıye ordu donatım levazım istihkam ve muhabere sınıfından malzemelerin eksik teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalının zimmetinde bulunan malzemelerin muhafaza ve korunmasında gerekli özeni göstermeyerek malzemelerin eksik çıkmasından dolayı 140.252.72 TL hazineyi zarara uğrattığını ve... Komutanlığı'nın 2006/14 Esas ve 1466 Karar sayılı ilamıyla da sanığın cezalandırılmasına karar verildiğini belirterek 140.252.72 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tugayın 1992-1999 tarihleri arasında operasyon bölgesinde konuşlandığını, birliklerin sürekli hareket halinde olduğunu, birden fazla birimde görev yaptığını, görevini ihmal etmediğini, herhangi bir kastı da bulunmadığını ve hazineyi zarara uğratmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.04.2013 tarih ve 2013/483 Esas, 2013/163 Karar sayılı kararıyla; Askeri Yargıtay tarafından 11.06.2008 tarihinde ceza yönünden zamanaşımının dolması sebebiyle bozma kararı verilip, zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilerek de düşme kararı verildiği, dolayısıyla sanık hakkında kesinleşmiş herhangi bir mahkumiyetin ya da hazine zararı ile ilgili kararın olmadığı, davalıya teslim edildiği belirtilen malzemelerin sayı ve miktar bakımından çok fazla olduğunun ve mevki bakımından da dağınık yerlerde olduğunun da askeriyede görev yapmış bilirkişilerce belirtildiği, bu haliyle davalının görevi ihmal kastının da olmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 17.11.2014 tarih ve 2014/9923 Esas, 2014/15446 Karar sayılı ilamıyla; "...Davaya konu olayda; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında teknik değerlendirmeden çok kanaat bildirildiği anlaşılmaktadır, 09.05.2012 tarihli raporda üç kişilik askeri görevlilerden oluşan bilirkişi kurulunca “görev yapılan yerin OHAL bölgesinde olması, birliğin operasyon birlikleri ile malzeme alışverişinin ortaklaşa sürdürülmesi, birliğin bir unsurunun iç güvenlik nedeni ile Erganiye konuşlanması sonra tekrar geri gelmesi sebebiyle bu malzemelerin kaybolduğu düşünülemez, kaybolması birliğin hizmetini ifa edememesi demektir, bu da söz konusu olamaz, eksikliğin kayıt hatasından kaynaklandığı kanaatindeyiz" şeklinde görüş belirtilmiştir. 20.02.2013 tarihli raporda üç kişilik emekli sayıştay uzman denetçilerinden oluşan bilirkişi kurulu “dava konusu olay hakkında ilgili mevzuatına göre yapılmış işlem belgelerinin bulunmaması nedeniyle, heyetimizce olayın tabi olduğu mevzuata göre bir kamu zararı tespit edilebilmesi mümkün olamamıştır, diğer taraftan dosya kapsamından eksik malzemenin tespitinin mümkün olmaması nedeniyle herhangi bir kamu zararı miktarı tespit edilememiştir." şeklinde görüş beyan edilmiştir. Dosya içerisine Dairemiz geri çevirmesi sonucu alınan KKK... Komutanlığı Askeri Mahkemesi 2006/14-2006/1466 sayılı dosyası içerisinde bulunan dört kişilik bilirkişi kurulu raporunda kurum zararı kalem kalem hesaplanmış ve 140.252,719 TL kurum zararı bulunarak sanık-davalının 1992-1999 yıllarında görev yaptığı... Birliğinde astsubay iken üzerine zimmetli ordu malını devretmeden tayinen ayrılması ile ilgili zimmet açığı incelemesinde, davalının devir teslimi tamamlamayıp tutanaklarını üst yazısı ile Birlik Komutanı imzalı olarak bağlı olduğu saymanlıklara onaylamak üzere göndermediği ve ilişik kesmediği ancak sorumluluk bilinci olduğu, bu tür yoğun görevleri OHAL bölgesinde yerine getirdiği için malzeme akışını takip etmekte ve saymanlıklarla koordineli kaydında zorlanabildiğinin de göz önüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Dosya kapsamından davaya konu malların davalıya teslim edildiği ancak, davalının görev yerinden ayrılırken resmi prosedüre göre devir teslim işlemlerini gerçekleştirmediği ve sonrasında yapılan sayımda zimmet açığı oluştuğunun saptandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; mahkemenin red gerekçeleri ancak takdir edilecek tazminattan BK/43-44. maddeleri gereği yapılması gereken hakkaniyet indirimine gerekçe oluşturabilir. Dosya içerisinde bulunan...Vergi Dairesi Başkanlığı 29.01.2013 havale tarihli yazısında davalının süreksiz vergi türünden askeri para cezası borcu olarak cevap tarihi itibariyle 64.766,75 TL gecikmiş vergi borcu olduğu, borç aslının 40.252,72 TL olduğu ve emekli aylığından kesinti yapılmaya devam edildiği bildirilmiştir. Vergi Dairesi yazısında belirtilen borç aslının Askeri Ceza Mahkemesi hükmünde yer alan indirim yapılmış zarar miktarı ile aynı olduğu da gözetilerek davaya konu alacakla ilgili olup olmadığı araştırılmalı ilgili ise yapılan ödeme oranında takdir edilecek tazminattan indirim yapılmalıdır. Şu halde; mahkemece işin esasına girilerek davalının sorumlu olduğu miktar belirlenip yukarıda belirtildiği şekilde yapılan bir ödeme varsa bunun mahsubu ile gerekirse hakkaniyet indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile açılan davanın reddine dair hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "...Dosya kapsamı, bilirkişi raporları, uyulan bozma ilamındaki gerekçeler göz önüne alınarak, talebin BK 51/52 md. düzenleme hakkaniyet ölçüleri, idarenin ve davalının, dava konusu kayıp malzeme ile ilgili karşılıklı kusurları özellikle zaiyatın olduğu dönemde sürekli hareket halinde olan birlikteki kayıpların tamamından malzemenin zimmetlendiği kişinin ağırlıklı olarak sorumlu tutulmasının vicdani olmayacağı, zararın oluştuğu tarihte göz önüne alınarak hazine zararının indirimli olarak davalıdan alınarak davacı hazineye verilmesine karar verilmiş..." gerekçesiyle, "...Uyulan bozma ilamındaki gerekçeler de göz önüne alınarak, talebin BK 51/52 md. düzenleme hakkaniyet ölçüleri, idarenin ve davalının, dava konusu kayıp malzeme ile ilgili karşılıklı kusurları göz önüne alınarak 7.012,63 TL hazine zararının tespit tarihi 26.07.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının ceza davasında yargılandığını, sonuçta cezalandırılmasına ve Hazine zararının da 140.252,72 TL olduğuna karar verildiğini, davalının görevini yerine getirme konusunda yeterli bilgiye sahip bulunmasına rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, davanın aynen kabulüne karar verilmesi gerekirken tazminattan yüksek miktarda indirim yapılmasının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının ...Kar. Bölük Komutanlığında Bölük Astsubayı olarak görev yaptığı süre sonunda sıhhıye ordu donatım levazım istihkam ve muhabere sınıfından malzemelerin eksik teslim edildiği iddiasıyla oluşan kurum zararının davalıdan tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 427, 428 ve 429 uncu maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu (mülga) 41 inci maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması kanunda açıkça yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle mahkemece uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olması ile davalının görev yeri ve görev şartlarının ağırlığına göre davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.