Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 29/1/2014 tarihinde Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 24/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 4/4/2016 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık karar tarihi itibarıyla herhangi bir görüş bildirmemiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen E.2010/2674 sayılı soruşturma kapsamında 30/4/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 4/5/2011 tarihli ve 2011/22 sorgu sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17/6/2011 tarihli iddianameyle başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçunu işlediği iddiasıyla Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. İddianamede otuz üç şüpheli bulunmaktadır. İddianamenin başvurucu ile ilgili kısmı şöyledir:"... Diğer şüpheli H.K'nin beyanına göre şüpheli Mehmet Yıldız'ın aracı ile Lice Kırsalında terör örgütü mensuplarına .. Köyü üzüm bağlarının içerisinde erzak teslim ettiği, yine şüphelinin teröristlere sigara ve tütün götürdüğü, diğer yaşamsal lojistik malzemeyi de temin ederek teröristlere götürdüğü, ayrıca şüphelinin kendi beyanında Dicle ve Lice ilçesi kırsalında faaliyet yürüten terör örgütü mensaplarının yanına gidip geldiği, onlara kavurma yaptıklarını, teröristlerin bulundukları alana arkadaşları ve bazen de tek başına gidip geldiği, teröristlerin sığınakta mı veya arazide mi oldukları konusunda bilgi sahibi olduğu ,teröristlerin yanına zaman zaman diğer şüpheli S.Ş ile birlikte gittiğini beyan etmesi [karşısında] -Teröristlerin kış üslenmesi ile ilgili sığınağa girip-girmediklerini, kendilerini kimseye göstermedikleri halde şüpheli Mehmet YILDIZ’ın bu durumu bilmesi, terör örgütü içerisinde şahsa güvenildiği, bilgisi karşısında, PKK terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçunu işlediği anlaşıl [mıştır]." Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince 1/7/2011 tarihinde yapılan tensip incelemesinde "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve ayrıca, sanıkların kaçacağı, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur veya başkaları üzerine baskı yapma olasılıklarının bulunması, bunların yanında, sanıkların 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100/3-a maddesinde sayılan suçlardan birini işlediği hususunda yoğun şüphenin varlığı" gerekçesiyle başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına, tutukluluk incelemelerinin 28/7/2011 ve 25/8/2011 tarihlerinde yapılmasına ve duruşmanın 23/9/2011 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir. Mahkemece ilk duruşma 23/9/2011 tarihinde yapılmış, başvurucunun "üzerine atılı suçun niteliği ile mevcut delil durumu ve atılı suçun CMK.100/ maddesinde sayılan suçlardan olması" gerekçesiyle tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Bu celsede tutuklu olan sanıkların savunmaları alınmış; hakkında yakalama kararı çıkarılan sanıklar için yazılan müzekkerelerin beklenmesi, yargılamaya katılmayan sanıklar hakkında zorla getirme emri çıkarılması, sanıkların ses örneklerinin alınması, ilgili Mahkeme ve Savcılıktan yargılamaya konu dava ile ilgili dosyalarının istenmesi amacıyla duruşma ertelenmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince 25/11/2011 tarihinde yapılan celsede başvurucunun "üzerine atılı suçun niteliği ile mevcut delil durumu ve atılı suçun CMK.100/ maddesinde sayılan suçlardan olması" gerekçesiyle tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiş; sanıkların ses örnekleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, gizli tanıkların dinlenmesi, haklarında yakalama kararı bulunan sanıklar için yazılan müzekkerelerin beklenmesi için duruşma ertelenmiştir. Bireysel başvuru tarihine kadar Mahkeme tarafından başvuru konusu davayla ilgili olarak on beş celse yapılmış, 20/12/2013 tarihli celsede başvurucunun "üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma, örgüte yardım etme suçlarının niteliği mevcut delil durumu, yüz karşılaştırma formu, uzmanlık raporu, sanıklara ait ses karşılaştırma raporu ile tüm dosya kapsamına göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, suçun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100/ maddesinde sayılan suçlardan olması, isnat edilen suç için öngörülen ceza miktarı nedeniyle kaçma şüphesinin varlığının bulunması, tutuklama tedbirinin makul ve dosya kapsamıyla uyumlu olması, bu koşullar altında adli kontrol uygulamasının tutuklamadan beklenen amaca ulaşılmasını sağlayamayacağı" gerekçesiyle tutukluluk hâlinin devamına karar verilerek Cumhuriyet savcısına esas hakkındaki mütalaasını sunmak üzere süre verilmiştir. Başvurucu bu karara itiraz etmiş, itirazı inceleyen Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 30/12/2013 tarihli ve 2013/732 Değişik İş sayılı kararıyla başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir. Bu karar, başvurucuya 6/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu hakkındaki dava 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun’un maddesiyle özel yetkili mahkemelerin görevlerinin son bulması üzerine Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiş olup Mahkemenin E.2014/163 sayısına kaydedilmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince 9/4/2014 tarihinde yapılan tensip incelemesinde "üzerlerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma, örgüte yardım etme suçlarının niteliği mevcut delil durumu yüz karşılaştırma formu, uzmanlık raporu, sanıklara ait ses karşılaştırma raporu ile tüm dosya kapsamına göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, suçun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100/ maddesinde sayılan suçlardan olması, isnat edilen suç için öngörülen ceza miktarı nedeniyle kaçma şüphesinin varlığının bulunması, tutuklama tedbirinin makul ve dosya kapsamıyla uyumlu olması, bu koşullar altında adli kontrol uygulamasının tutuklamadan beklenen amaca ulaşılmasını sağlayamayacağı" gerekçesiyle başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Mahkemece 23/5/2014 tarihinde yapılan celsede başvurucunun tahliyesine karar verilmiş; 25/5/2014 tarihinde yapılan inceleme sonucunda başvurucu hakkında devam eden dava tefrik edilerek aynı Mahkemenin E. 2014/290 sayısına kaydedilmiş ve yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir. Yargılama sonucunda Mahkemenin 27/5/2014 tarihli kararıyla başvurucunun yasadışı silahlı örgüte yardım etmek suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar başvurucu tarafından temyiz edilmiş olup dava temyiz aşamasında derdesttir. Başvurucu 29/1/2014 tarihinde başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Ceza Kanunu’nun maddesinin (7) numaralı fıkrası şöyledir:"(Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir." 5237 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır. 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun maddesi şöyledir:“3 ve 4 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları veya adlî para cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur. Bu suretle tayin olunacak cezalarda, gerek o fiil için, gerek her nevi ceza için muayyen olan cezanın yukarı sınırı aşılabilir. Ancak, müebbet hapis cezası yerine, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.” 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde ...,314, ...)…(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.” 5271 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.(3) Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verilir; bu karar re'sen de verilebilir."